Bu haber kez okundu.

AVRUPA BİRLİĞİ MACERAMIZI TARİH AFFEDER Mİ?
Helsinki Zirvesi'ne Yunanistan Niçin Çok Sevindi?

Helsinki Zirvesi'ne Yunanistan Niçin Sevindi?

Helsinki sonrasında AB taraftarları Türkiye'de sevinç çığlıkları atarken ilginç bir biçimde Yunanistan'dan zafer naraları yükseliyordu: Yunan Hükümet sözcüsü Dimitri Reppas, "Yunan Hükümeti isteklerini elde etti" diyordu. Başbakan Simitis, "Kıbrıs'ın tam üye olması için, adadaki sorunun çözümü gerekiyor tartışması artık sona ermiştir" diyerek sırrı fâş ediyordu. Meğer AB uğruna Kıbrıs'ı elden çıkarıyormuşuz. Yunan medyası da bu yönde yayınlar yapmıştı. Örneğin Yunan NET TV "Beklediğimizden fazlasını kazandık" "Görkemli bir başarı kazandık" diyordu.31

Yunanlıların zafer sarhoşluğunu anlamak için AB dönem başkanı Prodi'ye kulak vermek gerekiyor; ne diyordu Prodi: "Türkler, Helsinki kararlarını satır aralarını iyi okusunlar."(32)

Satır aralarını okuma zahmetine katlanamayanlar için Sabah Gazetesi'nin Rum asıllı muhabiri Stelyo Berberakis'in haberine bakmalılar.33 Buna göre~|~ Yunanistan'ın Türkiye'nin AB'ye üye adaylığı için üç koşul öne sürmekte idi. İlki, Ege kaynaklı sorunlar. Yunan tezi bu meselenin Lahey Adalet Divanı'na götürülmesini savunmaktadır. Ancak Lahey Adalet Divanı'nın Türkiye lehine karar verme olasılığı yok. İkincisi, Kıbrıs'ın AB üyelik müzakereleri Türkiye tarafından engellenmemelidir. Bu da Kıbrıs'ın satılması anlamına gelmektedir. Üçüncüsü, Türkiye, insan hakları, anayasa değişikliği, demokratik ilkeleri içeren bir yol haritası çizmelidir. Bunun anlamı ise Türkiye'nin etnik temele dayalı olarak çok parçalı bir duruma getirilmesidir. Terör örgütü PKK'nın siyasallaştırılamasını da bu bağlama yerleşmektedir.

Sonuç itibariyle Stelyo Berberakis, Yunanistan'ın her üç konuda da kazançlı çıktığını belirtmektedir.

Yunanistan'ın ve Kıbrıs Rum Kesimi'nin Helsinki'deki kazanımları daha sonra cümle aleme malum oldu. Avrupa Komisyonu'nun genişleme sürecinden sorumlu üyesi Gunther Verheugen, bunu kamuoyunun önünde açıkladı. M. Ali Birand'ın " Kıbrıs sorunu ne olacak? Eğer 2002 yılında Kıbrıs'ta hala bir çözüme ulaşılmamışsa ne olacak?" sorusunu şöyle yanıtlıyordu Verheugen: "Kıbrıs şüphesiz siyasi diyalogun bir parçası ? yani Helsinki'den beri katılım öncesi stratejisinin bir parçası ? aynı zamanda da Katılım Stratejisinin önemli bir parçası. Siyasi diyalogun meyvelerini vereceğini ve Türkiye'nin yapıcı bir rol oynayacağını samimiyetle ümit ediyorum. Ancak, katılımdan önce siyasi bir çözüm bulamazsak, gerçek bir sorunla karşılaşırız. Helsinki kararları, Kıbrıs sorununun çözümünün bir ön şart olmadığını, ama Konsey'in ilgili unsurları dikkate alarak bir karara varacağını açık bir biçimde dile getiriyor. Bu da, Kıbrıs'ın mevcut durumuyla katılımının mümkün olduğu anlamına geliyor. Tabii, bunun bir garantisi yok ama böyle bir olasılık var. Bu nedenle, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması gereğini herkesin anlayacağını umuyorum. Türkiye'nin de bir parçası olduğu genişleme sürecinin Kıbrıs nedeniyle gecikmesinin son derece zararlı sonuçları olur. Çözüme yönelik görüşmeler rayına oturtulmalı. Bunun için yoğun bir şekilde çalışıyoruz ve Türkiye'ye bunun gerçekleşmesinde etkisini kullanması için çağrıda bulunuyorum. (34)"

