Ortadoğu’da ABD’nin en sadık müttefiki Suudi Arabistan’da son zamanlar çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Teamüllere aykırı olarak veliaht prensliğe Kral Selman’ın oğlu olan Muhammed bin Selman’ın getirilmesinin ardından ülkenin diğer prenslerine ve üst düzey yetkililerine ciddi operasyonlar yapılıyor.
4 Kasım Cumartesi günü ülkede geniş bir yolsuzluk operasyonu başlatıldı. Yolsuzlukla mücadele için kurulan komisyonun başındaki isim Muhammed bin Salman...
Bu operasyon kapsamında birçok kişi gözaltına alındı ve bunların içinde 11 prens, 4 bakan ve onlarca eski bakan var. Ayrıca buna paralel olarak birçok üst düzey devlet yetkililerinin görevlerine de son verildi.
Eski Maliye Bakanı, Aramco Petrol Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi, Ekonomi Bakanı, Eski Riyad Valisi, Kraliyet Mahkemesi eski Başkanı ve daha niceleri…
En tanınmış olanı da Prens el Velid bin Talal…
17 milyar dolarlık servetiyle dünyanın sayılı zenginleri arasında, bin Talal… Sahibi olduğu Kingdom Holding’in, Twitter, Apple, Citigroup, Four Seasons otelleri zinciri, Rupert Murdoch'ın sahibi olduğu News Corp gibi meşhur firmalarda hisseleri bulunuyor.
Peki, nedir bin Talal ve diğerlerinin başını yakan hadise? ABD’deki başkanlık yarışı sırasında Donald Trump için “Amerika’nın yüz karası” demişti. Bir Twitter mesajında ise, Trump’a başkanlık yarışından çekilme çağrısı yapmıştı. Trump ise cevabında, Prens’e “budala” demiş, “Baba parasıyla Amerikalı siyasetçileri yönlendirmeye çalıştığını” söylemiş ve de “Ben seçilince böyle bir şey olmayacak” demişti.
Bu ve benzeri birçok sebep de sıralanabilir ama asıl sebep ABD’nin Muhammed bin Salman’la Suudi Arabistan’da gerçekleştireceği “ılımlı İslam” projesi…
Trump’ın Suudi Arabistan ziyareti sonrası Suudi yasalarında değişiklik yapılmış ve veliaht prens olan Muhammed bin Nayif azledilmiş yerine teamüllere aykırı olarak Muhammed bin Salman getirilmişti.
Bu atamadan önce Muhammed bin Salman’ın Trump’ın Yahudi damadı Kushner aracılığıyla 14 Mart’ta Beyaz Saray’da Trump’la özel görüştüğü biliniyor.
Ve bin Salman, yakın bir zaman önce ülkesini, radikal İslam’ı bırakıp, tüm dinlere ve dünyaya açık bir “ılımlı İslam”a döndüreceğini ilan etmişti.
Radikal İslam’ın da, ılımlı İslam’ın da bir ABD projesi olduğunu daha önceki yazılarımızda ifade etmiştik. Ve Türkiye olarak radikal İslam’ı IŞİD’le, ılımlı İslam’ı da FETÖ ile tecrübe ettik, etmeye de maalesef devam ediyoruz.
Israrla ABD güdümünde olmaya devam eden Suudi Arabistan, bu taşeronluğun bir bedeli olarak, bir ABD ahırından çıkartılıyor başka bir ABD ahırına sokuluyor.
Suudi Arabistan’ı Vahhabilik tuzağına çekenler İngilizlerdi, radikal İslam batağına çekenler ABD’lilerdi, şimdi de ılımlı İslam batağına iten yine ABD’liler...
Ilımlı İslam’a geçme vazifesini ABD’den alanlar, düne kadar radikal İslam vazifesini ABD adına yürütenlere sert bir şekilde operasyon yapıyor.
Helikopter kazaları, ölümler, operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, belki de idamlar…
Öncekilerin suçu ABD’ye ram olmaktı, bugünkülerin vazifesi yine ABD’ye ram olmak…
Bütün bu operasyonlar, “ılımlı” ABD’ciler ABD’nin verdiği yeni vazifeleri yaparken, “radikal” ABD’ciler engel olmasın diye yapılıyor.
Belki de ABD’nin asıl amacı, ne “ılımlı”nın, ne de “radikal”in yanında olmak; bilakis BOP kapsamında bölmeyi hedeflediği Suudi Arabistan’ı bu şekilde ikiye bölmek…
Bölerken de İslam coğrafyasının dizaynı için tepe tepe kullanmak… Barzani’ye bunu yapmadı mı? Şimdi de Suudi Arabistan’a yapıyor. Bu taşeronluğun bedelidir. Yaşanan örneklerden açıkça görülmektedir ki, ABD taşeronluğunun asla geleceği olmaz.
Bugün İngiliz taşeronu Damat Ferit’ler konuşulmuyor, bu ülkeyi ve milleti tam bağımsız yapan Mustafa Kemal Atatürk konuşuluyor, hayırla yad ediliyor, düşmanı bile onu rahmetle anmak zorunda kalıyor. Ve bugün bu çizgide Türkiye’de bir tek lider ve bir tek kadro yürüyor: Prof. Dr. Haydar Baş ve Bağımsız Türkiye Partisi…
Dünyaca ünlü Milli Ekonomi Modeli’yle, Sosyal Devlet-Milli Devlet teziyle, Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt teziyle, Atatürk Vatandır teziyle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ayşegül Torun 2017-11-07 10:34:51

türki̇yede ki̇ araplar ve tüm mülteci̇ler i̇nanin onlari bati ve abd yi̇ bi̇zden çok sevi̇yorlar hayranlar ve bi̇zden nefret edi̇yorlar hepsi̇ defolsun gi̇tsi̇n çoğu müslüman deği̇l olsalarda öyle bi̇r dertleri̇ yok i̇nanin

banner100