17 Mayıs 2011 Salı 00:00
528 Okunma
Umudun Rengi Kan Kırmızı!
Türk Pediatrik Hematoloji Derneği önderliğinde Talasemi ve Orak Hücreli Anemi hastalarının oluşturdukları tiyatro grubu... ~|~ Türk Pediatrik Hematoloji Derneği önderliğinde Talasemi ve Orak Hücreli Anemi hastalarının oluşturdukları tiyatro grubu, geçtiğimiz hafta İstanbul Kenter Tiyatrosu'nda 'Mayıs Çiçekleri', 'Umudun Rengi Kan Kırmızı' ile hastalıklarını tanıtmanın yanı sıra hastalıklarıyla mücadelelerini ve yaşamlarından kesitleri sergiledi. İzmir, Antalya ve Adana illerinden gelen talasemili oyuncular, sergiledikleri ounu farklı temalardaki bölümlerden oluşturdu. Novartis Onkoloji'nin katkılarıyla sahnelenen 'Umudun Rengi Kan Kırmızı' isimli oyunu, tiyatro oyuncusu-yönetmen Can Doğan yazdı ve yönetti. Üç ilden toplam 33 hastanın rol aldığı oyun, talasemi ile yaşamı anlatan, kısa ve düşündürücü altı bölümden oluşuyor. Oyun öncesi gerçekleştirilen açılışta Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. M. Akif Yeşilipek ve Novartis Onkoloji Genel Müdürü Pınar Üstündağ, Talasemi hastası Arzu Eskin (Antalya) ve Orak Hücreli Anemi hastası Soner Ballı (Adana) söz aldı. Ekip arkadaşlarını temsilen söz alan Talasemi hastası Arzu Eskin ve Orak Hücreli Anemi hastası Soner Ballı bu projeye katılmaktan duydukları heyecanı ve sevinci izleyici ile paylaştılar. Arzu Eskin, "Çocukluğumdan beri hastaneler ikinci evim, ama hayat devam ediyor" dedi.
Talasemi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Akif Yeşilipek, talaseminin doğuştan, kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirtti. Hastaların solukluk, kansızlık, dalak büyüklüğü ve gelişme geriliği ile hekime başvurduğunu, tanı konulduktan sonra bu hastalara her ay kan transfüzyonun yapıldığını söyleyen Dr. Yeşilipek, "Yaklaşık 3 yaşından sonra da vücutta biriken demiri atmak için demir atıcı tedaviye başlanır. Bu tedavilerin ömür boyu düzenli uygulanması ile hasta çocuklar gelişmelerini ve yaşamlarını normal düzeyde tutabilirler" dedi. "Talasemi hastalığının tedavisinin tek kesin yönteminin kemik iliği nakli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yeşilipek, Türkiye'de 300'den fazla talasemili hastaya kemik iliği nakli yapıldığını belirterek, kemik iliği nakli ile talasemiden kurtulma oranının yüzde 85 olduğunu söyledi. Taşıyıcıların tespit edilmesinin hastalıktan korunmada en önemli basamak olduğunu ve yeni evlenen kişilerin mutlaka taşıyıcılık testi yaptırmalarının gerekliliğine vurgu yaptı.

Tedavisi pahalı bir hastalık
Prof. Dr. Yeşilipek, bir talasemili hastanın tedavi giderinin yıllık 15 bin Euro olduğunu, otuz yaşındaki bir hastanın devlete tedavi maliyetinin ise 450 bin Euro olduğunu belirterek şu bilgiyi verdi: "Kemik iliği nakli ile hastaların talasemiden kurtarılması veya doğum öncesi tanı ile yeni bebek doğumunun önlenmesi aynı zamanda ülke ekonomisine de önemli bir katkı oluşturmaktadır. Gerek doğum öncesi tanı ve gerekse de kemik iliği nakli talasemili hastalara uygulanabilecek en ileri tedavi yöntemleridir ve ülkemizde başarı ile uygulanmaktadır. Uygun kardeş veya anne-baba vericisi olan her talasemili hastaya henüz hastalığın zararlı etkileri oluşmadan erken yaşlarda kemik iliği nakli yapılmalıdır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100