Bu haber kez okundu.

Gençlerimiz çılgınlaştı
Psikiyatrik Eğitim Danışma Araştırma ve Tedavi Merkezi'nde görevli psikiyatri uzmanı Dr. Mustafa Güveli, aşırı hız tutkusunun nedenlerini anlayabilmek için öncelikle "Gençler neden kendi hayatlarına, başkalarının hayatına malolacak bir tehlikeyi yaşamaya devam ediyorlar?" ve "Bir insan neden böyle bir şeyi yapar, neden kendi hayatını riske eder?" sorularının sorulması gerektiğini söyledi. "Yaşamın her anında istediği her şeye ulaşabilen tatminsiz bir nesille karşı karşıya bulunulduğunu" belirten Dr. Güveli, bunun da ''tatminsiz ruhlarda tatmin arama çabasını beraberinde getirdiğini" söyledi.

Risk almanın gerek bedensel heyecanı artırması ve gerekse ruhsal heyecan sağlaması nedeniyle bazı kişiler için "zevk verici" olduğundan bir "tatmin aracı" görüldüğünü belirten Dr. Güveli, bununda riskin büyüklüğüyle orantılı olarak "aşırı hızlı araba kullanma" başta olmak üzere "araba yarışları" ve "Rus ruleti oynama" olarak karşımıza çıktığını anlattı.

Dr. Güveli, şöyle devam etti:

"Caddelerde~|~ pahalı ve lüks arabalarını yarıştırıp kendisini ve çevresini riske eden gençlerin genel durumuna bakarsak, yaşanabilecek zevklerin tümünü yaşamış ve duyulabilecek heyecanlar konusunda her türlü zevki tatmış olduklarını görürüz. Böyle insanlarda tatminsizlik ve bu anlamda farklı arayışlar baş göstermeye başlar." "Riske edilen şeyin değeri kişi için ne kadarsa, heyecanın da o kadar arttığını" vurgulayan Dr. Güveli, şunları söyledi: "Milyarder bir kişi için 1 milyarın değeri, kıt kanaat geçinen birinin 1 milyon liraya verdiği değerden daha azdır. Dolayısıyla o meblağ onu heyecanlandırmaz ve tatmin etmez. Bu durumda riske edeceği en kıymetli şey canı ve bedenidir. Hiç kimse bedenine paha biçemez. Dolayısıyla onu riske etmek heyecanı sonsuz artırır. Tatminsiz ve hayatında sınır tanımamış birisi için de hayatını riske etmek, başka zamanlarda yaşanmayacak bir haz ve heyecan sağlayabilir."

BAŞHEKİM VERİMLİ'NİN ÖNERİSİ...

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Arif Verimli de, aşırı hız tutkusunun bir "dürtü denetleme bozukluğu" olduğunu ifade ederek, bunu da "topluma ve kişinin kendisine herhangi bir şekilde yararlı olmadığı halde, kendisinin ve çevresinin yaşamını tehlikeye atma durumunu önleyememe ya da önlememe" olarak açıkladı. Dürtü denetleme bozukluğunun, özellikle çocukluk dönemi boyunca arzu ve istekleri yerine getirilmiş, katlanma ile arzu ve isteklerini erteleme gücü kazandırılmamış insanlarda bulunduğunu vurgulayan Doç. Dr. Verimli, şöyle devam etti:"Böyle insanlar bekleyemez, sabredemez, tahammül edemez ve katlanamaz. Hatalı ve yanlış bir çocukluk eğitimi sonunda dürtülerini denetleyemeyen, topluma ve kendisine zararlı olabilecek davranışları ısrarla tekrarlayan gençler ve kişiler olarak karşımıza çıkarlar." Doç. Dr. Verimli, "aşırı hız" nedeniyle ehliyeti alınanların psikiyatrik bakımdan değerlendirilmeleri gerektiğini de belirterek, ''Aşırı hız ve olumsuz sonuçlarını en aza indirebilmek için, bu nedenle ehliyeti alınanların psikiyatrik tedavi görmesi ve eğitilmesi gerekir. Hatta mümkünse yeterli doktor raporu olmadan trafiğe girmesine de izin verilmemelidir" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100