Hükümet cenahında garip şeyler oluyor. Biz bu garip şeyleri şimdilik sessiz, sedasız izliyoruz. Bakalım arkasından ne çıkacak, hangi büyük fırtınalar kopacak. Baskın bir seçim mi gelecek, parti içinden parti mi çıkacak. Yoksa sadece kamuoyunda gelen ve artık duyulmaması imkansız bir revizyon baskısı mı sahnede.
Malumunuz önce İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş görevden alındı. Pardon(!) istifa etti. Dünyanın en büyük metropollerinden birinin başkanı istifa ediyor ama neden istifa ettiğini bilmiyoruz.
Belediye başkanlığı sicili hayli kötü olan Topbaş’ın hangi sebeple görevden alındığı, bunda son seçilerdeki oy oranı düşüklüğü mü, damadının FETÖ’den hapis yatması mı, yolsuzluk iddiaları mı etkili oldu bilmiyoruz.
Açıklanacağa da benzemiyor.
Ardından Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in de görevden alınacağı iddiaları ortaya atıldı. Basında açıkça “Reis, Gökçek’i müzeye kaldıracak” diye yazılıyor.
Erdoğan’ın Gökçek’in istifası ile ilgili sorular üzerine “Henüz böyle bir şey yok, ama olmayacağı anlamına gelmez” açıklama yapmasının manası açık:
Gökçek, akşama sabaha gidici!
Ama sorun “müzeye kaldırılmaya asla razı olmayacak” bir karaktere sahip Gökçek’in istifası sonrası meydana gelecek artçı dalgaların nasıl bertaraf edileceği noktasında odaklanıyor.
Gökçek’in geçmişte FETÖ grubuyla olan irtibatı ve samimi ilişkilerinin boyutu parti içinde de tartışma yaratacak düzeyde idi.
Bülent Arınç, “Gökçek, bu yapıya (FETÖ’ye) Ankara’yı parsel parsel sattı, zengin işadamlarına okul yaptırdı, yurtlar verdi” diyerek suçluyor Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nı.
Bu suçlamalarda bulunan Arınç ise FETÖ’nün kadrolaşma ve devlete sızma faaliyetlerin “en üst düzeyde” olduğu yıllarda devletin “en üst görevlerinde idi!”
On-onbeş yıl evvel cemaatin okullarının yanından geçti diye, devletin yönlendirmesiyle bunların bankasına üç kuruş para yatırdı diye işinden, aşından olan binlerce insanın yaşadığı bir ülkede “Ankara’yı parsel parsel FETÖ’ye satanların”, paralel yapının devlete paralel çengel atmasına sebep olanların hiçbir şey olmamış gibi orta yerde gezmesi, en azından hukuk devleti mantığıyla alay etmek demek.
Belli ki başka belediye başkanları da görevden alınacak, belli ki bazı milletvekilleri de bu operasyonlardan etkilenecek. 
Ancak FETÖ’ye destek veren siyasi mekanizmaya yönelik operasyonlar, devlete sirayet eden bu kanserli hücreleri tamamen temizlemek yerine kamuoyunu kısmen rahatlamak için yapılan göstermelik çalışmaların ötesine gitmezse yeni ve tedavi edilemeyecek bir travmaya yakalanacağız demektir.
Bana sorarsanız bugünkü siyasi yapının, FETÖ’yü gerçek anlamda temizlemek ve yok etmek yönündeki başarı şansını “sıfır” olarak görüyorum.
Çünkü samimiyet konusunda asla ikna edici değiller.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet 2017-10-05 16:25:09

doğru söze ne hacet

banner100