Bu haber kez okundu.

Küreselleşme, Vahşi Kapitalizmin Yeni Maskesi mi?
Küreselleşme sürecinde Türkiye'nin manzarası

Türkiye'nin yaxadığı son ekonomik krizin benzerini Malezya bizden daha önce yaşamıştı. Bizimkiler dehalarını (!?) konuşturup krizi ilk elde Cumhurbaşkanı Sn Sezer'in MGK toplantısında Başbakan Ecevit'e Anayasa kitapçığını fırlatmasına bağlamıştı. Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed ise küresel spekülatörlerin oyununa karşı ulusal ve uluslararası kamuouyunun dikkatini çekiyordu.

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed'in konuşması Türkiye'nin halen spekülasyona açık olan ekonomik rejiminde radikal değişiklikler yapması gerektiğini de gösteriyor.

MALEZYA BAŞBAKANI MAHATHİR

MUHAMMED'İN KRİZ KONUŞMASI

"Bize spekülasyona izin vermemiz söylendi. Büyümeyi durdurmamız, mega projelere girmememiz istendi. Büyük ülkeler bizden, fakirleşmeyi kabul etmemizi, uluslararası finansın bunu istediğini, bu güce karşı direnmemiz halinde bizi yok edeceklerini bildirdiler.

SPEKÜLASYONA İZİN VERDİK

Yabancı sermayeye geniş imkanlar tanıdık, spekülasyo~|~na izin verdik. İstedikleri hisseyi satın alıp istedikleri zaman ülke dışına çıkmalarına imkan tanıdık. Ancak daha sonra büyük fonlar spekülasyonlara başlayarak devasa miktarda pazar kazanıp bunları ülke dışına çıkardılar.

RANT EKONOMİSİ REEL EKONOMİYİ BİTİRDİ

Rant ekonomisinin reel ekonomiden yirmi kat daha büyük olduğunu söylediler. Bankalar arasındaki bu ticaret, halka hiçbir şey vermedi. Milyarlarca dolar sadece bankalar arasında alınıp satıldı. Reel ekonomiye hiçbir katkısı olmadı.

RANT EKONOMİSİ YASADIŞI İLAN EDİLMELİ

Rant ekonomisi zorunlu değil, üretici değil ve ahlaksızdır. Durdurulmalı ve yasadışı ilan edilmeli. Bizim buna ihtiyacımız yok. Bizim sadece reel ekonomiyi finanse etmek için paraya ihtiyacımız var...

Özetle, biz uluslararası finans piyasasının faşist işleyişinden memnun değiliz. Zengin ve güçlü ülkeler bize bu durumu kabullenmek zorunda olduğumuzu söylüyorlar. Bunun sebebi, uluslararası finans sektörünün onlar tarafından kuşatılmış olmasıdır.

Açıkçası biz bu şekilde para kaybetmeyi kabul edecek kadar sofistike değiliz. Olmamız da gerekmez. Ulusal akıl yerine, kapkaççı fırsatçılığını koyamayız.

Eğer ki biz bunların işlerini engellemek için herhangi bir eylemde bulunsak, onları taciz (!) etmiş olacağız. Ve onlar da bizi çökertmek için bahaneye sahip olmuş olacaklar.

AMERİKA

EKONOMİDE TEKELCİ

Amerika monopollere izin vermiş, Rockefeller Amerika'daki petrol sanayiini tekeline almış ve küçük şirketleri devre dışı bırakmıştır.

VİCDANSIZ PİAYASA

Bütün bunlardan bahsetmemin sebebi, toplum olarak kendimizi vicdansız piyasanın kâr güdücülerinden korumak zorunda oluşumuzdur.

