103 kuruluştaki kamu payları.
10 liman ve 90 elektrik santrali.
41 işletme ile 11 otel ve sosyal tesis.
4 bin 933 taşınmaz.
37 maden alanı ve 98 adet gemi.
6 bin 910 adet makine ve teçhizat.
155 adet isim hakkı, marka ve araç muayene hizmetleri.
2003-2018 yılları arasında geçen 15 yılda hükümet tarafından kâr ya da zarar ettiğine, stratejik olup olmadığına bakılmaksızın satılan değerlerimizin listesi bu.
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in yazılı soru önergesine, Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın verdiği cevapta bu liste yer aldı. 
Ak Parti döneminde Türkiye, tamı tamına 12 bin 388 adet değerini özelleştirdi/sattı.
Bu özelleştirmeyle elde edilen para 60 milyar dolar. Bu paradan bir yıla 4 milyar dolar düşüyor. 
1923-2003 yılları arasında geçen 80 yılda harcadığı emeklerle kazanılan değerler, 15 yılda böylelikle bitirildi.
Şimdi 60 milyar dolar karşılığında satılan bu değerlerimizi yerine koymaya kalksak 600 milyar dolar bile belki de az kalacaktır.
Nitekim hükümetin sattığı bu kuruluşlarımızın birçoğu genç Türkiye cumhuriyeti kurulduğunda Osmanlı’da üzerine çökmüş yabancılardan parası ödenerek geri alınmış kuruluşlardı.
Hükümet yaptıklarıyla ülkeyi öyle büyük bir bataklığın içerisine sürüklüyor ki, bu durumdan ülkeyi Prof. Dr. Haydar Baş’tan başka hiç kimse kurtaramayacaktır.

Neden mi?
Çünkü özelleştirme iflasındaki Rusya’yı da kurtaran isim Prof. Dr. Haydar Baş olmuştu.
2005 yılında İstanbul’da düzenlenen Milli Ekonomi Modeli kongresine katılan Rus bilim adamları için o günlerde Prof. Dr. Baş, ‘Beni benden daha iyi anladılar’ ifadelerini kullanmıştı. 
O dönemde özelleştirmeyle bütün servetlerini ve değerlerini elinden çıkarmış olan Rusya Kapitalizme yönelmiş olmasının ağır faturasıyla karşı karşıyaydı. 
‘Bize ne tavsiye edersiniz’ diye soran Ruslara Prof. Dr. Haydar Baş, ‘verdiğiniz servetleri kesinlikle geri alın’ tavsiyesinde bulunmuştu.
Bu dönemden sonra Rusya, 40’tan fazla sektörünü stratejik ilan edip, yabancıların elindeki kuruluşları devletleştirdi. 
Şimdi bugün Türkiye, Rusya’nın özelleştirmeyle yaşadığı ağır faturanın çok daha beteriyle karşı karşıya kalmış durumda. 
Eğer aralarında Rusya’nın da olduğu 120’den fazla ülkenin gördüğü ve hayata geçirdiği Milli Ekonomi Modeli’nin ve bu tezi gündeme getiren Prof. Dr. Haydar Baş’ın değerini Türkiye bilebilmiş olsaydı, 12 bin kuruluşumuzun satışını değil, kat kat artan sayısını konuşuyor olabilirdik.
Bugün Prof. Dr. Haydar Baş ve onun fikirlerinin üstünü örtülmesinin en önemli nedeni, Yeni Mesaj yazarlarından Sinem Baş Hanımefendinin 9 Mart’taki yazısında tespit ettiği gibi Türkiye’nin derinden etkililerini yaşadığı fikri işgaldir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.