30 Ekim 2005 Pazar 00:00
138 Okunma
Demirören'den çarpıcı açıklamalar...
SON HABER Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, Rıza Çalımbay'ın istifasından sonra bu kadroyu ateşleyecek, götürek en uygun hoca adayı olarak Tigana'yı bulduklarını söyledi. Yıldırım Demirören, BJK TV'den siyah-beyazlı camiaya seslenerek son günlerde yaşananlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. ~|~

Tigana ile prensip anlaşmasına ulaştıklarını açıklayan Demirören, çok iyi bir kadrolarının bulunduğunu ifade ederek, ''Bu kadroyu ateşleyecek ve götürecek, oradaki temaslarımda en uygun hoca adayı olarak Tigana'yı bulduk. Kendisiyle prensipte anlaştık, imza atmadan kesin söyleyemem. Ama kendisi ile her konuda bir yere geldik. Yarın imza törenini yapacağız. Bizim hem ligde, hem Türkiye Kupası'nda, hem UEFA'da hedefimiz bitmedi'' dedi.

Dünya futbolunda bugün hoca ve futbolcu olarak Fransız ekolünün başını alıp gittiğini söyleyen Başkan Demirören, Tigana'nın Hanry ve Trezeguet'in dışında ismini bilmediğimiz bir sürü oyuncuyu yetiştirdiğini söyledi.
Demirören, Tigana'nın Monaco ve Fullham'da başarılar elde ettiğini de kaydederken, Fransız hocanın zamanı geldiğinde de Fransız ekolünden yetişmiş futbolcuları takıma getireceğini söyledi.
     
ANLAŞMA SEZON SONU OPSİYONLU
Tigana ile anlaşma şartlarını da açıklayan Başkan Demirören, Fransız teknik adamla sezon sonu opsiyonlu 1.5 yıllık anlaşma yapacaklarını ifade etti.
Demirören, opsiyon koymalarının iki taraf için de çok önemli olduğunu vurgulayarak, ''Kendisi Türkiye'ye alışamayabilir ya da sezon sonunda bizler memnun olmayabiliriz. Anlaşmamız 1.5 senelik, ama inşallah uzun seneler birlikte oluruz'' dedi.

YERLİ HOCA MUTLAKA OLACAK
Başkan Demirören, yeni teknik direktör Tigana'nın yanında, Beşiktaş'ın içinden yetişmiş yerli bir hocanın mutlaka olacağını söyledi. Tigana'nın bir kondisyoner getireceğini dile getiren Demirören, ''Pazartesi günü yönetim kurulunda arkadaşlarımızla oturup, bu hocamızın kim olacağına karar vereceğiz. Ama Beşiktaş'ın içinden gelen bir hoca olacak'' ifadesini kullandı.
     
HOCALAR OTELE GELDİ
Teknik direktör adayları ile yurt dışında kendisinin görüşmesinin eleştirilmesine de yanıt veren Yıldırım Demirören, ''Ben oteldeydim, hocalar otele geldi'' dedi.      Demirören, şöyle devam etti: ''Tabii ki ben hocalarla Türkiye'de görüşmeyeceğim. Görüşmediğim hocalar bile Türkiye'de manşet oluyor, burada görüşsem kimbilir ne olur. Ben Rıza Çalımbay'ın istifası olduğu günkü toplantıda yönetim kurulundan yetki alarak yurt dışına gittim. 10 teknik adam ile görüştüm. Ben oteldeydim, hocalar bana yani Beşktaş Kulübü Başkanı'na geldiler.'' Beşiktaş başkanı ve Beşiktaşlı olarak Avrupa'daki temaslarında gurur duyduğunu anlatan başkan Demirören, ''Beşiktaş'ın ismi Avrupa'da çok büyük. Benim 10 gün kalmamın sebebi doğruyu bulmaktır. Herkes Beşiktaş'a gelip çalışmak istiyor'' dedi.
     
FUTBOLCULARA GÖZDAĞI
Başkan Demirören, futbolculara da göz dağı vererek, ocak ayında takımda operasyon yapabileceği imasında bulundu. ''Tek hoca ile tek futbolcu ile başarı gelmez. Birlik ve beraberlikle başarı gelir'' diyen Demirören, ''Futbolcularımızın da gerekeni yapması gerekir. Gerekirse yönetim olarak ocak ayında rahat radikal kararlar alabiliriz. Herkes üstüne düşecek görevi yapacak. Futbolcu, hoca, camia üstüne düşen görevi yapacak. Bizi radikal kararlar almaya da kimse zorlamasın'' şeklinde konuştu.
     
