06 Eylül 2014 Cumartesi 00:03
337 Okunma
3. dalgada 3 tutuklama
Tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edilen 8 şüpheliden 3'ü, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçundan tutuklandı. İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği kararda, şüphelilerle ilgili TCK'nın 312. maddesinde belirtilen "cebir, şiddet ve elverişlilik" unsurlarının değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Kararda, kamuoyunda "Balyoz Davası" olarak bilinen dava dosyasında yargılama neticesinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 9 Ekim 2013 tarihli kararıyla ilgili şu ifadelere yer verildi: 
“Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin ilamında, amaç suça ilişkin maddede aranan cebir, şiddetin her durumda ve her aşamada dar anlamıyla maddi cebir, fiziki kuvvet kullanma olarak anlaşılmaması gerektiği, buradaki cebrin suçun konusu, suçla korunan hukuki yarardan dikkate alındığında hukuka aykırı iradede mevcut cebirle ulaşılacak hukuka aykırı amaçlara cebir içeren zorlayıcı iradeye yönelmiş ve gerektiğinde fiziki cebir kullanacağı, fiziki cebirle sürdürüleceği duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkmış hareketler olarak anlaşılması ve maddedeki cebrin geniş anlamıyla kabul edilmesi gerektiği, failin kullandığı vasıtalar, suçun konusu olan hükümet ile konumu ve ilişkisi, kullandığı cebrin şekli, kaynağı, etki alanı, düzeyi, cebir kullanmaya ilişkin olarak sahip olduğu imkan ve kabiliyetler ile mümkün olan engel sebeplerin dikkate alınacağı belirtilmiştir."
Şüphelilerin Emniyet Müdürlüğü hiyerarşik organizasyonu içerisinde hareket etmeyerek "yasal olmayan oluşum" çerçevesinde faaliyet yürüttükleri vurgulanan kararda, “Meşru emir komuta zinciri dışına çıkabilen, gizliliğe, güvenliğe, denetime önem veren ayrı bir hiyerarşik yapı oluşturdukları anlaşılmıştır" denildi.

Görüşmeler tape yapılmış

Kararda, hedef şahıslar olmadığı halde, yasama dokunulmazlığı bulunan 61. Hükümet'in Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 21 Temmuz 2012'den 29 Kasım 2013'e kadar 63 kez hedef şahıslarla görüşmelerinin kayıt altına alındığı ve tape haline getirilerek dosyaya konulduğu kaydedildi.

‘İttifak doğrultusunda hareket ettiler’

Yasama dokunulmazlığı olan kişilerle ilgili suç unsuruna rastlanması halinde CMK'nın 138. maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde işlem yapılmadığı anlatılan kararda, bu şekilde "yasal olmayan hiyerarşik yapılanmanın gizliliğe riayet ettiği", "hedef şahıslar üzerinden hükümet ve hükümet üyelerinin dinlenildiği" ve "hükümeti iş görmez hale getirmek için kurdukları ittifak doğrultusunda hareket ettikleri" belirtildi. 
Kararda, şüpheliler İbrahim Şener, Mehmet Habip Kunt ve Mehmet Fatih Yiğit'in TCK'nın 312. maddesi kapsamında "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçunu işledikleri yönünde "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller"in bulunduğu kaydedildi. Kararda, şüpheliler hakkında adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı kanaatine varıldığı belirtilerek, şüphelilerin tutuklanmalarına karar verildiği kaydedildi.
Kararda, serbest bırakılan diğer 5 şüphelinin "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçundan tutuklanmalarının talep edildiği ancak tutuklamanın ölçülü olmayacağı kanaatine varıldığı belirtilerek, şüpheliler hakkında yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılmalarına karar verildiği ifade edildi. AA
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100