Fatih hocayı sevenler ve sevmeyenler arasında sıkışıp kalan toplumun ve futbolun nefes almasına yardımcı olayım dedim kendi kendime... İnanıyorum ki olacağım da. Çünkü olay futbolun sıkıntı içinde bulunduğu sırada bir kurtarıcıya ihtiyaç duymakla başladı.
Artık ne Derwall ne Piontek vardı dünyada. Sadece para geçerli idi futbolda. Bu nedenle Abramovic vardı bastırır parayı istediğini yapardı. Bizde de böyle oldu. Ne varki bizim eski zenginler bu işlere bulaşmadı. Ancak ortaya çıkan yeni zenginler o sıralarda palazlanmamıştı. En dişe ve bu işe yatkın olanı Federasyon başkanı oldu ve açtı muslukların ağzını. Hoca al dedi sana ayda bir milyon. Dönem Abramovic dönemi ya, siyasette arkasında; kim tutar seni... Şimdi suç Fatih'in mi? Aman yandık gel kurtar bizi de, sonra kopar Galatasaray'dan getir hocayı milli takımın başına. Tamam da bu kadar paraya tantanaya bir unvan lazım. Unvan hemen bulundu. Türkiye Fubol Direktörü... Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi bir şey... Şimdi hoca hayır mı desin? aldı cebine koydu ünvanı. Soruyorum suç Fatih'in mi? Şimdi geldik 2016'ya hiç umut yokken katıldık mı Avrupa Futbol Şampiyonası'na? Grup kolay, leblebi gideriz falan derken ne alemi vardı pirim işinin? çıktı mı sana bir problem? Türkiye Futbol Direktörü tavrını koydu ben bu işi çözerim dedi ve prim yönetmeliği olmayan Federasyon'un paralarını istediği gibi dağıttı. Bu konuda Türkiye Futbol Direktörü, hiç açık seçik konuşmadı, hep dolaylı anlatım ve mimiklerle konuya değindi kendi mizacınla. Evet burada Türkiye Futbol Direktörü'nün suça ortaklığı var. Eee bu kadar kadı kızında da olur. Çıkmış kebabçının biri, Türkiye Futbol Direktörü için "Şimdiye kadar gider yapmış etraf yemiş, delikanlılığa bu gelmez, gördüğüm yerde döveceğim diyor" vay vay vay adama bak nasılda reklam yapıyor Abramovic haltetmiş. Şimdi gel de babalık görevini yapan Türkiye Futbol Direktörü'ne suçlu de...
Yazının burasına kadar şöyle bir göz attım da Türkiye Futbol Direktörü unvanından başka futbolla ilgili bir şey göremedim. Ayrıca Fatih Terim için üzüldüm. Beğenin beğenmeyin Türk futboluna imza atmış bir isim. O bir görevden ayrılırken futbol sorumlulukları tartışılmalıydı. Bu böyle olmadı. Ama bir şansı var. Türkiye Futbol Direktörü unvanı ile görev yapmış Fatih Terim, Türk Futbolu hakkında mutlaka kamu oyuna hesap vermelidir. Aldığında durum neydi, şimdi ne? Türkiye'de futbol nasıl gelişir? Hangi yatırım ve stratejiler gereklidir? İşte bunları ve bu konudaki çalışmalarını anlatmalıdır Fatih Hoca. Eğer bunları bizlerle paylaşırsa o suçsuzdur. Yok paylaşmazsa Türk futboluna büyük kastı vardır ve suçludur...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
OBJEKTİF ADAM 3 hafta önce

Sayın Göksu , 1990'ların başı itibari ile o zaman 3813 sayılı yasa ile TFF'nin "kamu kurumu" tüzel kişiliği bitti . Artık TFF , süperligdeki bir kulüpten farksız. Gelirleri de naklen yayın ihalesi ile oluşuyor. Yani devletin TFF'de tek kuruşu yok. Bence milli takımdaki oyuncudan malzemeciye kadar herkes gönüllü bir dernekde çalışıyor gibi para almadan çalışmaldır.. Çünkü bu sosyal sorumluluk projesidir. Çalışan kişi hobisinde / sosyal sorumluluk projesinde nasıl heyecan duyursa o şekilde görev yapmaldır: Ancak bu böyle değil. Bunu da bu hale 3813 sayılı yasanın uygulaması bu hale getirdi ve "Mademki TFF de bir kulüp tüzel kişiliği oluştu o zaman kulüp teknik direktörü , oyuncusu , şusu busu ne alıyorsa milli takımdaki de alır" anlayışı hakim oldu. Bu düzende Terim en son suçlu bile değildir. Suçlu bu yasayı anlamadan bilmeden uygulayan ve TFF'nin parasını tabana değil tavana sunan , hayatında topa değmemiş , işadamı ise herşeyden anlar gibi futboldan da anlar zihniyetindedir

banner100