14 Haziran 2011 Salı 00:00
3671 Okunma
Onlar, birer istiklâl âbidesi
Tarihi bilgiler ve arşiv belgelerimiz incelendiğinde, Müslüman-Türk din adamları, "Hulleci" piyesinde ortaya konan, yüzlerce tiyatro eserinde ve karikatürde hafife alınan, aşağılanan, uydurma kıyafetli, ürkek, şahsiyetsiz ve kurnaz karakterli tipler olmadıkları, bilakis; kamil, münevver, topluma örnek birer ahlâk âbidesi oldukları görülecektir ~|~

Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi'den, İzmir Müftüsü Rahmetullah Efendi'ye, Mustafa Kemal Paşa'ya "Paşam! Bütün Amasya emrinizdedir" diyen Müftü Hacı Tevfik Efendi'den Milli Mücadele'nin meşru olduğuna dair fetva veren Ankara Müftüsü M. Rifat Efendi ve daha niceleri, Mustafa Kemal Paşa'nın "Ya istiklâl, ya ölüm" parolası etrafında birleşmişlerdi. Ordu yokken, meydana getirilmiştir. Çoluğuyla, çocuğuyla, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla bütün bir millet vazifeye koşmuştur.

Sevr Antlaşması, tarihin çöplüğüne nasıl atıldı?
Öyle ki, kadınlarımız cephelere mermi taşımış, çocuklarımız yetişkinlerin yanı sıra vuruşmalara katılmıştır. Kısaca Türk Milleti, İstiklal marşımızın "Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda" mısrasında ifadesini bulan bir mücadelenin sonunda, 9 Eylül 1922'de düşman İzmir'den denize dökülmüştür. Başka bir deyişle, Türk Milleti Atatürk'ün önderliğinde, Sevr'i tarihin çöplüğüne atarak Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuştur.
Böylece Hıristiyanlık dünyasının, "Türkleri Anadolu'dan atmak" gayesi, zorlu bir mücadelenin sonunda engellenmiştir. İşte bu zorlu mücadelede din adamlarının önemli hizmetleri olmuştur.

Müslüman din adamları örnek kamil insanlardır
Bununla birlikte, Milli Mücadele'de din adamları konusu yeterince incelenmemiştir. Bu konudaki kitap ve araştırmalar da yok denecek kadar azdır. Halbuki Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve Osmanlı Arşivleri, onların kahramanlıklarını dile getiren belgelerle doludur. Anılan arşivlerdeki belgeler incelendiğinde, onların Hulleci piyesinde ortaya konan, yüzlerce tiyatro eserinde ve karikatürde hafife alınan, aşağılanan, uydurma kıyafetli, ürkek şahsiyetsiz ve kurnaz karakterli tipler olmadıkları, bilakis; kamil, münevver, topluma örnek birer ahlak abidesi oldukları görülecektir. İstisnalar kaideyi bozmaz. Müslüman kılıklı misyoner ajanların, din adamı kisvesi altında yabancı devletlerin hesabına çalışanların varlığı, anlatmak istediğimiz gerçeği değiştirmez.

Atatürk'ün tarihi konuşması
Konumuzu Atatürk'ün 24 Eylül 1924 tarihinde Amasya'ya ziyareti esnasında şerefine verilen yemekte yaptığı konuşmayla bitirelim:
"Muhterem Efendiler;
Benim için, memleketi için, inkılap için çok mühim günler geçirdiğim bir şehirde bulunuyorum. Bu şehrin muhterem ahalisi gecenin zulmetine rağmen beni uzaklardan çok parlak, pek hararetli samimi tezahüratla karşıladılar. Bu dakikada halkın kıymetli mümessilleriyle, mensuplarıyla bir sofrada bulunuyorum. Bütün bunlara ait hissiyatım, efkarım o kadar çok, o kadar heyecan halindedir ki, bunları ifade ve izah için beşeri lisanı gayri kafi görüyorum. Biliyorsunuz ki, kalpden kalbe yol vardır. Kalplerinizde, kendi vicdanlarınızda okuyabilirsiniz. Yalnız Amasya'da geçirdiğim günlere ait iki hatırayı ihya etmeden geçemeyeceğim.
Biri, el?yevm Müftünüz bulunan Kamil Efendi hazretlerine aittir.
Efendiler, bundan beş sene evvel buraya geldiğim zaman bu şehir halkı da bütün millet gibi vaziyeti hakikiyeyi anlamamışlardı. Fikirlerde teşevvüş vardı. Dimağlar adeta durgun bir halde idi. Ben burada bir çok zevatla beraber Kâmil Efendi Hazretleriyle de görüştüm. Bir camii şerifte hakikati halka izah ettiler. Efendi Hazretleri halka dediler ki:

"Yegane kurtuluş yolu"
"Milletin şerefi, haysiyeti, hürriyeti ve İstiklâli hakikaten tehlikeye düşmüştür. Bu felaketten kurtulmak icabederse vatanın son bir ferdine kadar ölmeyi göze almak lazımdır. Padişah olsun, halife olsun, isim ve Unvanı her ne olursa olsun hiçbir şahıs ve makamın hikmeti mevcudiyeti kalmamıştır. Yegane çare-i halas halkın doğrudan doğruya hakimiyeti eline alması ve iradesine kullanmasıdır". İşte Efendi Hazretlerinin bu mürşidane vuku bulan vaaz ve nasihatından sonra herkes çalışmaya başladı. Bu münasebetle Müftü Kamil Efendi Hazretlerini takdirle yadediyorum. Ve genç Cumhuriyetimiz bu gibi ulema ile iftihar eder..." (SON)
YARARLANILAN
KAYNAKLAR
http://www.diyanet.gov.tr
http://www.atam.gov.tr
http://www.meb.gov.tr
http://www.tsk.tr
http://www.amasya.gov.tr
http://tr.wikipedia.org
http://dergiler.ankara.edu.tr
http://turkoloji.cu.edu.tr
                                          Oğuz Köroğlu

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100