Bu haber kez okundu.

Gençlik çağı fay hattını andırıyor
Gençin bu dışlanmadan kurtulmak için kendisine kim bir kimlik verirse ona yöneldiği, böylece bir alt kültür malı, hatta alt kültürün teröristi olduğu belirtildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen?Edebiyat Fakültesi'nce düzenlenen "Gençlik Sorunları" paneli, üniversitenin Eminönü yerleşkesinde gerçekleştirildi. Panelin açılışında konuşan Psikiyatrist Prof. Dr. Özcan Köknel, gençlik çağının insanın yaşamında en önemli çağ olduğunu ifade etti. Bu çağın hem bedensel, hem de ruhsal olarak bir gelişme ve değişme çağı olduğunu anlatan Prof. Dr. Köknel, "Gençlik çağı bir fay hattı çağıdır. Çünkü her beş gençten birinde bir davranış, kişilik bozukluğu ya da akıl hastalığı ortaya çıkma olasılığı vardır" diye konuştu.

Toplumun bir parçası olduğunu bilmek

Gençlik çağındaki gelişmenin en önemli kısmını toplumda bir yer sahibi olma çabasının oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Köknel, şöyle devam etti: "Bu çağda 'ben bu toplumun bir parçasıyım' bilinci oluşur. Genç tüm toplumla bütünleşemezse, baz~|~ı ruhsal sorunlar gelişir. Uyuşturucu madde kullanımından satanizme kadar tüm kötü yönelimlerin nedeni gencin kendini içinde bulunduğu aile ortamının, kurumların dışında hissetmesidir. Genç bu dışlanmadan kurtulmak için kim bir kimlik verirse ona yöneliyor. Böylece bir alt kültür malı, hatta alt kültürün teröristi oluyor."

Uyuşturucu madde bağımlılığı artışta

İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen?Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Kasatura da, alkol ve madde bağımlılığının son yıllarda tırmanışa geçtiğini vurguladı. Önceden önlem alınmasının asıl önemli faktör olduğunu, çünkü kişi bir kez bağımlı olduğunda tamamen tedavi oranının yüzde 10 dolaylarında kaldığını vurgulayan Prof. Dr. Kasatura, "Alkolün yanında çeşitli sakinleştirici, uyarıcı maddeler de maalesef gençlerin son zamanlarda rağbet ettiği nesneler arasında" dedi.

İntihar eden çocuklar

Psikiyatrist Prof. Dr. Aysel Ekşi ise, gençlerin gelişme çağının getirdiği bunalımları en geç 22?23 yaşlarında aştığını ancak bu gençlerden yüzde 17'lik bir oranın toparlanamadığını bildirdi. Dünya ile karşılaştırıldığında Türkiye'nin yüzbinde 2?3 ile intihar oranı düşük ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Ekşi, sözlerini şöyle tamamladı: "Batman dışında Türkiye genelinde intihar oranı Batı ülkeleri ve Rusya kadar yüksek değil. Aile yapımızın, birbirimize destek olmamızın bunda mutlaka rolü var. Bütün dünyada Türkiye dahil intiharlar 15?24 yaşları arasında en yüksek noktasına ulaşıyor. Sessiz, içine kapanık, silik çocukların en ciddi sorunları yaşadığını gözden kaçırıyorlar."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100