(B) PLANIMIZ YOKTU
Yıldırım Demirören, Rıza Çalımbay'a çok güvendiklerini, bu nedenle de bir (B) planı yapmadıklarını söyledi. Aslında hayat boyu (B) planlı olarak çalıştığını ve Beşiktaş Kulübü'nün de böyle olması gerektiğini vurgulayan Demirören, ''Rıza çalımbay olayı o kadar ani gelişti ki (B) planımız olmadığı için hazırlıksız yakalandık. Bu da şunu gösterir ki, biz Çalımbay'a o kadar güveniyorduk ki hiç bir zaman (B) Planı yapmadık. Beşiktaş'ta (B) planı olmadığı zaman hoca bulamayacak diye bir şey de yoktur'' ifadelerini kullandı.

Başkan Demirören, Mehmet Ekşi'nin bir ağabey olarak bu zor dönemde hiç bir şey düşünmeden gelip, son 3 maçtır Beşiktaş'ı taşıdığını kaydetti. Ekşi ile birlikte Ulvi Güveniroğlu ve Zeki Önatlı'ya da ayrıca teşekkür eden Demirören, ''Belki ileride kendilerini engelleyecek bir sorumluluğu hiç düşünmeden, Beşiktaşlılık duygusuyla gelip kabul ettiler. Bütün futbolcularımıza abilik yaptılar, bizim futbolculuk kalitemiz o kadar yüksek ki Mehmet Ekşi'ye 'Abi ol yeter' dedim'' diye konuştu.

''Beşiktaş'ın başına bundan sonra yerli antrenör gelip gelmeyeceği'' yolundaki bir soruyu da yanıtlayan Demirören, ''Burada köşelik cevap vermek yanlış olur. Yeni hocamızla inşallah başarıyı hep beraber yakalarız, gidebileceğimiz yere kadar gideriz. Bizler buna devam eder, ya da etmeyiz. Yeni gelen yönetimlerin görüşleri farklı olur. Ayrıca bu sadece bizi bağlar. Buna cevap vererek bizden sonraki yönetimlere haksızlık etmiş oluruz.'' Demirören, Tigana'nın takımın başında Sevilla maçında sahaya çıkacağını, Mehmet Ekşi ve diğer hocalar ile birlikte bu karşılaşmada görev yapacağını anlattı.
İstifa eden eski sportif direktör Erdil Arpacı'ya da destek veren başkan Demirören, ''Eleştirilere şu tavsiyem var; sayın Arpacı gibi olsunlar da Beşiktaş'ın işine koşa koşa gelsinler'' dedi.
     
GENEL KURUL İSTEYENLER, BEŞİKTAŞ'A EN BÜYÜK İHANETİ YAPANLARDIR
Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, bugün Beşiktaş'ta genel kurul isteyen ve bunun için yazı yazanların, Beşiktaş'a en büyük ihaneti yaptığını söyledi.
BJK TV'de canlı yayında sorulan soruları yanıtlayarak camiasına seslenen Demirören, BJK İnönü Stadı'nda yönetim aleyhine yapılan tezahüratlara değinerek, şunları söyledi:
"Bütün stadımız kameralarla izleniyor. Maalesef kameralarda gözüküyor ki 50-60 kişilik gruplar, 10-15'er kişilik küçük gruplar halinde stada sokulmuş ve organize bir şekilde Beşiktaş yönetimine bağırma sistemi kurulmuş. Hatta dikkat ederseniz Bolton maçının 88. dakikasında alkışlarla birbirlerine cevap vererek, bu organizasyon başlatılmış. Bunların hepsi kameralarda sabit. Hatta iki kişi öyle sabit ki, kapalıdan açığa, açıktan numaralıya atlayarak insanları bağırtıyor. Bunun ismi de bende gizli, zamanında açıklayacağız. İsmine kadar da bulduk kendisini. Tabii ki toplum psikolojisiyle, tribünlerde bunlara katılmalar oldu, bunlar normaldir. Ama bu katılanların gönülden isteyerek katıldıklarına inanmıyorum. Beşiktaş camiası bilsin ki biz seçimle geldik, seçimle gideriz. Bugün Beşiktaş'ta genel kurul isteyen, bunun için yazı yazanlar Beşiktaş'a en büyük ihaneti yapanlardır."

