Yıl 1963 Çalışma Bakanı rahmetli Bülent Ecevit işçilerin çalışma hayatını düzenleyen 274 sayılı sendikalar ve 275 sayılı grev ve lokavt yasalarını çıkaran değerli bir devlet adamıydı. Bu yasalardan yararlanarak kurulan sendikalar işçilerin hak ve menfaatlerini korumak, ekonomik çıkarlarını iyileştirmek için mücadele etmeye başladılar. 
Ben askerden yeni gelmiş, İzmir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü Elektrik Şebeke Amirliğinde işçi statüsünde, teknik ressam olarak çalışıyordum. 
Enerji kolunda faaliyet gösteren Türk-İş’e bağlı TES İş Sendikası yöneticileri tarafından yönetim kuruluna seçildim. İşçilerin hak ve menfaatlerini geliştirmek için mücadeleye başladım. Sendika Başkan Yardımcısı oldum. 1974 yılına kadar Türk-İş’e bağlı TES-İş sendikasında görev yaptım. Ancak Türk-İş’in işçiden yana yeterli olmayan tavrı karşısında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’e geçerek Genel İş Sendikası Ege Bölge Başkanlığına, daha sonra DİSK Genel İş Genel Sekreterliğine getirildim.
Kısaca özetlediğim sendikal faaliyetimi 33 yıl sürdürdüm. Bu süre içinde 1980 darbesi ile Türk-İş ve Hak-İş hariç DİSK ve bağlı sendikalar kapatıldı. 1980’den sonra sendikal hareket eski gücünü yitirdiği için DİSK Genel İş Sekreterliğinden 1996 yılında emekli oldum. 
İyi ki olmuşum. Hayatımın yönünü değiştiren çok değerli ilim ve hak yolcusu Prof. Dr. Haydar BAŞ hocamla Rabbim beni buluşturdu. Hak ve mutluluğun Allah’ın sevgili Resûlü Hz Muhammed ve Ehl-i Beyt yolunda olduğu gerçeğini görmüş oldum. 
Sendikacı gözüyle baktığımda, Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 10 ve üzerinde. Tarımda, sanayide, inşaatta ve diğer hizmet sektörlerinde bir önceki yıllara oranla hızla artmakta, genç işsizler kervanı her gün artarak korkunç rakamlara ulaşmaktadır değerli sendikacılar. 
Bu korkunç gidişat Türkiye’nin en büyük sorunu olan terör, işsizlik, hayat pahalılığı bir de FETÖ belası ülkemizin bölünmesine ve açlık gibi felakete götüren bir tehlikedir. Gençlerin geleceği karanlık… 
Ey Türk-İş, Ey DİSK yöneticileri! 
Siz değil misiniz yoksulluk sınırı 4 bin 979 TL, açlık sınırı bin 529 TL diyen. Bakınız Prof. Dr. Haydar BAŞ diyor ki: “Sendikalar, ey işçi kardeşlerim; Milli Ekonomi Modeli, Sosyal Devlet Milli Devlet projelerinin sahibi olarak Bağımsız Türkiye Partisi saflarında birleşelim. 3 trilyon Dolar olan yeraltı yerüstü kaynaklarımıza bizler sahip olalım. Biz üretelim ve ülkemiz kazansın. Ülkemizin tüm insanları; işçiler, köylüler, çiftçiler, esnaflar, memurlar asgari ücret 5000 TL, emekliler 5000 TL, ev hanımları 1.500 TL, vatandaşlık maaşı 1.000 TL, çocuklar için 250 TL, doğum yapan hanımlara 15.000 TL, üniversitelere giriş sınavsız daha nice sosyal haklar ülkemin insanının olsun.” diyor değerli bilim insanı Prof. Dr. Haydar BAŞ.
Değerli sendikacılar, işçiler, tüm çalışanlar; örnek olarak, BRICS ülkeleri yani Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ülkelerinde 4 milyar insan Milli Ekonomi Modeli’nden (MEM) yararlanmakta, niçin benim ülkemin insanları yararlanmasın! Ülkemin ekonomisi düzelirse terör biter, FETÖ biter, işsizlik biter, hayat pahalılığı biter mahşere kadar mutlu ve huzurlu, zengin bir ülke olmak içten bile değil.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) saflarında birleşin. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizi yeniden yükseltelim, Türk Bayrağımız ülkemin semalarında dalgalansın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halilzafer 2017-08-19 11:57:14

Sayın DİNÇ
Ne yazıkki medya ve basın büyük bir gayretle MEM'i saklıyor. Bu iş kamu ve işçi sendikalarına düşüyor. Ancak onlar bile üyelerine MEM'i anlatmıyorlar. Ve olan TÜRK MİLLETİNE VE VATANIMIZA, TÜRK GENCİNE VE GÜCÜNE oluyar. Saygılarımla

banner100