Büyük Ortadoğu Projesi’nin asıl amacının “Kürdistan kılıfıyla ABD’ye vatan açmak” olduğunu Prof. Dr. Haydar Baş defalarca ifade etmişti. Yani BOP’un Kürt halkına bağımsızlık vermek, onlara devlet kurdurmak gibi bir hedefi yok, bunlar sadece bir kılıf…
Peki, Kürt halkı kendisine vaad edilenlere kanıp da ABD’nin, İsrail’in ve bu ikilinin temsilcisi olan Barzani’nin ipiyle kuyuya inerse ne olacak?
Sayın Baş, “Filistinlilerin kaderini yaşayacaklar” diyor. Filistinlinin kaderi de malum…
BOP’un hedefinde olan 22 İslam ülkesinden birisi de Türkiye…
O halde, Ortadoğu’ya bakarken, Irak’ta ve Suriye’de yaşananları takip ederken, Türkiye’de yaşayan bizler millet olarak, buralarda yaşananların bir gün bizim kaderimiz olacağını da bilmek ve ona göre önlem almak zorundayız.
ABD, sahte bahanelelerle Irak’ı işgal etti ve milyonlarca masumu katletti. Irak’ta yaşanan katliamların, tecavüzlerin, zulüm ve işkencelerin fotoğraları hala tazeleğini koruyor.
Onlar Hollywood filmleriyle insan hakları havarisi, demokrasinin kalesi olarak tanıdıkları ABD’nin böylesine bir vahşet yapacağını bilmiyorlardı. 
Bu sebeple ABD ordusunu ABD bayraklarıyla karşıladılar.
Ama bizler ABD’nin neler yapabileceğini Irak’taki, Afganistan’daki ibretlik örnekleriyle gayet iyi biliyoruz. Biliyoruz bilmesine ama hızla yaklaşan tehlikeye karşı herhangi bir önlemimiz var mı? Yok.
ABD, Irak işgalinden sonra kuzeyde Barzani’ye her türlü imkanları sunarken, orayı kendine güvenli bir vatan haline getirirken, diğer kesimlerin ayak bağı olmaması için Şii-Sünni gerilimleriyle, IŞİD terörürüyle onları meşgul etti. Ne hikmetse, işgal ve terör Irak’ı zayıflatırken, halkını perişan hale getirirken, Barzani’nin bölgesi en güzel günlerini yaşıyordu.
Şimdi de Türkmen şehri olan Kerkük’e bayraklarını astı. Yakında Musul’da da aynı şeyleri yapacak ve böylece bağımsızlık için eksik kalan toprakları da tamamlamış olacak. 
Esasen bu son gelişmeler Barzani’nin neden bugüne kadar bağımsızlık ilan etmediğini de açıkça gösteriyor. Üstelik ABD tarafından kurulan İbadi hükümeti de Barzani’nin bağımsızlığını daha şimdiden kabullenmiş durumda…
Bunları detaylıca neden anlatıyorum; işte bütün bunlar ayıkmadığımız takdirde Türkiye’de de yaşanacak olan gelişmeler…
Türkiye’nin de güney doğusunda ABD’nin ve Barzani’nin kontrolünde böyle özerk bir yönetim kuracaklar ve bunu Türkiye’ye kabul ettirecekler.
“Türk milleti bunu asla kabul etmez” diyebilirsiniz, doğru, dün Iraklılar da bunu kabul etmiyordu, Suriyeliler de… Ama bugün kabul etmek zorunda bırakıldılar.
Bu bir sonuçtur; bu sonuca gelmeden alınacak önlemler alınmazsa, kabul etseniz de etmeseniz de bu sonuçla karşılaşırsınız. Nuh tufanı gerçekleşmeden önce nasıl bir süreç var ve bu insanların tufanı hak etmesine neden olduysa, başımıza gelen ve gelecek olan her türlü bela ve musibet de aynıdır. Kul hak etmeden Halik bela vermez.
Suriye ve Irak aynasında kendimizi görmekten imtina ediyoruz ve sonra da başımıza bir şey gelince de ah vah ediyoruz. Yaşanan olaylardan, belaysa ibret, nimetse örnek almalıyız.
Hadi 1991 yılından bu yana Irak aynasına bakmadık, peki, 2011 yılından bu yana Suriye aynasına niye hiç bakmıyoruz?
Suriye önce terörle işgal edildi, parçalandı, yüz binlerce insan öldürüldü, milyonlarca insan mülteci durumuna düştü, vatan cüda haline geldi ama BOP’un hedefinde olan Türkiye’de yaşayan bizler hala vurdumduymazız ve yaşananlardan ders almıyoruz.
ABD Suriye’deki askeri varlığını 2000’e çıkarıyor. Üs sayısını 7’ye çıkardı; Kobani, Rümeylan, Haseke, Hol, Tel Abyad, Şedadi ve Menbiç… Bütün bu üslerde ABD bayrakları dalgalanıyor. Ve sahadaki müttefiki olan Barzanileşmiş PYD ele geçirdiği her yerde ABD’nin menfaatine özerk yönetim kuruyor. Son olarak da Menbiç’te ilan edildi.
Bu gelişmeler yaşanırken, Suriye’nin kuzeyi ABD ve İsrail adına güvenli bölge haline dönüştürülürken, daha net ifadesiyle ABD’ye vatan olurken; Suriye yönetimiyle, Suriyeli muhalifler birbiriyle çatıştırılıyor. Aynen Irak’taki gibi… Ve sonuçta; elbette ki, Suriye’nin kuzeyinde kurulacak olan devlet, Suriye’ye kabul ettirilecek.
İşte önlem almazsak, Türkiye’de yaşanacak olan da budur.
Prof. Dr. Haydar Baş, bu gerçekleri gördüğü için 7 Haziran seçimlerinden sonra  “Türkiye zifiri bir karanlık döneme girmiştir” diye uyarmıştı ama maalesef dinlemedik, görmezden geldik.
İstanbul Belediye Başkanı’nın bile “özerklik” dediği bir atmosferde, sizce BOP’un hedefinde olan güneydoğumuzda hangi sesler yükselir? Aklımızı başımıza almalıyız.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100