BEŞİKTAŞ'IN KAYBETTİĞİ BİR ŞEY YOK
Beşiktaş'ın ikinci bir olağanüstü kongreyi kaldıramayacağını belirten Demirören, "Ben ve arkadaşlarım 2007 Ocak'ta vicdanen rahatsak, tekrar aday oluruz, değilsek zaten şapkamızı alarak, teşekkür ederek, bu onurlu görevden ayrılırız. Daha çok erken, Beşiktaş'ın kaybettiği bir şey yoktur, bundan sonra kazanacağı çok şey vardır. Beşiktaş taraftarı ile birleşmiş, bütünleşmiş camiası ile bunu kaldırır" diye konuştu.
"O vakit iki maçta bir her yeni gelen yönetimin gitmesi gerekir. Böyle bir saçmalık olmaz. Beşiktaş camiası bu değildir" diyen Demirören, olayın organize olduğunu belirtirken, hiçbir genel kurul üyesini kestetmediklerini vurgulayarak, "Ama yarası olan, gocunan çıktı cevap verdi. O onların yorumudur. Bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Bu organize bir iştir, bunlara müsade etmeyeceğiz. Beşiktaş camiası da bunlara müsade etmeyecek. Seçimle geldik, seçimle gideceğiz" dedi

HIRS, SAYGININ ÖNÜNE GEÇMİŞ
Demirören, Beşiktaş'ta camia için hayati önemi olan Malmö maçı öncesinde, olağanüstü genel kurul isteğiyle çıkıp konuşanlar olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Buna cevap olarak da, Divan Kurulu Başkanı Şeref Nasır, camiayı toplamak için bu istemde bulunan kişilere birlik ve beraberlik çağrısı yapıyor. Ama maalesef hırsa bakın, sayın Nasır'ı Beşiktaş'ın yönetim kurulu sözcüsü olarak suçluyorlar. Artık hırs saygının da önüne geçmiştir. Saygı, sevgiyi, sevgi birlik-beraberliği, bu da başarıyı getirir. Onun için herkes birbirine, bu makama, bu koltuğa saygılı olmalıdır. Bu koltuğa saygılı olmazsanız, yarın şans eseri siz bu koltuğa geldiğinizde, bu koltukta saygı göremezsiniz. Saygının olmadığı yerde de sevgi olmaz."
     
BEŞİKTAŞLI OLMAYANLARDAN KURTARMAYA GELDİM
Yurtdışında bulunduğu dönemde, gazetelerde "Beşiktaş'ın önü karanlık" diye bazı beyanatlar okuduğunu hatırlatan Demirören, "Doğru, Beşiktaş'ın önü karanlık ve ben bunun için buradayım. Çünkü Beşiktaş'ı Beşiktaşlı olmayanlardan, koltuk sevdalılarından, Beşiktaşlılık duygusu menfaatlerinin arkasında kalanlardan, bir yere gelmek için araç gibi görenlerden kurtarmaya geldim. Ben ve arkadaşlarım bunun mücadelesini sonuna kadar yapacağız. Kararlıyız. Ve biliyorum ki bilinçli, gerçek Beşiktaşlı camianın içinde çoğunlukta ve onlar da bizi destekleyecekler" şeklinde konuştu.

NET BORCUMUZ 26 MİLYON DOLAR
Beşiktaş'ın mali konularının her yerde tartışılmaya başlandığını, bunun da kendisini rahatsız ettiğini vurgulayan Demirören, "Beşiktaş'ımızın kısa vadaleli 12 milyon, uzun vadeli de 33 milyon dolar olmak üzere toplam 45 milyon dolar net banka borcu var. Kasasında mevcut 4 milyon doları bulunuyor. Bankalarda kısa vadeli 14 milyon dolarlık çek, senet bulunmaktadır. Buna baktığımızda net borcumuz 26 milyon dolar civarındadır" dedi.

Beşiktaş'ın faiz borcu ve ödenmemiş kredi borcu bulunmadığını kaydeden Demirören, şöyle konuştu: "Mali ve hukuki yapısı sağlam, gelir-gider akışı muntazam tek kulüp Beşiktaş'tır. Tabii buna çeşitli aşamalardan ve zorluklardan geçerek, 50 yıl sonra inşaatı başlanan Beşiktaşımızın istikbali olan, herkes tarafından kıskanılan Fulya Süleyman Seba Projesi'nin garanti gelirini de eklersek, önü açık tek kulüp Beşiktaş'tır. Kulüpler kalıcıdır, ama sportif neticeler geçicidir. Beşiktaş'ın bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum."
     
