Bu haber kez okundu.

Küreselleşme, Vahşi Kapitalizmin Yeni Maskesi mi?
IMF ve Dünya Bankasından Tazminat İstemeliyiz

PROF DR NEJAT VEZİROĞLU

Dizimizin bugünkü bölümünde 30 yıldır ABD'de yaşayan uluslararası ünü olan bir akademisyenimiz Prof. Dr. Nejat Veziroğlu'nun son kriz hakkındaki görüşlerini ele alacağız.

Veziroğlu, Miami Üniversitesi Temiz Enerji Araştırma Enstitüsü'nün Direktörü. Türkiye, Prof. Dr. Nejat Veziroğlu adını Nobel Ekonomi Ödülü'ne aday gösterilmesiyle yakından tanıdı. Veziroğlu, uluslararası bilim çevrelerinde başarıları takdir edilen bir isim. ABD'de yaşamasına rağmen sık sık Türkiye'ye gelerek, Milli Güvenlik Kurulu'na uzman olduğu konular hakkında brifing veriyor, görüş ve önerilerini sunuyor. Dünya onu "kalkınmanın formülünü bulan bilim adamı" olarak tanıyor...

Prof Veziroğlu'na göre "Türkiye'nin yaşadığı son ekonomik kriz, IMF ve Dünya Bankası'nın bize kabul ettirdiği reçetenin doğal sonucu. Dünya Bankası'nın bazı ileri gelenleri para spekülatörü firmalara danışmanlık yapıyor, diğer taraftan da IMF reçetesi Türkiye'y~|~i para spekülatörleri için uygun ülke haline getiriyor."

Veziroğlu, bu krizden faydalanıp para ticareti yapan firmaların milyarlarca dolar kazanıp, ülke dışına çıkartmalarından IMF ve Dünya Bankası'nın sorumlu olduğunu belirtiyor.

Milli Güvenlik Kurulu'na son kriz hakkında rapor veren Veziroğlu, görüşlerini Gözlem Gazetesine verdiği bir mülakatta daha ayrıntılı olarak açıklamıştı. Veziroğlu'nun kriz hakkındaki görüşü özetle şöyle:

IMF'NİN REÇETESİ SPEKÜLATÖRLERE GÖRE

- IMF, 1,5 yıl önce bize bir reçete kabul ettirdi. Amaç enflasyonu düşürmekti. Teklif ettikleri reçeteye göre, Merkez Bankası, TL ile Dolar arasındaki ilişkiyi kontrol edecek, Türk parasını suni olarak yavaş yavaş düşürecekti. Piyasa yılda 40-60 düşüyorsa, Türk Lirası 15-20 düşecek, TL arz kaybedecekti. Bu reçete, para spekülatörleri için hazırlanmış bir formüle benziyor.

Bir ülkenin parası suni olarak başka paralara göre kıymetli gösterilirse, birden değer kaybeder ve kriz oluşur. Ülkeden para kaçar, ülke ekonomisi çok kötü etkilenir.

MALEZYA ÖRNEĞİ

- İki yıl önce benzer bir hareketi Malezya'da gördük. Malezya ekonomisi Türkiye'ye benzer. Kalkınmak ta olan bir ülke. Sanayi kuruyorlar, otomotiv, beyaz eşya, bilgisayar fabrikaları kuruyorlar. Malezya'nın parası büyük değer kaybetti. Krize düştü. Malezya'dan büyük miktarda dövizin memleket dışına kaçırıldığı yazıldı gazetelerde. Malezya Başbakanı televizyona çıktı, bu olayı şiddetle kınadı. "Bu milletlerarası oyundur" dedi. Bu arada Soros'tan bahsetti. Soros'u şiddetle kınadı.

