26 Ocak 2015 Pazartesi 00:02
879 Okunma
'Güç sahipleri adaletli olsun'
Türk futbolunun en tecrübeli ve renkli hocalarından biri olan Hikmet Karaman, büyük takımlarda görev almak için o takımlarda futbol oynamanın şart olduğunu kendisinin en çok bu dezavantajı yaşadığını söyledi. Karaman ayrıca koltuk sahiplerinin adaletli olmasına vurgu yaptı.

Hikmet Karaman... Türkiye'de birçok takımı çalıştıran, taktik zekası ve altyapıdan oyuncu çıkarması ile nam salan bir teknik adam. İçindeki büyük takım çalıştırma hevesi ise oldu, olacak. İşte bu renkli karakteri ve gelişime açık zihniyeti ile Yeni Mesaj gazatesinin bu haftaki konuğu oldu. Meltem TV'de yayınlanan Hayatım Spor programının yapımcısı Halit Elifbaş'a konuşan Hikmet Karaman, antrenörlüğe nasıl başladığını, Türk futbolunun nasıl gelişmesi gerektiğini, çalıştırdığı takımlarda nelerle karşılaştığını ve neden büyük takımlarda görev alamadığını açık yüreklilikle anlattı. İşte birbirinden önemli açıklamaları ile karşınızda Hikmet Karaman; 

'Futbolcularımız göbekli'

"Almanya'ya 19 yaşında gittim. Okulda bir çocuğun yüzme, müzik dersi ayrı. Erken yatıyor, beslenmesi ayrı biz mesela muzu bile görmüyoruz. Niye futbolcularımızın çoğu göbekli? Futbolcularımız çünkü iyi beslenmiyor. Bakın nereden nerelere gidiyoruz. Önemli olan işini sevmek. İşini seversen güzel işler ortaya çıkar. Gelişimi yakalamakzorundasın. Günümüz teknik direktörlüğünde en az 1 yabancı dil bilmek gerekiyor. Günümüzde mesleki anlamda iyi işler yapmak istiyorsan ve belli bir yerde kalmak istiyorsan gelişimi yakından takip edeceksin. Dolayısıyla bizde takip etmeye çalışıyoruz."

'Yetenekliyiz, cesuruz'

"Türk futbolunda eksiklik var ama bu sadece futbolcuları eleştiri anlamında olmamalı. Gelişime yönelik tartışma bence hoş, herşey birbirine bağlantılı. Yetenekliyiz, cesuruz, pratiğiz, inatçıyız ülke insanının Avrupalı'ya oranla güzel özellikleri var. Bunların yanında spor kültürünü de vermeliyiz."

'Çalan-çırpanlar nasıl uyuyor'

"Siz eğitirseniz ve öğretirseniz insanlar yapabiliyor. Bu konuda ülken güçlü olduğu zaman ekonomik ve maddi anlamda. Ve koltuk sahibi olanlar güç sahibi olanlar adaletli olacak. Nerede adalet, nerede hukuk, o koltuk sahibi olanların, güç sahibi olanların adaletli olmaları gerekiyor. Ben de hata yapıyorum ama gece eve gittiğim zaman rahatsız oluyorum. Nasıl yaptım diye uyuyamıyorum. Ertesi gün düzeltmek için fırsatlarını arıyorum. Şimdi bu çalanlar, çırpanlar, adaletsiz olanlar nasıl uyuyor, nasıl rahat ediyor. Bu ülke çok ferah ve büyük bir ülke olur, bu ülkenin coğrafyası herşeye müsait. Bende geçmişime bakıyorum ne kadar hatalar yapıyoruz. Gelişimin bir parçası olmak gerekiyor."

'Sahalarımız rezil'

"Şimdi sahalara dönersek, sahalarımız kışın rezil. Türkiye'de kaç tane kulübün alttan ısıtmalı sahası var. En fazla 3 veya 4'ü geçmez. Aslında onuda mecbur tutmamız lazım. 1 antreman sahası ve 1 de maç oynadığınız kendi stadınızın zeminin ısıtmalı olması lazım. Alman Bundesligası öyle, Alman Futbol Federasyonu mecbur tutmuş. 'Yoksa seni Bundesliga'da oynatmam' diyor. 'Lisans vermem sana' diyor. Ama biz ne yapıyoruz. TFF diyorki, kulubün basın danışmanı olacak. Ama biz ne yapıyoruz vasıfsız birini oraya getiriyoruz. İşlen alakası yok, öyle birini gösteriyor oradan kâr ettiğini zannediyor. Bu kulüp nasıl gelişecek. Bunlar Süper ligtekiler aşağılara inince neler var neler! Durum vahim. Gidin alt liglerdeki soyunma odalarını görün. Rezillik."

