ABD, yaptığı işgal ve katliamlara artık ortak bulmakta zorlanıyor. Aba altından sopalarla hasbel kader ortak olanlar da bulundukları her ortamda tepkiyle karşılaşıyorlar.
Geçtiğimiz Cumartesi kimyasal yalanlarla Suriye’ye 100’ün üstünde füze gönderen ABD-İngiltere-Fransa troykasının içinde yer alan Fransa’nın Cumhurbaşkanı Emmenuel Macron, önceki gün Avrupa Parlamentosu’nda (AP) büyük bir protesto ile karşılaştı.
Strasbourg’da gerçekleşen AP Genel Kurulu’na hitap eden Macron sesini yükselterek çok ateşli bir konuşma yaptı ama ‘’Üç ülke müdahale etti. Çok açık, çok dürüst konuşacağım, bunu uluslararası toplumun onuru için yaptık’’ ifadelerini kullanınca AP üyelerinin tamamına yakını buna tepki gösterdi.
Macron konuşurken AP üyeleri, Suriye’ye saldırıyı ve Fransa’nın katılımını, açtıkları yazılarla protesto etti; ‘’Suriye’de savaşı durdurun’’, ‘’Ellerinizi Suriye’den çekin’’ yazılı kartları çıkarıp masalarının önüne koydular. Görünen o ki, ABD-İngiltere-Fransa troykasının Suriye’yi vurma gerekçesi ve Suriye’de ABD’nin öncülüğünü yaptığı koalisyonun işgali, Batılı ülkelerin halklarını ve de vekillerini dahi ikna edemiyor.
Şimdi ABD Başkanı Trump’ın neden Arap ülkelerinin askerlerini Suriye’ye çağırdığı daha net anlaşılıyor. Bildiğiniz gibi, Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, Trump yönetiminin bu ülkedeki Amerikan askeri birliğinin yerini Arap ülkelerinden oluşan çokuluslu bir askeri gücün alması planı üzerinde çalıştığını yazdı.
Washington’un masasındaki yeni plan, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’dan askerlerin Suriye’de görev yapmasını öngörüyor.
Trump, bu ülkelerden daha önce, Amerikan askerlerini finanse etmeleri için milyarlarca dolar para istemişti, hatta Suudi Arabistan’dan 4 milyar dolarlık destek sözü almıştı, şimdi “bu yetmez askerini de gönder” talimatını veriyor.
Zaten ABD’nin genel tavrı budur, önce elini ister sonra kolunu da kapar.
Bulmuş Arap ülkeleri gibi köle devletleri, kırbacıyla vurup vurup taviz kopartıyor. Türkiye bir Arap ülkesi değil ama maalesef siyasilerimizin “ABD olmadan olmaz” mantığıyla Arap ülkelerinden farkımız kalmadı, onlarla taviz vermede adeta yarışıyoruz.
ABD sizce Trump’ın ifade ettiği gibi kendi askerlerini çekip de mi birleşik Arap ordusunu buraya yerleştirecek? Bunun böyle olacağını düşünüyorsanız ABD’yi hiç tanımamışsınız demektir. 
ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamındaki bütün işgalleri, yıllardır Prof. Dr. Haydar Baş’ın ifade ettiği gibi “vatan projesi”nin bir parçası… Ortadoğu’da hesabı vatan olan ABD hiç Suriye’den askerlerini çeker mi? Hem de Suriye’nin kuzeyine 25 askeri üs kurmuşken, onlarca petrol kuyusundan petrol çıkartıyorken…
ABD’li bir uzman bu noktada ağzındaki baklayı çıkarıyor. 
Amerikan “Middle East Institute” adlı düşünce kuruluşundan üst düzey uzman Charles Lister, “ABD, askerlerin bir bölümünü Suriye’de tutmaya devam etmezse Arap devletlerinin asker göndermek istemeyeceğini” belirtti.
Bu arada “ABD ordusunun eli kanlı milis gücü” olan Blackwater da yine sahnede…
Blackwater’ın kurucularından Erik Prince, Suriye’de bir güç oluşturmak için Arap yetkililerin kendisiyle gayriresmi olarak temas kurduğunu, ancak Trump’ın ne yapacağını görmek için beklediğini söyledi.
Yani ABD, askeriyle, milisiyle asla Suriye’den çekilmeyecek. Trump, “çekileceğiz” dediği gün yeni üsler kurdular, hemen ardından da 100 füze fırlattılar, bu yalana kim inanır?
Suudi Arabistan, ABD’nin Suriye’ye asker gönderin talimatına her zaman olduğu gibi balıklama atlayan ilk ülke oldu. Ne de olsa kılıç dansıyla, ılımlı darbeyle Trump, Suudi Arabistan’a ciddi bir ayar çekti, bugünler için hazırladı.
Peki, ABD neden Suriye’de bir Arap ordusu istiyor?
Birçok neden olabilir, mesela ABD askerlerini daha rahat bir pozisyona alabilmek için…
Suriyeli Kürtler, Esad’ın üst üste elde ettiği başarılar sebebiyle gönüllerini Esad’a meylettirmiş olabilirler, bundan endişe ettiği için…
İngiltere, Fransa gibi ülkeler aba altından sopalarla ABD’nin yanında yer aldılar ve kendi halkları bu durumdan oldukça rahatsız, ABD Suriye işgalinde yapayalnız kaldı, kendisine sorun çıkarmayacak ortaklar, yani köleler arıyor.
Ve en önemli nedenlerden birisi de bugüne kadar pratik olarak ortaya koyamadığı Suudi Arabistan öncülüğündeki Sünni NATO’yu, Şii İran ve Esad’a karşı kullanabilmek ve bölgesel bir Şii-Sünni savaşını başlatabilmek için…
Şunu asla unutmamak gerekir ki, bugün ABD’nin ipiyle Suriye’ye inmeye hazırlananların tamamı, ABD’nin parçalamak istediği 22 İslam ülkesinden birisidir.
Bu sebeple başta Türkiye olmak üzere tüm İslam ülkeleri, Prof. Dr. Haydar Baş’ın birlik tezi olan “Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” tezi etrafında bir ve beraber olmak zorundadır ve Ortadoğu’nun kilidi olan Suriye kalesini Haçlı Batı ve büyük İsrail tasallutundan elbirliği içinde kurtarmak mecburiyetindedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.