Bu haber kez okundu.

Küreselleşme, Vahşi Kapitalizmin Yeni Maskesi mi?
ABD DÜNYANIN ELEKTRONİK İLETİŞİMİ NASIL DİNLİYOR?
ABD'nin süper gizli servisi NSA'nın dinleme faaliyetlerini Hürriyet'e anlatan eski ajan Wayne Madsen'e göre Apo çok geveze ve aptaldı. Cepten konuşmadan edemezdi. Rusya'da, Korfu'da her yerde dinledik. Carlos, Sudan'da sarhoşken Şam'daki arkadaşlarıyla konuşuyordu. Yerini Fransızlara bildirip yakalattık. Diana, kara mayınlarına karşı mücadele ettiği için dinleniyordu.

DUDAYEV'İN YERİNi BİZ BİLDİRDİK
Madsen, Dudayev'in öldürülmesinde NSA'nın üstlendiği rolü şöyle anlattı:

'Dudayev ... uydu telefonu kullanıyordu. NSA yerini ve koordinatlarını belirledi ve Başkan Clinton'a bildirdi. Bill Clinton, Moskova'da idi. Boris Yeltsin'in yeniden seçilmesini istiyordu. Çeçen lider Cahar Dudayev'in yerini ve koordinatlarını Yeltsin'e bildirdi. Ruslar, Dudayev'i hemen öldürdü. Boris Yeltsin de Clinton da yeniden seçildi. Aslında, Başkan Clinton'ın yaptığı yasalara aykırıdır.'

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ DE DİNLENİYOR
Way~|~ne Madsen, NSA'nın, ABD ulusal çıkarları için gerekli görülmesi halinde 'herşeyi ve herkesi' dinleyebileceğini ifade etti. Bu çerçevede, NSA'nın telekulaklarının, Greenpeace ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların NSA tarafından sürekli dinlendiğini de kaydetti.

66 ayrı dilde dinleme faaliyeti yapan NSA'nın (National Security Agency) sadece Maryland Eyaleti'ndeki merkezinde 22 bin personel çalışıyor ve toplam çalışanların sayısı 50 bini buluyor.

SIGNET, ECHELON'DAN ÇOK BÜYÜK VE ÇOK KAPSAMLI
Madsen, NSA'nın tüm dünyadaki, telefon, faks, cep telefonu, e-mail, uydu telefonu konuşmalarını ve yazışmaları çözebilen SIGNET adında ileri teknoloji ürünü bir ağ kurduğunu belirtti.

Wayne Madsen'e göre SIGNET, Avrupa'nın tartıştığı Echelon'dan çok büyük ve çok kapsamlı. Echelon ile sadece İntelsat gibi ticari sistemlerin haberleşmesi alınabiliyor. SIGNET, istenilen herkes ve herşeyi izliyor. dedi. Madsen, NSA'nın Türkçe dahil 66 yabancı dili ve hatta aynı dilin farklı şivelerini bile rahatlıkla dinlediğini söyledi.

NSA'nın Ft. Meade'deki merkezine 'kripto şehri' denildiğini belirten Madsen, kurumun başına hep 'üç yıldızlı bir general' atandığını söyledi." (1)

Dizinin bu bölümünü hazırlamakta olduğumuz bir sırada ilginç bir tesadüfle üyesi olduğumuz bir e-mail grubundan (ekoloji@yahoogroups.com)'dan tam da işimize yarayacak bir mesaj aldık.

"www.ainfos.ca" 21 Ekim 2001'i ECHELON'u Örseleme Günü ilan etmiş. Geniş bilgi adı geçen web sitesinden öğrenilebilir. Şimdi gelelim Echelon'un çalışma sistemine:

ECHELON NASIL ÇALIŞMAKTA
ECHELON sisteminin veri toplamak için kullandığı çeşitli yollar vardır. Gelişmiş anten sistemleriyle uydu haberleşmelerini dinlemek (ki çeşitli raporlara göre bu antenler ABD, İtalya, İngiltere, Türkiye, Yeni Zellanda,Kanada, Avustralya, Pakistan, Kenya topraklarında ve muhtemelen diğer bazı ülkelerde de faaliyettedir), yeryüzündeki telefon hatlarını dinlemek, internet bağlantılarını dinlemek (internet ağının anahtar bağlantı-router noktalarında ECHELON'un veri iletişimini filtreden geçiren sniffer sistemlerinin bulunduğuna inanılmaktadır), kıtalararası iletişim hatlarını dinlemek (ABD'nin okyanus tabanındaki telefon hatlarını kontrol altında tutabilmek için bu kablolara dinleme cihazları yerleştirdiği bilinmektedir,bu cihazlardan biri 1982'de kabloların bakımını yapan bir Fransız sualtı ekibi tarafından bulunmuştur) gibi çeşitli yöntemlerle, dünya üzerindeki iletişim sistemlerinden geçen veri paketleri ECHELON tarafından düzenli olarak toplanmaktadır.

Elde edilen bu veriler, DICTIONARY (sözlük) adı verilen bir filtreleme sisteminden geçirilir. DICTIONARY, dinlenen veriler içinde ECHELON projesinin 5 ortak devletince belirlenen anahtar kelimeler,isimler, adresler gibi bilgileri tarayan bir bilgisayarlar ağıdır. Ayıklanan bu "tehlikeli" iletişim unsurları uzmanlarca incelenmek üzere takibe alınır.

ECHELON NASIL GİZLİ KALDI
ABD hükümeti ECHELON'un varlığıyla ilgili tüm iddiaları reddetmektedir. Ama Avustralya ve Yeni Zellanda hükümetleri ECHELON'un varlığını kabul ettiler.

ECHELON hakkında Avrupa Parlementosu'ndaki ilk rapor 1988'de yayınlandı.1997'de Steve Wright tarafından hazırlanan politik kontrol teknolojileri konulu ikinci bir Avrupa Parlementosu raporu (2) ECHELON hakkında daha detaylı bilgiler içeriyordu.

Avrupa Parlementosu'nu rahatsız eden nokta, bu sistemin potansiyel terör eylemleriyle ilgili bilgilerin ele geçirilmesinin yanında, çeşitli ülkelerle ilgili ekonomik istihbaratın da ele geçirilmesine olanak vermesiydi. Gerçekten de, soğuk savaş dönemi sırasında geliştirilen ve askeri bilgileri filtreleyen çeşitli elektronik istihbarat sistemlerinin aksine ECHELON, resmi daireler, şirketler, organizasyonlar ve bireyler gibi kaynakları dinlemektedir.

Avrupa Parlementosu bu kaygıların sonucu olarak kişisel mahremiyetin korunmasına yönelik bir araştırma komitesi görevlendirdi.(3)

Ve 1999'da, ABD'deki elektronik mahremiyet örgütü EPIC, ECHELON'un faaliyetleriyle ilgili olarak ABD hükümetini mahkemeye verdi.(4)

ECHELON türünün tek örneği değil, Rusya, Fransa, İsrail gibi devletlerin de benzer sistemler kullandığı biliniyor, ama ECHELON benzerlerinin en gelişmişi ve en utanmazı.

Bu denli kapsamlı dinleme ağı olan ABD'nin 11 Eylül saldırısını önceden haber alamamış olması ne kadar inandırıcı değil mi?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100