26 Şubat 2011 Cumartesi 00:00
538 Okunma
Kadim dostlara bir Fatiha...
Asılları Çamurdan'dı. Gönülleri ay yüzlü Engin'di. Bozkırlı Ali oldular, Hüseyin oldular, Kocayayla'da Lütfullah oldular, Mustafa oldular, Ahmet oldular, Baba Aziz oldular... Celal Hoca'yla Baki Hoca'ya haldaş oldular? Yoldaş oldular? Ruhaniyetleri Anadolu'da gezmeye devam ediyor? ~|~

Canınız mı sıkıldı yine?
Yaşadığınız nice olay ağzınızın tadını mı bozdu?
Endişe rüzgârları mı üşüttü sizi? Yoksa şunu mu söylemek istediniz:
"Hastalanıyoruz, çağın sayısız maddi ve manevî mikrobundan?
Psikolojimiz iyi değil?
Ruhumuzun hasreti dinmek bilmiyor? Toplumsal sorunlarımız insana dönük girift bilmecelerle dolu?
İçimizdeki fırtınalarla sokağa çıkıyoruz?
Problemlerimizle güne yorgun başlıyor, bitkin olarak akşamlıyoruz.
Dünyaya açılan pencerelerimiz gördüklerine inanamıyor. Güvenecek dal bulamıyoruz?."
Farkında mısınız, hepimizin öncelik listesi değişti?
Ferdiyetçi bir toplum olduk gitti?
Önceliklerimiz bizi ele verdi, ben merkezli bir hayat inşa ettik?
Egoist bir yaşamın kıyısında huzursuz ve umutsuz yığınlar haline geldik.
İster istemez bunun sonuçları da acı oluyor?
Haberleri seyretmek gelmiyor içimizden?

Peki, ne oldu bize böyle?
Sevgimizi cimrilik bohçamıza mı kilitledik??Vicdanlarımız kaza geçirdi. Kimi öldü, kimi yaralı? Sağ kurtulanlar ayakta durabilmenin derdinde?
Öyle ki kendiyle barışık olmayanlarımız herkesle kavga ediyor. Bu bazen siyasette kendini gösteriyor, bazen sporda, bazen trafikte, bazen sokakta, bazen işyerinde, bazen okulda, bazen evde? Uzatın uzatabileceğiniz kadar o kabarık listenizi? Etrafımıza bakınca görünen manzara bu.
Her gün vahşet, katliam, cinayet, sapıklık, cürüm, sahtekârlık, iftira ve yalan dolu haberler? Şunu söylemek hiç de yanlış olmaz.' Diziler, ah o renkli ve sihirli ama bir o kadar da sinsi ve zehirli diziler! Onlar neredeyse hayatımızın merkezini oluşturuyor?'Roller dağıtılıyor gözünü ve gönlünü kaptıranlara?
Öyleyse beğenin içinizdeki canavara uyan rengi, istediğiniz zevki!..
Bu taksimi yapanlar kimler?
Zannetme masumdur, ol bahtını karartacak dost gözüken eller!..
Hayat dizilerden uzak, gerçek bambaşka?
Bu âlemde his yoksulları artıyor?
Gönlü zengin kullar azalıyor?
Dünya ahir zamanını yaşıyor?
Ölen niçin öldüğünü,
Öldüren neden öldürdüğünü izah edemiyor?
Kabil kardeşi Habil'i öldürünce ne söyledi ki?
Ya Yusuf'u kuyuya atan kardeşleri ne dedi?
Ne diyebildi?
Şahım Hüseyn'i Kerbelâ'da şehid eden zalimler güruhu kimin ağzıyla konuştu?

