Bu haber kez okundu.

Bilim dünyamızdan
Bimadamları ek işlere yöneldiler

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Gür'ün, yaptığı arştınma sonucunda, maaşlardaki erimenin bilimadamlarını başka alanlara yönelteceği, bunun da büyük bir beyin göçü yaratacağını kaydederek, şunları ifade etti: "Bilimadamlarının maaşının sürekli erimesi, üniversitelerde yürütülen bilimsel çalışmaları sıkıntıya sokabilir. 1980'li yıllarda 1000 dolar üzerinde maaş alan bir profesörün eline, bugünlerde 500 dolar düzeyinde ücret geçiyor. Bu yüzden, üniversitelerde büyük bir beyin göçü başlaması yakındır. Çünkü, öğretim üyeleri, geçimlerini sağlayabilmek için bilimsel çalışmalar yerine ek işlerle uğraşmaya başladı."

Akademik kariyer azminden uzaklaşılıyor

Araştırmanın "akademik kariyer talebi" bölümünde de, ücretlerde iyileştirme yapılamamasının, üniversitelerde okuyan öğrencileri akademik kariyer isteğinden uzaklaştırdığına işaret ediliyor.

Hayat standartlarının gittikçe kötüleşmesi sonucu, üniversitelerdeki başarılı öğrenc~|~ilerin akademik kariyer tercihinden vazgeçmeye başladıklarına değinilen araştırmada, şu görüşler yer alıyor: "Bilim, gittikçe vasat ve piyasada iş bulamayan öğrencilerin uğraştığı dal haline gelmeye başladı. Bu da, Türkiye'nin dünya ülkeleriyle mecburen girdiği yarışı, başlamadan kaybetmesi demektir. Öğretim üyeliğinin cazip bir meslek grubu haline getirilmesi için ciddi önlemler alınması gerekir. En yetenekli ve üretken kişilerin kariyer yapması için özendirici cazip koşulların oluşturulması şarttır. Bugün, yetenekli gençlerimiz akademik kariyerden kaçmaktadır. Bunun sonucunda da, kariyer, çoğunlukla vasat kişilerin eline geçmekte, hatta üniversitelerimiz, çoğu insan için ekmek kapısı olmaktadır. Ancak, bu durumun düzeltmesini isterken herkese aynı maaş sistemi savunulduğu düşünülmemelidir. Aksine, üretkenliğe göre maaş sistemi geliştirmek için çalışmalar yapılmalıdır."

Gelişmişliğin ölçütü: bilimsel makale sayısı

Araştırmada, bir ülkenin bilimsel açıdan gelişmişliğini gösteren kriterin, bir yıl içinde uluslararası düzeyde kabul gören bilimsel dergilerdeki yayın sayısı olduğu da belirtildi.

Makale sayılarını analiz ederken, gerçekleri daha iyi görmek için bazı noktaların gözden kaçırılmaması da istenen araştırmada, Türkiye'nin bilimsel makale verileri hakkında da şu bilgiler verildi: "1980 yılında 250 civarındaki bilimsel makaleyle 45. sıradaydık. 1999'da 6 bin 206 bilimsel makalemiz yayımlandı. Özellikle son yıllarda, bilimsel makalelerdeki yıllık artış oranı ile dünyada ilk sıralarda yer aldık. Ancak, 2000 yılı verileri, yayımlanan 6 bin 226 makale ile bu artışın durduğunu göstermektedir. Türkiye, uluslararası alanda kabul gören makale sayısındaki artışla 25. sıraya yükselmiştir. Ancak, geride bırakılan ülkelerin nüfusu ile karşılaştırma yapıldığında, bu sayılar ve sıralamanın aldatıcı olduğu görülür. Türkiye sayısal olarak Portekiz, Yugoslavya ve Yunanistan'ı geçmiştir. Ancak, Yunanistan'ı geçişin gerçek olması için, Türkiye'nin yayın sayısının 25 ya da 30 bin civarında olması gerekir.

Dünyadaki çarpıcı örnekler Amerika, Almanya ya da Japonya'dır. Bunların yayın sayılarına bakıldığında karşımıza çıkan 4.1 oranı, aynı zamanda nüfus oranlarını da ortaya koymaktadır. Bu sonuç, Almanya, Japonya ve Amerika'nın bilimsel makale sayısı açısından başabaş yarıştığı anlamına gelmektedir."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100