Bazı arkadaşlarımız bize, çevrelerinden, "Sesli zikir yapmak caiz midir? Kadınlar sesli zikir yapabilir mi? Sessiz zikretmek daha efdal değil midir?" gibi sorular aldıklarını, bunlara cevap vermekte zorlandıklarını söyleyerek bu konuda bilgilendirmemizi istediler. Zikir ve dua üzerine yazılmış gayet kapsamlı bir eser olan Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Dua ve Zikir" adlı eserinden alıntı yaparak bu konuya açıklık getirmeye çalışacağım: 
Allah nübüvvet nurunu Peygamber Efendimizde, velâyet nurunu da Peygamber Efendimiz kanalıyla Hz. Ali'de cem etmiştir. Bu Allah'ın seçtiği bir yoldur.  
Peygamber Efendimizden sonra, velâyet, İmam Ali Efendimize Rabb'imizin bir ihsanıdır. Hz. Ali (k.v.) hakikate açılan kapıdır. İlim sahasının hem zahirde, hem batında Peygambere açılan kapısıdır.  
İmam Ali'den (radiyallahu anh) rivayetle; 
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
"Ben ilmin şehriyim, Ali ise onun kapısıdır." (Tirmizî, 3723).
Peygamber Efendimiz Hz. Cebrail'den aldığını, öğrendiğini Hz. Ali Efendimize öğretiyor. 
Eğer Hak tanınmak isteniyorsa, Ali (k.v.) kapısından geçilmesi gerekmektedir. O kapı Peygamber deryasına, oradan da Derya-yı Ehadiyyete açılıyor. Yani Ali'siz (k.v.) o kapıdan girilmez.     
Tasavvuf ehlinin tamamı velâyetin başı olan Hz. Ali'ye (k.v.) bağlıdır. Hz. Ali (k.v.) ve bütün Ehl-i Beyt İmamları cehri zikir yapmışlardır. 
Abdulhâlik Gocduvâni'yi Nakşi gelenekte önemli hale getiren temel husus, Resûlullah'tan (s.a.a.) beri yapılagelen cehri zikir usulünü değiştirerek "sessiz usul" ihdas etmesidir. Bu başlı başına büyük bir bid'attir.
Nakşi meşayihinden olan, Kâsım Kufralı şunları söylemektedir:
"Yusuf el-Hamedâni'nin tarikatinde esas ittihaz ettiği zikir usulü, cehri olarak Hoca Ahmed Yesevi ile Türkistan'da yayılırken, Abdülhâlik Gocdûvâni bu hususta sessiz yolu ihdas eylemiştir. Menkıbeye göre; Hızır, Gocdûvâni'ye havuza dalarak zikretmesini söylemiştir. Bu halde, ancak kalp ile zikredildiğini anlayan Gocdûvâni de bu yolda zikre koyulmuştur." (Kâsım Kufralı, DİB İslam Ansiklopedisi, 4. Cilt, Gocdûvâni maddesi, s.821)
Yesevi kaynaklarının yanısıra Reşahat ve Hazaratu'l-Kuds gibi Nakşi metinlerde bile Yusuf Hemedani'nin cehri zikir yaptığı beyan edilmektedir. 
Hemedani ve Ahmet Yesevi'nin açık bir şekilde cehri yani sesli zikir metodunu uygulamasına rağmen, Hemedani'nin halifesi olarak takdim edilen Gocduvani'nin kendinden önce gösterilen mürşitlerin ve Ehl-i Beyt evladının metodunu bir tarafa bırakıp, Hızır ile görüştüğünü iddia ederek sessiz zikri benimsemesi, tarihte yaşanan en ciddi bid'atlerdendir. Nitekim Gocduvani'nin hâlifeleri bile Gocduvani'yi takip etmemişler, cehri zikri devam ettirmişlerdir. 
İslam tasavvuf tarihi ve Nakşibendilik ekolü uzmanı Prof. Dr. Necdet Tosun, Nakşibendi kaynaklarından şunları aktarıyor:
"Nakşibendiye tarikatının ulularından Abdülhâlik Gocduvani'ye nispet edilen 'Makamat-ı Yusuf-i Hamadani' isimli eserde şeyhi Yusuf Hemedani'nin dilinden şu sözler nakledilmiştir: Bu zikir telkini, önce Hz. Ebu Bekir'in (ö:m.634) gönlüne olmuştur. Ondan Salman-i Farisi'ye (ö:m.656) ulaşmış, ondan Cafer-i Sadık'a (ö:m.765)ondan, Beyazıd-ı Bestami'ye (ö:m.875) ondan Ebu'l-Hasan Harakani'ye (ö:m. 1033) ondan büyük şeyh Ebu Ali Farmedi'ye (ö:m.1084) ve ondan da bana ulaşmıştır." (Abdulhâlik Gocduvânî, Risale-i Sahibiyye (Makamat-ı Yusuf-i Hamadani), nşr. Sa'id Nefîsî, Ferheng-i İran, zemin, I, 1(1332 hş.1953) s.81; bundan yaklaşık bir asır sonra kâleme alınan Meslek'ül-Arifin isimli eserde bu silsile aynen tekrarlanmıştır. Bkz. Muhammed bn. Ahmet b. Es'ad Buhari, Meslek'ül-Arifin, İstanbul Üniversitesi, ktb., FY, nr.185, vr.6a-6b; Bkz. Prof. Dr. Necdet Tosun, Bahaeddin Nakşbend, s.34, İnsan yay).
(Devam edecek).  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121