'Tanıtımımız yok'

"PR'ımız yok. Şimdi son geriye git Erciyes, Bursa, Gaziantepspor. Mesela Gaziantepspor ilk resmi kupasını bizde kazandı. Bursa'ya geliyorsun ligin 4.sü oluyorsun. Bir yönetim geliyor seninle çalışmamak için göndermek için her türlü numarayı yapıyor. Sonra kısa bir süre sonra kulübü borç batağına bırakıp kendi gidiyor. Şimdi Erciyes'e geldik son 14 maçta 24 puan toplayarak 2.yarının 2.si olduk. Burada da başkan diyorki küçülmeye gideceğim. Bir takım nedenler ortaya koyuyor. Yani başkan diyoruz, biz burada gene küme düşmemeye oynamak istemiyoruz. Burada bir itilaf oluyor. Türkiye'de biraz şu var. Büyük kulüplerde futbol oynaman gerekiyor çünkü medya sana yer veriyor. Medyamızda renklere bölünmüş durumda. Objektif değil. Adam kayırma ve haksızlık var. Koruma var haketmeyenleri bir yerde tutma var. O işin erbabı olmayacak kişilerden adam çıkarma var. Bizden son derece yetenekli insanlar vardır ancak şans bulamıyorlar. Bende Almanya'dan geldim. Banada 'bir şey yapamaz' dediler. Oraya gittik kurtardık, buraya gittik kurtardık. Şimdi 3-4 senedir büyük takım ya alacağız ya da almayacağız. Oralara geldik, oralara dayandık ve alacağız yani. Şampiyon da yapacağız, Avrupa'da da başarılı olacağız."

'Ülkede futbolcu yetişmiyor'

"Ülkede oyuncu yetişmiyor ama var oyuncu. Yetenekli oyuncu var. Niye bizde kaleci, stoper, sol bek ve santrafor yok. Artık Sergen, Tümer, Oğuz, Turgay, Trabzonlu Serdar bulamıyorsun. Var da yok. Mesela bak Bursasporlu Enes Ünal geri gitmeye başladı. Ben inanılmaz umutluydum Enes'ten. Ben Enes'i Avrupa maçında 30. dakikada oyuna aldım. Şimdi Enes'i oyuna almayıp Tuncay'ı alırdım çünkü Tuncay deneyimli oyuncu. Neden? Gerektiğinde antrenör kendi kaybedecek ama oyuncuyu ortaya çıkaracak. Enes Ünal'ın geri gitmesini bir türlü hazmedemiyorum. Ayrıca antrenörler düşünce devrimini kullanmalı. Günümüzde ihtiyaç olan mevkiler var. Bazı oyuncuların mental, teknik ve fizik olarak farklı özelliklerini antrenör görüp mevkisini değiştirebilmeli."

'Yabancılara var, Türkler'e yok'

"Şimdi Anadolu takımında antremandan sonra karşısına çıkan gazateci sayısı ile Galatasaray'daki bir değil. Ortam aynı değil. İdmanda bile seni 3-5 bin kişi izliyor orada 2-3 kişi. Yabancı oyuncu bir hata yaptı mı bir şey yok, Türk oyuncu yaptı mı sesler çıkıyor. Bunu da ortadan kaldırmak lazım. Büyük takıma gelen oyuncuya sabır ve tölerans verilmedimi başarısız oluyor tekrar Anadolu takımına geri dönüyorlar. 70-80 milyonluk bir ülkeden oyuncu çıkmaz mı? İzmir'den hiçbir takım yok Süper Lig'de."

'Wenger şaşırdı!'

"Arsenal'i hazırlık maçında 4-1 yendiğimizde takımıma çok güveniyordum. Onlarda 3-4 ay önce Galatasaray'a UEFA Kupası'nı kaybetmişlerdi. Ben orada Wenger'e biz Galatasaray'ı 3-2 yendik, sen kupayı kaybettin dedim. Kocaelispor böyle bir takım dedim. Şaşırdı, sordu 'Nerede yendiniz İstanbul'da mı?' Evet İstanbul'da dedim. Wenger inanmadı. O göre takımını çıkar senide yeneriz dedim. Ve tam kadro çıktı. Bunlar yine pas yapıyor 2-0, 3-0 oldu, oyun sertleşti. 4-1 bitirdik adam geldi bizi tebrik etti."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100