YÖNETİM SPORTİF NETİCELERLE YARGILANMAMALI

Demirören, yönetim kurulu arkadaşlarının kendisine bazen "Yönetim olarak senelerdir yapılmayan, stadı yapacağız dedik yaptık. Akatlar'ı bitereceğiz dedik, bitirdik. Fulya Projesi'nin gelirlerini koyup borcunuzu hesaplarsanız, tabii ki herkes bu kulübe başkan olmak ister" dediklerini ifade ederek, "Beşiktaş'ta her şey iyi gidiyor. Sportif neticiler gelip geçicidir. Hiçbir kulüp, hiçbir yönetim sportif neticelerle yargılanmamalı. Bana göre çok yanlış" dedi. Yönetimi devraldıklarından bu yana geçmiş yönetimin rakamlarını incelemeye bile gerek duymadıklarını kaydeden Demirören, şunları kaydetti: "Beyan edilen rakim bizim için gerçektir. Ve kulüpler devamlık ilkesiyle yönetilir. Bizden sonraki yönetimlerin de aynen bunu yapması gerekir. Bizler Beşiktaş'ın geçmiş yönetimlerine 'enkaz aldık, borç bu kadarmış, yalan söylüyorlar' demedik. Bunlar ne bana, ne geçmiş yönetime fayda getirir, aksine Beşiktaş Kulübü'nü değer olarak bitirir. Beşiktaş'ın etik değerlerinde, Beşiktaş'ın ilkelerinde, Beşiktaşlılık'ta geçmişe yönelik ithamlarda bulunmak yoktur. Ben böyle gördüm, böyle büyüdüm. Benim yönetim kurulum da böyle gördü. Onun için hiç bir zaman geçmişi konuşmadık. Aldığımız borç zaten ortadadır, gelinen nokta da ortadadır. Yine söylüyorum önü açık tek kulüp Beşiktaş'tır. Kimse çıkıp başka hayali rakamlarla konuşmasın ve Beşiktaş'a zarar vermesin."

MURAT ÜRÜNSAK SAVUNMASI
Demirören, son dönemlerde BJK Store ile ilgili eleştirilen yönetim kurulu üyesi Murat Ürünsak'a da destek çıkarak, bu konuda şunları söyledi: "Değerli çalışma arkadaşımız Murat Ürünsak ile ilgili bana göre kasten yapılan spekülasyonlar var. Ürünsak'ın tek niyeti Beşiktaş'ın pazarlamasını ve Store'larını bir yere getirmektir. Sayın Ürünsak, gazeteci olarak kulüpte başkalarının alacaklarını takip etmedi, Ümraniye'de oturup geçen harfiyat kamyonlarını saymadı, denizin ortasındaki yerler için ruhsat aldıktan sonra yönetimden istifa etmedi. Gece gündüz çalışarak Beşiktaş'a bir şeyler katmaya çalıştı. Hata yapmıştır, çalışan insan hata yapar. Ama gene bunu tartışacağımız yer Beşiktaş Mali Genel Kurulu'dur. Yönetim kurulunun mal beyanını istemek. Bunlar Beşiktaş'a saygısızlıktır. Ben önce bu saygının oluşmasını istiyorum. Kol kırılacak yen içinde kalacak. Yönetim kurulu arkadaşlarımız için Aksu mu Maksu mu, Deriş mi Keriş mi diyorlar. Bunu yaptığı vakit, Beşiktaş yöneticisini aşağıya çekiyor, saygısızlık yapıyorlar. Sayın Aksu, Sayın Deriş dersin sonra eleştirirsin. Biz kendi içimizde kendimizi yaralıyoruz. Önce herkes bu çizgiye gelecek."

SÖZ DÜELLOLARINA GİRMEK İSTEMİYORUZ
Demirören, Beşiktaş kulübü olarak son dönemde Türk futbolunda yaşanan söz düellolarına kesinlikle girmek istemediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:      "Bu Türk sporuna, futboluna büyük yaralar, zararlar veriyor. Bu konulara artık girmeyeceğim, gerektiği zaman, gerekli mücadelemizi bire bir yaparız. Ama Türk futbolu büyük yara alıyor ve hiç yakışmıyor. Bizler topluma malolmuş kitleleri idare eden başkan ve yönetim kurulu üyeleriyiz. Onun için bizim yapacağımız her hareket çocuklarımıza kadar örnek oluyor. Söz duellosu inanın ki hiçbirimize yakışmıyor."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100