IMF VE DÜNYA BANKASI KÜRESEL SOYGUNCU SOROS'UN DANIŞMANI

- Soros Hakkında kitaplar basıldı, makaleler yazıldı. Servetini ülkelerin milli paraları üzerine spekülasyonlar yaparak kazanıyor. Ülkelerin ekonomilerini dikkatle izliyor. Paraların kıymetini takip ediyor. Eğer para normalin üzerinde kıymetli gösteriliyorsa, o para değeri üzerinden borç alıyor. Bu parayı dolara çeviriyor ve bekliyor. Birkaç ay sonra, sonuçta para değerinden fazla gösterildiği için herhangi bir ekonomik yahut siyasal hadise karşısında birdenbire değeri düşüyor, piyasada. Milli bankalar bunu destekleyemiyor. Bu durumda Soros aldığı borcun bir miktarını milli paraya çeviriyor ve aldığı borcu ödüyor, büyük kar elde ediyor.

Soros servetini böyle yapmış.

Soros hakkında çıkan makalelerde bu yolla zenginleştikçe pek çok şirketler kurduğu, danışmanlar tuttuğu, danışmanlar arasında Dünya Bankası, IMF'nin ileri gelenlerinin bulunduğu yazılıyor. Türk danışmanları, Türk ortakları var diye de işittim.

IMF ve DÜNYA BANKASI'NDAN TAZMİNAT TALEP ETMELİYİZ

- Bu krizi doğuran IMF reçetesi. Hangi ekonomiste sorsanız, bu formülün hatalı olduğunu söyler. IMF bu duruma neden olduğuna göre, kaybı ve doğurduğu zararları onlardan talep etmeliyiz. IMF bu reçeteyi kabul ettirdiği zaman, özelleştirmeden şu kadar kazanç gerçekleştirilecek, memurlara işçilere şundan fazla zam yapmayacaksınız diye kayıtlar koydu. Fakat herhalükarda böyle milli paranın suni olarak yüksek tutulması bu sonuca varacaktı. IMF bu reçeteyi başka ülkelerde uygulayıp, başarılı olmuş mu? Hiç duymadım.

IMF'nin ve Dünya Bankası'nın spekülatör şirketlerle ilişkileri olmamalı. Bu olursa menfaat çelişkisi yaşanıyor ve kalkınmakta olan ülkeler zarar görüyor. Bunların tekrarlanmaması için bu kuruluşlarda çalışanların spekülatör firmalara danışmanlık yapmaması gerekir. Şimdiye kadar Türkiye'ye ve diğer kalkınmakta olan ülkelere verdikleri zararlar tazmin ettirilmeli. Bu olayda Malezya ve Güney Kore ile işbirliği yapılmasında fayda var." ( Hüsniye VAROL'un söyleşisi, 7-13 Mayıs 2001 tarihli Gözlem Gazetesi )

YA HÜKÜMETİN SORUMLULUĞU

- İlginçtir, IMF ve Düya Bankası ile spekülatörler arasındaki yasak ilişkinin farkında olan Veziroğlu, oyunun içinde olduğunu bilmediği için ABD'den medet ummaktadır. Güya ABD bizi spekülatörlere karşı koruyacakmış.

Ya ulusal emanet olan ekonomiyi küresel spekülatörlerle yasak aşk yaşayan IMF ve Dünya Bankası'na teslim eden Hükümet'e ne demeli?

ÇÖZÜM PROF DR HAYDAR BAŞ'TAN: "KÜRESEL EMPERYALİZME KARŞI MİLLİ EKONOMİ"

- Öyleyse çözüm nedir? Aslında çözüm hiç de uzakta değil! Prof Dr Haydar Baş, küresel emperyalizme karşı ısrarla "Milli Ekonomi"yi savunmaktadır. Üstelik Prof Baş, milli ekonominin "Bağımsız Türkiye" olmanın temel şartlarından birisi olduğunu vurgulamaktadır. Ve şükür ki bugün artık Üstad'ın tezlerini siyaset sahnesinde temsil eden "Bağımsız Türkiye Partisi" vardır.

Ali KARATEPE / Mustafa ÇİÇEK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100