28 Ağustos 2003 Perşembe 00:00
233 Okunma
Bir çınar daha devrilmek üzere
Çevresindeki evlerin yıkılmasıyla cemaatini kaybeden caminin koruyucu duvarlarının tahrip olması, dışarıdan müdahalelere kapı aralıyor. Caminin dış duvarında bulunan tek çeşmesi de uzun süredir akmıyor. Camiye namazlarını kılmaya gelen vatandaşlar, abdestlerini hortumla taşınan suyla alabiliyor.

Caminin duvarlarında derin yarıklar bulunuyor

Cami, içerisinde çeşitli tarihi yapıları barındıran aynı adlı külliyenin de en çok zarar gören bölümünü oluşturuyor. Caminin tabanındaki çökmeye bağlı olarak duvarlarında derin yarıklar bulunuyor. Camide yaklaşık 10 yıldır görev yapan imam Mehmet Sarı, 2 ay önce caminin temellerinin sağlamlaştırılması için yeni bir çalışma başlatıldığını söyledi."Epoksi" adı verilen özel maddenin cami duvarlarının temeline konularak güçlendirildiğini anlatan Sarı, çalışmaların kısa bir süre önce tekrar durduğunu ifade etti. Sarı, göreve başladığında Hacettepe Üniversitesi tarafından cami yakınında bir otopark inşaatı yapıldığını belirterek, 2 katlı ve derin~|~liği kimi yerlerde 20 metreye ulaşan otopark inşaatının, camiye yer yer 1,5 metreye kadar yaklaştığını, buradaki çalışmaların da camiyi olumsuz yönde etkilediğini kaydetti.

Çalışmalar yüksek

maliyete takılıyor

Karacabey Vakfı'nın maddi desteğiyle zemininde sağlamlaştırma çalışması yapılan cami, şu anda dayanaklarla askıya alınmış durumda bulunuyor. Restorasyon çalışması için Kültür veTurizm Bakanlığı'ndan izin alınırken, caminin aslına uygun olarak yeniden kazanılmasını amaçlayan proje üzerinde halen çalışılıyor.

Camideki derin yarıkların nedeni ise devamlı olması gereken bakımların zamanında yapılmayışı, fiziki koşulların yarattığı tahribatve caminin de üzerinde bulunduğu zemin koşullarının yıkımlar ve yeni inşatlar dolayısıyla bozulması olarak gösteriliyor. Altındağ Belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve vakıf mütevellisinin başlattığı çeşitli girişimler ise 300?350 milyar lirayıbulan maliyet karşısında durmak zorunda kalmış. Karacabey Vakfı ile Hacettepe Üniversitesi arasında imzalanması düşünülen ve caminin onarımını öngören protokol ise yeni bir çıkış yolu olarak düşünülüyor.

Aslına uygun restore edilecek

Tarihi külliyenin aslına uygun restore edilerek, gelecek kuşaklara aktarılması için aralarında Yenimahalle Belediye Başkanı Tuncay Alemdaroğlu'nun da bulunduğu bir grup Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi de harekete geçti. Meclis üyeleri, bu konuda hazırladıkları önergeyi Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanlığı'na sunarken, önerge incelenmek üzere Anıtlar ve Tarihi Alanlar Koruma Komisyonu'na gönderildi.

Külliyenin tarihi

Altındağ Belediyesi tarafından yayınlanan "Altındağ'da Manevi Coğrafya" isimli kitapta yer alan bilgilere göre, imaret cami, türbe ve hamamdan oluşan külliye, 1440 yılında Celaleddin Karacabey tarafından yaptırıldı. Mutfak, mahzen ve ahır gibi yapılarını zaman içerisinde kaybeden külliye, çeşitli tarihlerde onarıldı. 1790 yılına ait kayıtlarda ''cami, türbe, imaret, çeşme su yolları ve çifte hamamların harap olması sebebiyle onarılması için keşif" yapıldığı belirtiliyor. Külliye, 1892 yılında yaşanan deprem sonrasında da onarımdan geçti. Caminin çevresindeki tarihi doku ise Hacettepe Üniversitesi Merkez Kampusu'nün inşası ile birlikte yok oldu. İnşasında kesme taş, moloz taş, devşirme parçalar, tuğla ve az miktarda çini kullanılan Karacabey Camisi depremde gördüğü hasar nedeniyle asıl şeklini kaybetti. Zamanın şartlarına göre basitçe onarılan caminin plan şeması, son cemaat yeri ve minaresi ise aslını muhafaza ediyor. Cami, 1938 yılında mütevellisi, 1964 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü, 1989 yılında da Türkiye Diyanet Vakfı tarafından onarıldı.

Mezarlar bakımsız, kitabeler kırık

Hacettepe Üniversitesi'nce 1992 yılında caminin altına kadar uzanan bir otopark yapıldı. Halen tehlikeli durumda olan camide, vakitnamazlarının tamamı kılınamıyor. Caminin kuzeybatı köşesinde yer alan sekizgen yapılı Karacabey Türbesi ise kubbeli bir yapı özelliğini taşıyor. Türbenin kitabesinden, 1444 yılında şehit olan Karacabey'e ait olduğu anlaşılıyor. Türbenin, 1876 yılındaki 93 harbinde kurşun kaplaması sökülen kubbesi, ahşap bir çatı ile örtülürken, 1943 yılında Müzeler Genel Müdürlüğü'nce yapılan onarımla tekrar kuruşunla kaplandı. Caminin çevresindeki mezarlar bakımsız, kitabeler ise kırılmış durumda bulunuyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100