Bunları söylemekle nasıl bir risk aldığımın da farkındayım. Fakat yürürlükteki ticaret biçiminin zorunlu, güvenli ve ahlaki olmadığını düşünüyorum. Buna derhal dur demek ve bunun illegal olduğunun ilan edilmesi gerekmektedir. Biz asıl olarak bu tarz bir ticarete muhtaç değiliz. (Bkz., Umran Dergisi, Haziran 2001)

Malezya Başbakınının küresel oyunlara gösterdiği onurlu tavrı gönül isterdiki Türk hükümeti ve Türk bürokratları göstersin. Ama artık bıçak kemiğe dayanmış durumda. Bakın küreselleşme sürecinde Türkiye'nin manzara?i umumiyesi ne hale gelmiş durumda:

KÜRESELLEŞME SÜRECİNDE

TÜRKİYE'NİN MANZARASI

* 1999 yılında nüfusumuzun en zengin % 20'si ülke zenginliklerinin % 54.9'unu, en yoksul % 20'si % 4.9'unu aldı.

* Türkiye gelir dağılımı adaletsizliği açısından dünyanın en kötü beşinci ülkesi oldu.

* Ulusal gelirden ancak % 13.5 oranında pay alabilen 26 milyon insan bugün yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

* Türkiye'de nüfusun en düşük % 20'si gelirin % 79'unu, ikinci % 20'si ise gelirin % 76'sını gıda, giyim ve kiraya ayırmaktadır. Eğitim, kültür ve sağlığa ayırabildikleri pay sadece % 4'tür.

* Türkiye'nin toplam dış borcu 111 milyar dolar.

* Her bir vatandaşımızın 1800 dolar dış borcu var.

* İşgücüne katılma oranı 1995'de % 50.4 iken, bu oran 1999'da % 48.7'ye geriledi.

* 1999 yılında ülkede üretilen mal ve hizmet tutarı (GSMH) % 6.4 azaldı.

* Türkiye'de işsizlik oranı % 14.2'ye çıktı.

* 2000 yılı bütçesinde yatırıma yani yeni iş olanakları oluşturmaya yarayacak olan kaynak sadece % 5 iken, faize ayrılan pay % 40, askeri harcamalara ayrılan oran % 20'dir.

* 2000'in verileri değerlendirildiğinde; ortalama olarak herkesin evine ayda 458 milyon liranın girmesi beklenirken, en zengin ilk % 1'lik grubun aylık geliri 7 milyar 539 milyona ulaşmış, en alttaki % 1'lik grup ayda 32 milyon lira ile yetinmek zorunda kalmıştır. Aralarındaki fark tam 236 kata çıkmıştır.

* 2000 yılında aylık geliri 1?2 milyar arasında olan aileler toplumun % 5 gibi bir azınlığını oluştururken, toplumun % 30 gibi büyük çoğunluğu ayda 200 milyon liranın altında bir gelirle yaşamaya zorunlu bırakılmışlardır.

* Türkiye'de en zengin gruptaki % 1'in gelir grubuna düşen pay, toplumun % 45'inin hanesine yazılan gelire eşit hale gelmiştir.

* Kocaeli ile Muş arasındaki kişisel gelir farklılığı 11 kat.

* Yatırım teşviklerinin % 55'i Marmara Bölgesi'ne giderken, Doğu Anadolu Bölgesine giden pay % 2.8'dir.

* Marmara, Türkiye'deki toplam 11 milyon küsur hanenin % 26.6'sını barındırmasına karşılık ülke gelirinin % 38.6'sını alıyor.

* İstanbul, Türkiye milli gelirinin üretimine katkısı % 21.3 olmasına karşılık, milli gelirin % 27.5'ini alıyor.

* İstanbul'da nüfusun % 1'i İstanbul gelirinin % 29'una el koyuyor.

* İstanbul'da en zengin % 1'lik hanenin aylık geliri ortalama 27.5 milyar liraya ulaşmışken, en yoksul % 1'lik hane ayda 85 milyon lira ile geçinmeye çalışıyor. Aralarındaki fark tam 322 kat.

* Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaşayan yurttaşların oranı % 15.7 iken, bölge ülke gelirinin % 10.2'sini alıyor.

* Doğu Anadolu'da okuma yazma bilmeyenlerin oranı % 32, Güneydoğu'da bu oran % 40. Doğu Anadolu oranı Libya ile, Güneydoğu Anadolu oranı Kamerun'la aynı. (Bkz., www.ebto.org.tr/krsel.htm)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100