Tarım sektörü yılda 3.3 milyon ton civarında mazot kullanmaktadır. Verilen mazot desteği bu rakamın yalnızca yüzde 5'ini karşılamakta. Mazottan %36.57 ÖTV ve %15.07 KDV yani dolaylı vergi alınmaktadır. Bu rakam, çiftçiye bu yıl verilen 9 milyarlık toplam desteğe yakın bir miktar oluşturmaktadır. Yani salt mazottan alınan dolaylı vergilerle, bırakınız mazot desteğini, çiftçiye bir yılda verilen tüm destek geri alınmaktadır.
Oysa bizlere yıllardan beri örnek gösterilen ve girmek için yerlerde süründüğümüz Avrupa Birliği ülkelerinden Belçika, Güney Kıbrıs, Litvanya ve Letonya'da tarımda kullanılan akaryakıtta ÖTV yoktur. Romanya, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Macaristan, Slovenya, Finlandiya, İtalya, İsveç, İrlanda ve İspanya'da ise sembolik ÖTV alınmaktadır.
Bizde ise akıllara zarar bir uygulama ile; 2011 yılına kadar normal motorinden 7 kuruş daha ucuza satılan kırsal motorinin fiyatı normal motorine eşitlenerek, ağır olan vergi yükü daha da ağırlaştırılmıştır. Köylü mazotta yıllardan beri dolaylı vergilerin kalkması için isyanlar ederken; 7 kuruş daha ucuza almış olduğu mazotundan da maalesef olmuştur.
Köylü ah edip inledikçe başına bir sille daha yemiştir, yemektedir ve üstüne üstlük azar işitmektedir... İtilen-kakılan, yıllardan beri ürettiği para etmeyen, anasını alıp gitmek zorunda kalan bir köylü profili var karşımızda sevgili okurlar.
En pahalı girdilerle üretim yapmak zorunda kalan çiftçilerimizden AB ülkeleri çiftçileri ile yarışmaları istenmektedir...
Doğru ya sevgili okurlar ülkede petrol yoktur!.. Pek devletlu Başbakanımız; ülkemizde petrol olmadığını barım barım bağırmaktadır. Eğer petrol yoksa elbette bu ülkenin çiftçisine ucuz mazot veremeyecektir. Ama sağır sultanda -pek Sayın Başbakanımız da- bilmektedir ki; ülkemiz petrol denizi üzerinde yüzen bir gemi gibidir.
Bu ülkede bizzat Başbakan tarafından petrol yok denmesine rağmen; devletin petrol payını yüzde 2'lere kadar düşüren Petrol Yasası Meclis tarafından onaylanmıştır.
Komediye bakar mısınız?.. Olmayan petrolün yasası çıkmıştır sevgili okurlar?..
Anlayacağınız elin gavuru global şirketlere, petrol dahil her türlü maden çıkartma ruhsatı vardır ama köylü Mehmet Ağa'ya yoktur...
Evet, sevgili okurlar yok yok diyerek yok olmaya doğru giden bir Türkiye var maalesef...
Var olmak için İYİKİ VARSIN HAYDAR BAŞ demek zorundayız. Buna mecbur ve dahi mahkûmuz.
Şükürler olsun ki bu uyanış Anadolu köylerinden başlamış bulunmaktadır...
Geçen gün "Milletin Efendisi" programı çekimleri için gittiğim İzmir Kemalpaşa Dereköy'de -inanın abartısız söylüyorum- herkes İŞ AŞ HAYDAR BAŞ söylüyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.