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kıbrıslı Rumlardan Yana

Ama belli ki Avrupa, Kıbrıs meselesinin çözümünü Türkiye'ye bırakmayı düşünmüyordu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Kıbrıs Rum Kesimi'nin Türkiye'ye karşı açtığı davada Rum tezlerini haklı bulması aslında AB sürecinde Kıbrıs'ın geleceğini gösteriyordu: "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kıbrıs Rum Kesimi'nin Türkiye'ye karşı açtığı davada Rum tezlerini haklı buldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) karara bağladığı Loizidou Davası nedeniyle Avrupa Konseyi'yle üstü kapalı bir kriz yaşamaya devam eden Türkiye, Kıbrıs konusunda önemli bir darbe daha aldı. Kıbrıs Rum Kesimi'nin Türkiye'ye karşı açtığı "devlet davasında" AİHM, hemen hemen tüm suçlamaları haklı buldu.

Yaşam hakkından ifade özgürlüğüne kadar uzanan geniş bir yelpazede Türkiye'yi, protokolleriyle birlikte, Sözleşme'nin toplam 19 maddesini ihlalle suçlayan dava için verilen karar Ankara açısından gerek diplomatik, gerekse hukuki anlamda "önemli bir yenilgi" anlamına geliyor.

İlk devletlerarası hüküm Büyük Daire tarafından karara bağlanan ve Türkiye'ye ilk kez devletlerarası bir davada hüküm giydiren kararda Ankara, yaşam hakkı, mülkiyet hakkı, güvenlik hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi Sözleşme'nin en temel unsurlarını oluşturan maddeleri ihlal etmekle suçlandı.

Rum Kesimi'nin şu ana kadar Kıbrıs sorunu konusunda savunduğu hemen hemen tüm tezleri bir araya getiren davada verilen karar kelimenin tam anlamıyla Türkiye'yi adını koymadan "işgalci devlet" konumuna soktu.

Rumların eline önemli koz geçti Bir bakıma Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki tezlerini de "hukuk önünde çürüten" bu karar gelecek açısından önemli sinyaller de içeriyor. Kıbrıs Rum Kesimi'nin bu kararı Avrupa Birliği'ne üyelik konusunda ve Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen çözüm arayışlarında koz olarak kullanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Loizidou kararına bir de bu kararın eklenmesinin ardından Türkiye'nin Kıbrıs'a ilişkin diplomatik manevraları yürütmede çok zorlanacağı ve uluslararası platformda başının çok ağrıyacağı yönündeki yorumlar da giderek ağırlık kazandı." 35

Verheugen'ın bir de Sözde Ermeni Soykırımı meselesi ile ilgili bir mesajı da vardı: "Bunun yanısıra, Türkiye'nin de aşırı tepkili davranmaması gerektiğini düşünüyorum. Bunun açık tartışma ve karşılıklı anlayış amaçlarına hizmet etmediği kesindir. Türkiye'nin AB ile ve üye ülkelerle yakın bağları, mevcut anlaşmalara dayanan ilişkiler ve Türkiye'nin aday ülke olarak durumu dikkate alındığında, yapıcı bir yaklaşım bulunmasının mümkün olacağına inanıyorum. Tavsiyem biraz daha sakin olunmasıdır. Bunun çok duygusal bir konu olduğunu biliyorum. Bir Alman olarak bunun ne anlama geldiğini çok iyi anlıyorum. Bunu tarihçilere bırakın. "36

En iyisi Almanya gibi davranmalı diyor Verheugen. Bunun anlamı şuydu, Türkiye, Sözde Ermeni Soykırımı'nı bir biçimde kabul edecekti.

Yarın: Lüksemburg'dan Helsinki'ye Ne Değişti?

Dipnotlar:

31 11.01.1999 tarihli Milliyet Gazetesi.

32 11.01.1999 tarihli Hürriyet Gazetesi.

33 12.01.1999 tarihli Sabah Gazetesi.

34 Avrupa Komisyonu'nun genişleme sürecinden sorumlu Üyesı Gunther Verheugen İle M.A.Birand Tarafından CNN?Türk'de Yapılan Görüşme (3.2.2001)

35 Güven Özalp Brüksel , Kıbrıs darbesi 11.05.2001 tarihli Milliyet.

36 Aynı yer.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100