Bu haber kez okundu.

Diyet tek başına tedavi
Van Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı İlhami Gültepe, "Hastalığa göre beslenme 'diyet', ilaç gibi tek başına tedavi yöntemidir" dedi. Gültepe, hastaların belirlenen diyete uyması dahilinde hastalığın önüne geçebildiklerini ve ilaçlardan daha etkili olduğunu söyledi.

Her hastaya ayrı diyet

Her hastalığın ayrı bir beslenme şekli olduğunu ve hastalıktan tamamen kurtulmak için buna mutlaka uyulması gerektiğini belirten Gültepe, şöyle konuştu: "Mide ve bağırsak hastalarının, bulgur, kola, ekşi gıdalar, ekmek, makarna gibi yiyeceklerin yerine bol yeşil sebze ile kayısı, elma, havuç gibi meyveler yemesi, bol su içmesi gerekmektedir. Özellikle mide kanamalarına yol açma tehlikesi olan kavun ve karpuzdan uzak durulmalıdır. Kolesterolü olanların kırmızı et ve yağ tüketimi kontrol altına alındığı takdirde hasta normale dönüyor."

Ne yemeli, ne yenmemeli?

Gültepe, şeker hastalarının rafinerize şekeri tüketmemesi ve ekmeği belli sınırlar dahilinde tüketmesi gerektiğine işaret ederek, şunları söyl~|~edi: "Romatizma hastalarının, verilen diyete göre zayıflaması gerekir.Çünkü vücut ne kadar az ağırlık taşırsa, ağrılar o kadar azalır. Domates, kahve, fındık, süt gibi besinler romatizmal ağrıları artırır ve alerjiye neden olabilir. Omega?3 bakımından zengin olan sardalya veuskumru gibi balıklar yenilmelidir. Omega?3 ağrı ve acıyı dindirir, eklem sızlamasına iyi gelir. C, D ve E vitamenleri, romatizmanın daha da ilerlemesini önler." Migreni olanların çikolatalı besinler, makarna, yoğurt, peynir gibi mayalı yiyecekler, şampanya, kırmızı şarap, kahve, çay ve koladanuzak durması gerektiğini belirten Gültepe, kemik erimesine karşı da günde en az 3 bardak süt, mutlaka peynir ve yoğurt tüketilmesini önerdi. Gültepe, "Sigara, kahve ve alkol kullanmamalı, tuz azaltılmalıdır. D vitamini bol alınmalı, bunun için bol bol yürünüp güneş ışığından faydanılmalı ve tahıl, balık yağı tüketilmeli" dedi.

Düzenli ve dengeli beslenmeli

Gültepe, yüksek tansiyonu olanların mutlaka tuzu azaltması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Günde en fazla 6 gram tuz alınmalı. Muz, kayısı, kurutulmuş meyve, mantar, ıspanak, haşlanmış fasulye gibi yiyeceklerde bol miktarda bulunan potasyum artırılmalı. Ne kadar normal kiloda olunursatansiyon için o kadar faydalı olur. Bunun için daha dengeli beslenmeli, az yağlı yiyeceklerle beslenilmelidir." Ağır karaciğer hastalarının, belirlenen diyetle beslenmesi gerektiğini de anlatan Dr. İlhami Gültepe, şöyle devam etti: "Orta derecedeki karaciğer hastalıklarında hafif bir diyet uygulaması gerekir. Hepatit B ve karaciğer rahatsızlığı olanlar, kesinlikle bayat gıdalar ve kuruyemişlerden uzak durmalıdır. Baharat,tat ve koku verici maddeler kullanılmamalıdır. Salam, sucuk, pastırma sosis gibi et ürünleri kesinlikle diyetten çıkarılmalıdır.

Diyet, kilo kontrolü ve spor

Van Yüksek İhtisas Hastanesi Karadioloji Uzmanı Yavuz Uluca ise kalp hastalıklarının önlenmesi ve tedavi edilmesinin, ancak yaşam tarzının değiştirilmesiyle mümkün olacağını, bunun ise diyet, kilo kontrolü ve düzenli egzersizden oluştuğunu bildirdi. Uluca, kalp rahatsızlığı olanların, başta sakatat olmak üzere kırmızı et tüketmemeleri gerektiğini belirterek "Kırmızı et yerine meyve ve sebzeyi çok tüketmelidirler. Başta balık olmak üzere tavuk, hindi gibi beyaz et ürünleri et olarak tercih edilmelidir. Fıstık yerine, badem ve ölçülü olarak ceviz yenilmelidir" dedi. Dr. Uluca, kalp hastalarının kepekli ekmek tercih etmeleri gerektiğini, protein ihtiyacının karşılanması için de et yerine fasulye, nohut, mercimek tercih edilmesi ve tüm kremalı ürünlerden uzak durmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100