09 Şubat 2011 Çarşamba 00:00
397 Okunma
İslam'da üç temel ilim
Asli kaynaklara indiğimiz de İslâm'da üç temel ilim olduğunu görüyoruz... ~|~ Asli kaynaklara indiğimiz de İslâm'da üç temel ilim olduğunu görüyoruz.
Bu üç temel ilmin kaynağı, Cibril hadisidir.
Ebu Hureyre (ra)' den, şöyle rivayet olunmuştur.
"Bir gün Resûlullah (sav) açıkta oturuyordu. Yanına biri gelip: " İman nedir?" diye sordu. "İman: Allah'a ve meleklerine, kitaplarına Allah'a mülâki olmaya (Ru'yetûllah'a), peygamberlerine, öldükten sonra dirilmeye ve kadere inanmandır." cevabını verdi. " Ya İslâm nedir?" dedi. " İslâm: Allah'a ibadet edip hiçbir şeyi O'na ortak koşmamak, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmaktır ve haccetmektir." buyurdu. Ondan sonra " Ya İhsan nedir?" diye sordu. " Allah'a sanki görüyormuş gibi ibadet etmendir. Eğer sen Allah'ı görmüyorsan, şüphesiz O, seni görüyor. " buyurdu.
? Sonra gelen adam arkasını döndü gitti. Resûlullah (sav) " O'nu çağırın" diye emrettiyse de izini bulamadılar. Bunun üzerine buyurdu ki: " İşte bu Cibril (as)'dır. Size dininizi öğretmek için geldi. "
Hadis-i şerifte yöneltilen sorulardan "İman Nedir?" sualiyle İlm-i Akaid; "İslâm Nedir" sualiyle İlm-i Fıkıh; "İhsan Nedir" sualiyle, İlm-i Ahlak yani Tasavvuf tarif edilmiştir. Zikredilen bu üç temel ilim tasnifini başta İmam-ı Gazali olmak üzere bütün büyük İslam alimleri yapmaktadırlar.
Hatta İmâm-ı Gazali bu ilimleri önem sırasına göre şöyle sıralanmaktadır: "İlm-i Akaid, İlm-i Ahlak (Tasavvuf) ve İlm-i Fıkıh" İlm-i Akaid, itikat esaslarını anlatır. İlm-i Ahlak (Tasav-vuf), imanın kemali için kalbin salahının nasıl gerçekleşeceğinin yollarını gösterir.
İlm-i Fıkıh ise zahir cihetiyle İslâmiyeti
yaşamada uyulacak kural ve kaideleri ihtiva eder.
Hadîs-i şerifte görüldüğü üzere; Tasavvuf, İslâm'ın bir nevi derinliği hükmündedir. Bu hadiste "iman" ve "İslâm" kelimelerinden sonra "ihsan" kelimesine ayrı bir mana verilmiştir. İhsan terimiyle: "ihlas" ve "tevekkül", " sadakat" ve "nefs tezkiyesi", "murakabe ve muhasebe", "tefekkür ve marifet", "muhabbetullah ve rıza" gibi teslimiyetin ve kulluğun özünü  teşkil eden kalbi mefhumlara ayrı bir önem atfedilmiştir. Bu saha ise hiç şüphesiz, tamamen tasavvufun sahasıdır.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121