15 Ocak 2008 Salı 00:00
254 Okunma
Şu adalete bak!
Mersin'de, bisikletiyle oynadığı parkın önünde bir servis aracının altında kalarak 6 yaşında hayatını kaybeden Nazlıcan'ın babası Vahap Öztürk, şoföre verilen 20 ay hapis cezasının 24 ay taksitle ayda 500 YTL para cezasına çevrilmesine isyan etti. ~|~


Güneykent Mahallesi'nde yaşayan mobilya ustası 43 yaşındaki Vahap Öztürk ile 28 yaşındaki Ayşegül Öztürk'ün tek çocuğu olan 6 yaşındaki Nazlıcan, 4 Mayıs 2007 tarihinde evinin yakınlarındaki parkın önünde bisikletiyle oynarken park alanının girişine manevra yapan Asım A. (50) yönetimindeki 06 TPY 31 plakalı servis aracının altında kalarak hayatını kaybetti.
Olay sonrası şoförün tutuklanmadığını belirten baba Vahap Öztürk, kendisinin daha önce bir kazada yaraladığı kişinin ölüm tehlikesi bulunduğu için 3 gün nezarethanede yattığını ve bu kişi yaşama dönünce serbest kaldığını belirtti.
Kızının vefatının ikinci günü şoförün eşinin gelerek kendisiyle görüştüğünü öne süren Öztürk, "Bana eşinin tutuklandığını, oğlunun askerde olduğunu ve kendisinin de kalp hastası olduğunu belirterek şikayetçi olmamam için yalvardı. O gece sabaha kadar karımla düşünüp şikayetimi geri almaya karar verdim. Karakola gidip davayı nereden geri alacağımı sorduğumda polis memurları bana şahsın zaten tutuklanmadığını söyledi. Ben iyi niyetle gittiğim karakolda adeta yıkıldım. Ölümlü kazaya karışanlar kanunen tutuklanır. Ben birini kazada yaraladığım halde 3 gün nezarethanede tutuldum. Bu ülkede, herkese farklı kanunlar mı uygulanıyor?" diye konuştu.

Şoförün 40 gün boyunca ortaya çıkmadığını öne süren Öztürk, şikayetçi olmasına rağmen 2 saat sonra serbest kalan şoförün, kaçtığı için ancak 40 gün sonra yakalanarak tutuklandığını ifade ederek, "79 gün hapis yattıktan sonra da yeniden serbest kaldı. 2007 yılının Aralık ayında Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesi'ne park önündeki kaza yerinin 'yaya yolu' olduğuna dair Toroslar Belediyesi İmar Müdürlüğü'nden alınan rapor verildi. Buna rağmen sanığın aldığı 20 ay hapis cezası 12 bin 100 YTL para cezasına çevrilerek 24 ay taksite bölündü. Demek ki devletin benim kızıma ölçtüğü bedel aylık 500 YTL imiş. Burası park alanı belediye raporunda belli.

Karayolları tabela asmıyor suçsuz, şoför park alanına giriyor suçsuz, şirket garajda park ettirmesi gereken servisi mahalleye park ettiriyor suçsuz, benim 6 yaşındaki kızım bisiklete bindiği için suçlu, böyle bir şey olur mu? Bu kadar suçlunun içinde 5/8 oranında kızım suçlu, adalet bunun neresinde? Yargıtay'a kaza yerinin park alanı olduğuna dair itirazda bulunduk. Ondan da bir sonuç alamazsam AİHM'e gideceğim. Ben kendi ülkemi kimsenin gözünde küçük düşürmek istemem, ben vatan haini değilim ama eğer bu ülkenin kanunları beni korumuyorsa hangi ülkenin kanunları korursa oraya gideceğim" şeklinde konuştu.Ölmeseydi kızının bu yıl okula gideceğini anlatan Öztürk, "Olaydan sonra psikolojim bozuldu. Eşimle de sürekli tartıştık. Bunun üzerine karımla boşandık, işlerimi takip edemediğimden iflasın eşiğine geldim. 7 aydır psikolojik tedavi görüyorum. Tüm bunların bedeli devlete ödenecek olan aylık 500 YTL mi?" diye sordu.

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121