17 Mayıs 2011 Salı 00:00
894 Okunma
Sedef tedavi edilebiliyor ancak tekrarı önlenemiyor
Sedef hastalığı, dünya çapında tahminen 125 milyon insanı etkiliyor. Ebeveynlerinden biri bu hastalığa yakalanan çocuklarda da sedef hastalığının görülme ihtimali yüzde 10. Hastalık tedavi edilebiliyor ancak modern tedavilere rağmen tekrarı önlenemiyor ~|~

YENİ MESAJ - İSTANBUL
 
Ulusal Psoriyazis (Sedef) Destek ve Dayanışma Derneği ve Fatih Belediyesi'nin birlikte düzenlediği ve Abbott Türkiye'nin koşulsuz destek verdiği hasta bilgilendirme toplantısında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları'dan Prof. Dr. Güzin Özarmağan ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji bölümünden Prof. Dr. Nergis Erdoğan, vatandaşlara sedef hastalığı ve sedef romatizması ile yaşamayı anlattı.
Prof. Dr. Güzin Özarmağan, Ulusal Psoriyazis Destek ve Dayanışma Derneği olarak amaçlarının; hasta ve yakınlarının sedef hastalığını bilinmesini sağlamak ve bu hastalık ile yaşamayı öğrenmeleri için eğitim desteği vermek olduğunu belirtti. Dünya nüfusunun yüzde 2'sinin sedef hastası olduğuna dikkat çeken Dr. Özarmağan, hastalığın oluşumu hakkında şu bilgileri verdi: "Nedeni tam olarak bilinmeyen sedef hastalığında, bazı bağışıklık hücrelerinin yanlışlıkla cilt hücrelerine saldırdığı düşünülmektedir. Bu yanlış aktivasyon, ciltte olması gerekenden daha hızlı bir şekilde çoğalma ile sonuçlanır. Normal bir deri hücresi 28 ilâ 30 gün içinde olgunlaşır ve dökülür. Fakat bir psoriatik (sedef hastalığı olan) deri hücresinin olgunlaşması ve deri yüzeyine gitmesi sadece 3 ya da 4 gün sürer. Bu hücreler dökülmek yerine, deri üzerinde birikir ve lezyonlar oluştururlar."

Sedef bulaşıcı değil
Sedef hastalığının bulaşıcı bir hastalık olmadığını önemle vurgulayan Prof. Dr. Güzin Özarmağan, hastalığın en çok 16 - 22 ve 52 - 60 yaş aralığında ortaya çıkmasına karşın, bebeklik ve çocukluk dahil olmak üzere her yaşta başlayabileceğini belirtti. Hastalığın tanısı hakkında bilgi veren Dr. Özarmağan, esas olarak döküntünün görünüşüne bakarak tanı konulduğunu, vücudun ne kadarının tutulduğuna, döküntüdeki kızarıklık, kabarıklık ve pullanmanın derecesine bakılarak hastalığın şiddetine karar verildiğini söyledi.
Hastalığın tedavisine de değinen Prof. Dr. Güzin Özarmağan, hastalığın tedavi edilebilir olduğunu ancak tekrarının önlenemez olduğunu söyledi. Mevcut tedavilerin; döküntü, kaşıntı, eklem şikayetleri gibi hastalık bulgularını kontrol altına almaya yönelik olduğunu, ayrıca güneşin sedef hastalığına iyi geldiğini belirtti.  Tedavinin yüzeysel (topikal), sistemik tedaviler ve biyolojik ajanlar ile yapıldığını ifade eden Dr. Özarmağan, yüzeysel tedaviler için deri üzerine sürülen losyon, krem, merhem şeklinde ilaçlar ile sistemik tedavi için de ağızdan hap veya damar içine ya da deri altına iğne tedavilerinin olduğunu söyledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100