19 Mayıs 2017 Cuma 12:04
997 Okunma
Kutlu zaferin ilk adımı '19 Mayıs'

15 Mayıs 1919’da Yunanlılar İzmir’e çıkmıştı. 16 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal ve maiyeti, Bandırma vapuruyla İstanbul’dan Samsun’a doğru hareket etti. 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a ayak bastığı o gün, işgal altındaki bir ülkenin kurtuluşuna doğan bir güneşti sanki…

Osmanlı hükümeti, Mustafa Kemal’e 9. Ordu Müfettişi yetkisiyle Karadeniz’i birbirine katan Rum çetecilerin durumlarını araştırmak ve incelemek üzere göndermişti.

İngilizler, Karadeniz’i işgal etmek istiyorlar ve Rumların bu yörede yardıma ihtiyaçları olduğunu bahane ediyorlardı. İşgal altındaki Anadolu’nun hemen her yerinde, düşmana karşı direnişler başlamış, ancak bu direnişler yerel tepkilerin ötesine çıkamıyordu. Mustafa Kemal beklenen, aranan ve istenen, toparlayıcı bir niteliğe sahip, bir liderdi.

Girdiği bütün savaşları kazanmış, ismi bile birleştirici olmaya yeterli olabilecek o lider, Samsun’a ayak basar basmaz, bir anda umut olmuştu. Erzurum Kongresinde almış olduğu ‘Vatan bir bütündür, asla parçalanamaz’ kararı, gelecekteki zaferlerin temel fikri olarak bütün yurtta dalga dalga yayıldı.

19 Mayıs 1919, Türk gençliğine emanet edilen bir ülkenin, o gençlik tarafından, Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabesi doğrultusunda hareket edilmesini istediği bir günün anlam ve önemidir. Gençliğin bayramıdır. Bu bayramın anlamı, 19 Mayıs’ın ruhunda yatan bağımsızlık mücadelesidir.

'Biz Anadolu'ya imanı götürüyoruz'

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak, kurtuluş mücadelesinin meşalesini yaktı.

Mustafa Kemal, Mondros Mütarekesi'nin 30 Ekim 1918'de imzalanmasından sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığından 3 Kasım 1918'de İstanbul'a döndü. Samsun'a gidinceye kadar altı ay İstanbul'da kalan Mustafa Kemal, birçok temasta bulundu.

Mustafa Kemal, kendi deyimiyle "kendisini İstanbul'dan uzaklaştırmak ve Anadolu dağlarında çürütmek" isteyenlerce 9. Ordu Müfettişliği ile görevlendirildi ancak Mustafa Kemal, müfettişliği kabul ederken görevinin geniş yetkilerle donatılmasını sağladı.

İzmir'in işgal edildiği 15 Mayıs günü ise Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanlığında Cevat (Çobanlı) ve Fevzi (Çakmak) paşalara, sonra da Babıali'de bazı hükümet üyelerine veda etti. Aynı gün Yıldız Sarayı'nda Padişah Vahdettin tarafından kabul edilen Mustafa Kemal, daha sonra Bandırma Vapuru'nun kaptanı İsmail Hakkı (Durusu) Bey'i, Şişli'deki evine çağırarak yolculukla ilgili bilgi aldı.

Mustafa Kemal'i ve beraberindekileri taşıyan Bandırma Vapuru 16 Mayıs'ta İstanbul'dan yola çıktığında, Kız Kulesi açıklarındayken İtilaf Devletleri denetim görevlilerince vapurda, silah ve kaçak malzeme araması yapıldı. Arama sürerken, "kaptan yeri"nde bulunan Mustafa Kemal'in kararlılığını göstermek amacıyla hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söylediği kaptan, demir aldırmaya başladı.

Subayların gemiyi terk etmelerinin ardından Karadeniz'e yönelen Bandırma'nın güvertesinde Mustafa Kemal Paşa, yanındakilere şunları söyleyecekti: "Bunlar işte böyle yalnız demire, çeliğe, silah kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu'ya ne silah ne cephane götürüyoruz. Biz ideali ve imanı götürüyoruz."

Güç koşullar altında süren yolculuktan sonra 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'a ulaşan Mustafa Kemal ve beraberindekiler, askeri bando eşliğinde halk tarafından sevgiyle karşılandı.

Atatürk'ün isteği doğrultusunda 20 Haziran 1938 tarihli kanunla "Gençlik ve Spor Bayramı" adıyla milli bayramlar arasında yer alan 19 Mayıs, 7 Mart 1981'de "Atatürk'ü Anma" ibaresi eklenerek "Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı" oldu, 1995'te kararnameyle "ve" bağlacı kaldırılarak "Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" olarak değiştirildi.

ŞEVKET TEPETAŞ / İSTANBUL

 

Son Güncelleme: 19.05.2017 16:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100