Gelelim yine bugünlere?
Suç oranlarında rakamlar uçuk?
'Nereye gidiyoruz' diye birbirimize soruyoruz. Peki, niçin,  'kimin peşinden gidiyoruz' diye sorgulamıyoruz? Kimin izini takip ediyoruz?
Aynada gözüken karartı neyin nesi?
Durumlar hiç iyiye gitmiyor.
Buna rağmen şikâyet makamında söylenmeler devam ediyor?
Aslında biz mutlu olabilmeyi unuttuk. Huzur bize uzak.
Aramızdaki bağlar iyice zayıfladı. Topun, tüfeğin yapamadığını biz kendi kendimize yaptık. Birbirimize sırtımızı döndük.
Ya Aile yapımız kimlerin peşinde tarumar oldu?
Neslimiz nefessiz kaldı, onu boğan girdaplar içinde.
Anlamsızlaşan hayatımızda sağlam ne kaldı?
Sayısız virüs insanlığımızı teslim aldı.
Tepetaklak olduk durduğumuz o sağlam zeminde.
Kimyamız felç?
Kimliğimiz kimlerin ameliyat masasına kondu?
Hûû, duyan ve görenler niçin duymazlık ve görmezlik kayıtsızlığına esir?
Hey gidi şanlı ve şerefli geçmişim!
Mazide dünya bize göre şekil alırdı, örneğini bizde bulurdu.
Ya şimdi?
Biz böyle değildik? Kimlere benzedik de bu hallere düştük? Hayır? Hayır? Ömrümüzün kaçıncı mevsimi, bilmiyoruz? Kaç tane daha yaşarız, onu Sahibimiz bilir?

"Bizden önce gidenler" kervanının, ağzı dualı dostlarını hatırlayalım
Bu vesile ile geçmişte birlikte aynı kaderi paylaştığımız, bizden önce gidenler kervanının ağzı dualı nice dostumuzu, nice değerli Hocamızı hatırladım? Her biri Ahiret zengini bu Erenleri şefaat temennileri içinde yâd etmek kararan yüreklere birer kandil olur duasındayım?
İçimizden çıkmış birer kıymet? Birer Allah adamı?
Onlar diri?
Ölmedi?
Hakka vasıl oldu?
Aramızda sadece hasret köprüsü var?
Tam bir özlem?
Köprübaşında bekliyorlar yine mütebessim çehreleriyle?
Her biri ruhumuzun derinliklerindeki aradığımız huzuru ömürlerinde fazlasıyla yaşadı?
Bedenleriyle dünyada, kalpleriyle ahirette oldular?
Hızlı yaşadılar ama dolu dolu? Aceleleri vardı?
İbadet azıklarıydı? Rehavetin gölgesi düşmedi üzerlerine?
24 Saatlerinde zıpkın birer delikanlıydılar? Yaşlanmadılar, zamane yorgunları gibi laf üretmediler. Hep genç kaldılar...
Zor zamanlarda onları yanınızda hissederdiniz? Hüzne de sevince de ortak olurlardı.
Dertleri zevk edinmişlerdi. Vatanları Leyla idi, Şirin idi..
Gece?gündüz, yaz?kış fark etmedi onlar için. Kefenleri sırtlarında yol yürüdüler?
Ok gibiydiler, kendilerine şekil veren Mevlana gönüllü Aşk Erinin yayında?
Yerinde durmadılar? Oturmayı da, yatmayı ahirete bıraktılar.
Görevden asla kaçmazlardı?
Onun için hizmet trenini hiç kaçırmadılar?
Mazeret salıncağına hiç binmediler. Anlayacağınız bahane üretmediler..
Bu millet benim, delisi de akıllısı da? Onu yaşattıkça biz de yaşarız inancındaydılar?
Hep veren el oldular, aslında hiç bir şeyleri olmadı hayat hengâmesinde?
Dünyaya metelik vermediler?
İstikamet üzre oldular? Medeniyetlerinin yaşayan canlı örnekleriydiler...
Her biri Âdem oldu, Büyük Kudret karşısında?
Telaşları bizim bildik buğday kaygımıza benzemezdi?
Onlar muhabbeti hayatın ruhu bildiler?
Aşkla konuştular, haya ile sustular, Allah korkusu ile hüzünlendiler?

