21 Ağustos 2014 Perşembe 00:00
1636 Okunma
Yaşı küçük, yorumları büyük

Türkiye’nin en genç gazetecisi Yunus Aydın ile zevkli bir röportaj gerçekleştirdik. 

Merhaba Yunus, Türkiye’nin en genç spor yazarısın. Birçok genç bu işi daha basit şekilde yaparken,sen TV-Gazete-Radyo seviyelerine çıktın. bu başarıya nasıl ulaştın?

- Merhaba, ben de birçok yaşıtım gibi blog veya sitelerde yazarak başladım bu işe. Ondan sonra birçok gazetenin spor müdürü ve yazarları beni twitter yolu ile takip etti, yazılarım hakkında yorumlar yapmaya başladılar. İletişim kurmaya başladıkça, verdikleri tavsiyeler doğrusunda yazılarımı en iyi seviyeye çıkarmaya çalıştım yapabildiğim kadar. Ondan sonra Cumhuriyet Gazetesi’ne yazılarımı yollamaya başladım. Onlar beğendikten sonra bir süre yazılarımı internet siteleri için yazmışken daha sonra gazete serüveni başladı. Taraf kariyerim ekip değişiminden dolayı kısa sürdü. Radikal ise ben yazmaya başladıktan bir süre kapandı. Lig Radyo’da ‘’Genigma’’ programından teklif gelmişti çıkmam için aslında o da bir seferlik bir denemeydi ama çok beğendiklerini söyleyerek basketbol konuşulan her programa çağırmaya başladılar.

Peki spora olan ilgin nereden geliyor?

- Aslında her gencin spora bir ilgisi vardır ama benim biraz daha fazla sanırım. Babam zaten eski futbolcu, Milli Takım’a kadar yükseldikten sonra maddi olumsuzluklardan bırakmak zorunda kalmış. Annem de yüzücülük yapmış. Birçok çocuğu 5-6 aylıkken çeşitli yollarla uyutmaya çalışırsın ninni vesaire ile. Benim ise maç izlerken sustuğum maç bittiğinde ise ağladığımı söylüyorlar. Zaten Antalya Fenerbahçe, Türk Telekom gibi takımlarda basketbolda oynuyordum 2 seneye kadar. Sporla devamlı iç içeyim.

Bu yaşta bu başarıları yakalamana rağmen çok büyük bir egon yok. Peki Kıskanan var mı?

- Kıskanan elbette vardır. Mail-Facebook-Twitter çeşitli yollar ile saldıran çok var. Ama diyeceğim bir şey yok. Cevap vermiyorum zaten. Herkesin kendi düşüncesi, ben yazılarımı yazmaya çalışıyorum, evet sokakta ya da basketbol salonunda insanların beni tanıması mutlu ediyor ama bunu bir ego malzemesi haline getirmemeye çalışıyorum.

İdol olarak aldığın isimler var mı?

- Bu işe başlarken tek idol aldığım isim vardı Kaan Kural. Zaten bana inanılmaz yardımı olmuştur kendisinin buradan tekrar çok teşekkür edeyim. Ama sektörün içine girip insanları tanımaya başlayınca Caner Eler ve Mert Aydın ile tanışınca onları da kendime idol olarak almaya başladım. Çok büyük isimler ve çok karakterliler.

Futbolla alakan var mı ya da başka sporlarla?

- Radikal ve Cumhuriyet’e futbol ile ilgili birkaç yazı yazmıştım. İnanılmaz derecede futbol maçı izliyorum zaten Fanatik bir Fenerbahçeliyim.

Gençler ile baya yakınsın. Basketbolcular ile. Son Gençler Avrupa Şampiyonası ve Gençlerin süre almamasını değerlendirir misin bizlere?

- Konya’daki finali yerinden izleme fırsatı buldum. Genç oyuncular ile iletişim kurmak daha kolay. Profesyonel olarak oynayan isimleri de yakından tanıdıklarım var ancak, türk basketbolunun gelecekleri olduklarını görmek heyecan veriyor bana. Gençlerin A Takım’da süre alma azlığı çekmeleri de maalesef ki büyük bir sorun. TBF yen bir proje ile gençlere süre aldırmaya çalışıyor. Gençlerimizi oynatanlara prim vereceklermiş. Bence bu tam olarak sorunu çözecek bir çözüm yolu değil. Yaş gruplarına göre ligler yapmak bence çok iyi bir çözüm. Hem devamlı maç yapacaklar, hem de en hazır halde lige katılacaklar. Yabancı kuralı ile artık süre almaları da çok ama çok zor duruma geldi zaten. Bence en iyi çözüm bahsettiğim gibi yaş ligleri kurulması.

12 Dev Adam’ın İspanya’daki şansını nasıl değerlendiriyorsun? Son finalist olarak gidiyoruz.

- Son finalist olarak gitmek bence bize bir artı katmıyor. Çünkü artık oyuncularımızın birçoğu kariyerinin sonlarına geliyorlar.. Bir sonraki turnuvada büyük ihtimalle kadroda olmayacaklar. Avrupa Şampiyonası’ndaki kötü durumumuzu da değerlendirmek lazım bence. Hidayet-Ömer gibi ağabeylerin basketbolu bırakması, Enes Kanter-Ersan İlyasova’nın takımda olmaması bizi olumsuz etkiliyor. İlk hedefimizin bence ilk8 olmalı sonrasını adım adım düşünmeliyiz. Savunmamızın bu turnuvadaki en büyük artı olduğunu düşünürsek hazırlık maçlarında yediğimiz sayılar bizim hazır olmadığımızın göstergesi. Hücumda zaten çok güçlü silahlarımız yok. Çok fazla hayallere kapılmamak lazım.

Sence Turnuva’nın favorisi kim?

- Amerika.

Bu yıl Euroleague’e katılacak 3 temsilcimiz var onlardan ne bekliyorsun?

- Fenerbahçe Ülker yepyeni bir yapılanma içinde. Obradovic ile ilk sene Avrupa’da istenen başarı gelmese de 1-2 yıl içinde istenen hedeflere ulaşılacağına inanıyorum. Fenerbahçe tam bir oyun kurucu almayarak sezona girerken, daha şutör ve atletik bir takım peşinde. Anadolu Efes ise maddi küçülmeye 1 yıl kadar bir süre kadar gittikten sonra tekrar ayağa kalkma peşinde. İvkovic’i getirerek Avrupa’nın en iyi koçlarından birini Efes’e getirdiler. Gelen transferlere de bakarsak doğru bir politika izlendiğini düşünüyorum. Efes yıllarca çok büyük paralar ile orta halli işler başarmış bir takım bence şu 1-2 yıl içinde Fenerbahçe gibi bu engeli aşıp F4’ü görecekler. Galatasaray ise bu yıl biraz sıkıntılı bir sezon geçirecek gibi. Maddi küçülmeye gittiler. Geçen yıl top8 yapmalarına rağmen bu yıl çok da parlak bir sezon geçireceklerini sanmıyorum.

Yeni Mesaj Gazetesi olarak sana hayatında başarılar dileriz…

Röportaj: M.Yasin Erkol 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100