İsmail Özdağlar, ilk Özal hükümetinin devlet bakanıydı. Petrol işlerinden sorumluydu. 1985 yılında UM Holding’in patronu Uğur Mengencioğlu’ndan, petrol taşımacılığı için 25 milyon lira rüşvet istediği duyumları Özal’ın kulağına gitti.
Özal, olayı ört bas etmek yerine ortaya çıkarmak için Adnan Kahveci’ye görev verdi. Kahveci, adeta bir istihbarat elemanı gibi çalıştı. Mahir Kaynak’ın Madanoğlu darbesini ortaya çıkarmak için karnına teyp sarıp konuşmaları kaydetmesine benzer bir operasyon düzenledi. Mengencioğlu’na konuşmaları kaydetmesi için bir teyp verdi.
Mengencioğlu, Özdağlar’la buluştu ve rüşvet konusundaki bütün konuşmaları kayda aldı. Kayıtlar ele geçince ANAP kurucusu ve Manisa milletvekili Özdağlar derhal bakanlıktan el çektirildi. Rüşvet konuşmalarının “sahtedir, montajdır” diye üzerinin örtülmesi yerine, anında basına verildiğine şahit olduk. Ben o tarihte liseli yıllarda idim ve Özdağlar’ın rüşvet pazarlığını radyodan dinlemiştim.
Özdağlar, Yüce Divan’a sevk edildi, iki yıl ceza aldı.
Biz kuşkusuz Özal hükümetinin pür-u pak olduğunu iddia etmiyoruz, sadece, Özal’ın ciddi oy kaybetmesine yol açacağına bilmesine rağmen rüşvet konusunda aldığı “ani ve doğru” kararı aktararak tarihe not düşüyoruz.
Siyasi tarihimizde benzer operasyonlar kuşkusuz çok sayıdadır.
1990’lı yılların başında tarihimizin en büyük yolsuzluklarından biri yaşandı. İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel’in ihalelerde büyük yolsuzluklar yaptığı iddiaları ortaya atıldı. Hemen görevden alındı. O ve CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen yargı önüne çıktı. Göknel, 12.5 yıl ceza aldı. 5 yıl yattı, şartlı tahliyeden yararlanarak cezaevinden çıktı.
Mesut Yılmaz ANAP’ın başında idi ve başbakanlık yapmıştı. Koray Aydın, MHP’nin Bayındırlık ve İskân Bakanı idi. Hüsamettin Özkan ve Recep Önal DSP’den devlet bakanlığı görevinde bulundular.
Ve daha birçok isim. Yolsuzlukla suçlanarak Yüce Divan’a sevk edildiler.
Beraat ettiler. 
Mesut Yılmaz daha sonra tekrar milletvekili seçildi. Koray Aydın halen vekil.
Demem o ki siyaset var oldukça rüşvet, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma gibi suiistimaller gündeme gelecektir. Özellikle liberal ekonomi uygulamakla övünen partiler iktidara geldiklerinde, liberalizmin rüşvet çarkında daha yoğun savrulacaklardır.
Partilerindeki rüşvetçi isimleri temizlemek yerine “kol kırılır yen içinde kalır, benim hırsızımı deşifre etmem” mantığı uzun vadede mutlaka ve mutlaka hem iktidar partisine hem de ülkeye zarar verecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121