Tam bir insan güzeli oldular
Bakmaya doyamazdınız? Bakınca zaten hep O'nu hatırlardınız. Dostlarını?
Onlar, sorun dağlarının çözüm insanları?
Masum Anadolu'nun saf çocuğu? Selim birer kalple?
Hizmetleriyle derin izler bıraktılar?
Hiçbir şahsi meselelerini Allah Rızasının önüne koymadılar?
Dünyada sadece Ahiret endişesi için yaşadılar? İşlerini dostlar alış?verişte görsün diye yapmadılar. İnanarak ve layıkıyla ifa ettiler?
Her biri bir alperendi, sarp kayalıklarda ışık açan?
Edep başlarından hiç inmeyen bir tâçtı.
Paylaşımdan yana oldular, bencillik etmediler?
Yunus gibi Erenlerin Himmetine koştular?
Riyasız birer Âbid, birer Zakir oldular? Dünyada iken hep oruçluydular?
Ömürleri İzzet sarayında geçti, zillet tuzaklarına hiç düşmediler?
Kumaşları aşktı, hizmetti, teslimiyetti?
Yüzlerinde secde izleri, dillerinde Allah zikri hiç eksik olmadı?
Bu milletin kimliğiyle hep iftihar ettiler?
Has Bahçenin nadide birer gülü oldular?
Son nefeslerine değin yorulmadılar?Namazları Burakları oldu?.
Asılları Çamurdan'dı. Gönülleri ay yüzlü Engin'di. Bozkırlı Ali oldular, Hüseyin oldular, Kocayayla'da Lütfullah oldular, Mustafa oldular, Ahmet oldular, Baba Aziz  oldular... Celal Hocayla Baki Hocaya haldaş oldular? Yoldaş oldular?
Onlar Şehitlik Tepesi'nden haykırıyorlar bu gece ve her gece: "Biz de varız, ümitsiz olmayın, duamız sizinle" duymuyor musunuz?
Ruhaniyetleri Anadolu'da gezmeye devam ediyor?
Hayatları boyunca Hak'la, Hak dostlarıyla oldular, O'na yürüdüler yine O'nunla beraberler?
Seçilmiş ve seçilmiş önden giden yağız atlılar?
Bizse Onları tanımakla zenginleşen, şefaat duasındaki kardeşleri?

Gönül Ehli, onları unutmadı
Toplum katmanlarında kaybettiğimiz insanlığımıza çare olabilecek içimizden çıkmış örneklerden bahsetmeye çalıştım? Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz zaman onlara?Arkalarında nice güzel hatıra ve hayır dua eden gönül bıraktılar!... Dostları, aileleri, evlad ü iyalleri ve en başta onlara yıllarca emek veren Gönül Ehli onları hiç unutmadı, unutamadı?  Peki, nasıl yetişti böylesi güzel insanlar?
Eser varsa O'nu inşa eden mimar aranmaz mı? Terazisi dirhem şaşmayan O el görülmez mi? Katılaşan kalplerimizi ısıtacak, unuttuklarımızı Hakkın Rızası için hatırlatacak O er baldan tatlı sohbetine devam ediyor, ayağında demir çarık, Anadolu'ya yüreğini açmış diyor ki, "Ben sizi Allah adına seviyorum, beklentim yok, karşılığını ahirette Rabbim verecek?"
Sayılı günlerimiz geçiyor? Biz zaman ve mekânın emanetçileri?
Şimdi derlenip toparlanma vakti?

Ehl?i Beyt kapısından başka kapı arama!
O Hâne her çağın değişmez Nuh'un Gemisi? O gemi batmaz, delinmez, hangi rüzgâr eserse essin? Binenleri de Resulüllah ile buluşturur?
Çıkmaz sokaklarda niçin adres soruyorsun? Hak Âşıkları otağlarını kurmuş, Huzurullah'a nasıl temiz dönülür derdinde...
Başka seslere boşu boşuna kulak verme! Pişmanlık kâr etmez?
Ölmeden önce ölebilen ol bahtiyar kulları hatırla!.. Resulüllah aşkı, Ehl?Beyt'in sevdası ile hayatlarını gül bahçesine çeviren ağzı dualı kulları unutma! Çağın yalanlarından/yalancılarından uzak kalabilmek için tekrar acı tecrübeler yaşamana gerek yok?
Bizden bir şey olmaz diyenlere inat, bak istenince, sağlam kılavuz elinde ne cevherler çıkıyor bu yığınlar içinden.
Meseleyi anladın mı, yoksa bir daha tekrar edeyim mi?
Yok, yok bizim Yunus'a havale ettim seni?
Ne demişti Ol Yâr: "Yol oldur Hakka vara?"
Kal sağlıcakla?
n Yavuz Ekim

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100