Kulun vazifesi kulu olduğu Rabbine teslim olmaktır. Allah’ın varlığına, birliğine, O’ndan başka ilah olduğuna ve Hz. Muhammed’in (s.a.a) Allah’ın kulu ve Resulü olduğuna iman eden insanlara müslüman denir. Müslüman olan insanın imanı ile Allah’a olan kulluğu, itaati, teslimiyeti başlar. Dili ile dediği ve kalbi ile tastik ettiği gibi iman etti ise Allah’ın sevgilisi Muhammed Musatafa (s.a.a)’e, O’na gelen Kur’an-ı Kerim’e tam teslim olarak hayatının her anını yaşar. Allah (cc) neyi helal kıldıysa onu helal, neyi de haram kıldıysa onu da haram bilir ve bir ömür bu ölçüde geçer.
Siz bir düşünün Allah’a iman ettiğini söyleyen bir insan Allah’ın haram kıldığını helal, helal kıldığını da haram durumuna sokan insanlara sevgi besleyerek onların yanında olur mu? Bir insan Allah’ın haram kıldığını helal yaptığı zaman o insan kendini Allah’ın yerine koymuş hatta, haşa Allah (cc) bilmez ben bilirim diyerek şirke düşmüş olur, yani kafir olur.
Bir mü’minin kalbi Allah’a ait olmalıdır. Bir mü’min için Allah’tan daha değerli bir varlık olabilir mi? Asla olamaz, tabii iddia ettiği gibi mü’min ise. Gönlünde Allah’a imanı olan insan Allah’a ve Peygamberine  ters düşen babası olsa dahi onu tanımaz, onunla aynı safta olmaz her ne olursa olsun onu desteklemez, savunmaz. Çünkü Allah’a imanın gereği budur. Ancak kendini müslüman sanan insanlar gönülden bağlı olacakları Allah’a değil de bâtıl zihniyetlere tam teslim oluyorlar. O zihniyetler Allah’ın haram kıldığını helal, helal kıldığını haram yaptığı halde bu insanlar ısrarla Allah’a rağmen o dşünceyi savunuyor ve destekliyorlar.
Ayık insanların Allah (cc) rızası için onları bu yanlışlara karşı ayıktırmalarına türlü bahaneler üreterek savunuyorlar. Hiç düşünmüyorlar bu yanlışları Allah (cc) onlara sorduğunda Allah’a da bahane bulabilecekler mi?
Sizin Rabbiniz kim? Allah mı yoksa dini ne olursa olsun gönlünüze soktuğunuz dost bildikleriniz mi? Resulullah bir hadisinde buyuruyor ki; “Kişi sevdiği ile beraberdir ve onlarla haşrolur.” Kiminle dost oluyorsan, kimi gönlünde taşıyorsan varacağın yer onların olduğu yerdir. Ancak kafirlerin varacağı yer mutlak cehennemdir. Kafir kim dir? ‘Lailahe İllallah Muhammedün Resulullah’ demeyen herkesin adına kafir denir.
Allah (cc) ayet-i kerimelerde şöyle buyurmaktadır; ‘Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz.” (Al-i İmran 28).
“Ey iman edenler! Yahudileri ve HGıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.” (Maide 51).
“Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” (Nisa, 144).
“Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının.” (Mâide, 57).
“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsa Allah’a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsiniz. Onlar o kimselerdir ki Allah kalblerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın hizbi (dininin yardımcıları)dir. İyi bil ki, kurtuluşa ulaşacak olanlar, Allah’ın hizbidir.” (Mücadele, 22).
“Sen onların (Hıristiyan ve Yahudilerin) dininden olmadıkça onlar senden asla razı olmazlar.” (Maide, 120).
“Eğer Allah’a, Peygambere ve ona indirilene inansalardı, o kafirleri dost edinmezlerdi. Fakat onların çoğu imandan uzak fasıklardır.” (Maide, 81).
Allah (cc) dinin sahibidir hiç bir varlık O’nun dini adına hüküm koyamaz ve O’nun hükmünü de değiştiremez. Allah’a, Peygamberine teslim olan ve dininin gereğini yerine Allah’ın emrettiği, Peygamberinin yaşadığı gibi hayatına geçiren insanın adıdır Müslüman. Allah’ını, Peygamberini bırakıp kafirler gibi hayat sürenlerin peşine takılarak tüm uyarı ve ikazlara karşı türlü bahaneler üreterek ısrarla bu tip insanları savunanrak yanlarında olanlara müslüman denir mi?
Allah (cc) Mücadele suresi 22. Ayet-i celilede, “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa Allah’a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsiniz” buyurmaktadır. Irkı, rengi ve mezhebi ne olursa olsun mü’minleri bırakarak kafirler ile beraber hareket ederek Müslümanların kanını dökmek, onlara eziyet etmek ancak münafıkların işidir onların ahlakıdır.
1998’den bu zamana kadar Prof. Dr. Haydar Baş hocamız gönlünde Allah’a imanı olan herkesi defalarca uyardı, dinler arası diyalog olmaz diye. Bu fitnenin başı olan, mü’minlerı gemilere bindirerek Vatikan limanına demirleyen feto hususunda çok uyardı. Fakat millet gönlüne koyduğu Allah’a rağmen, Peygamberine rağmen kafirlerle dost olanlara destek vermeye devam ettiler. Bu, Allah’a savaş açmaktır. İslam dünyası bu tip din tacirlerinden ve ajanlardan çok çekti ve çekiyor da ama hak ediyoruz biz çünkü Allah’a ve Resulüne rağmen onlara ters düşenlere aşık olursak neticesine katlanmak zorunda kalırız. 
Allah (cc) bizi Kendine kul, Muhamed Mustafasına ümmet, Ehl-i Beyt’ine evlat eylesin. Kafirlere ve münafıklara karşı ayık olacak iman nasip eylesin.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fəqan 2017-07-16 02:27:13

Çox gözəl yazıdır. Bu günkü vəziyyəti tam əks ettirir

Avatar
Agil 2017-07-16 21:31:42

Amin

banner100