Son Osmanlı Mebuslar Meclisi 12 Ocak 1920 tarihinde açılmıştı. Misak-ı Milli kararlarına bozulan İtilaf Devletleri 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler. 
İtilaf Devletlerinin baskıları sonunda zaten çalışması iyice imkânsız hale gelen Meclis-i Mebusan, padişah Vahdettin tarafından 11 Nisan 1920’de tamamen kapatıldı.
Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin tamamen kapatılmasından 12 gün sonra 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.
Yani önce işgal altındaki Osmanlı tam olarak iflas bayrağını çekmiştir, sonra Türk Milleti’nin milli iradesi Atatürk’ün önderliğinde TBMM’yle yeniden doğmuştur.
29 Ekim 1923 tarihinde de bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti resmen kurulmuştur.
Ve o günden bugüne içinde yaşadığımız devletin adı Osmanlı Devleti değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Kurucusu ise Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Atatürk’ün kurduğu bağımsız devlet sayesinde bu coğrafyada nefes alıp veriyoruz, karnımızı doyurabiliyoruz, sırtımızı giydirebiliyoruz, ezanımızı okuyabiliyoruz, camilerde ibadetlerimizi yapabiliyoruz.
Bu girişi neden yaptığımı merak ediuyorsunuzdur, durun izah edeyim.
Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet kanalı olan, milletin vergileriyle yayın yapan ve de kurumsal görevleri yasa ile belirlenmiş olan TRT, Osmanlı padişahlarıyla ilgili ya da ne hikmetse içinde Atatürk olmayan tarihi kesitlerle ilgili, milyonlarca TL masraf yaparak diziler oluşturup yayınlıyor ama varlığının sebebi olan Atatürk hakkında en ufak bir dizi ya da film hazırlığında bulunmuyor.
Kurumsal görevler dedik, bakın TRT’nin kurumsal internet sitesinde kurumsal görevlerimiz bölümünde neler ifade ediliyor:
“2954 sayılı Türkiye Radyo Televizyon Kanununun 9. maddesine göre Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun görevleri şunlardır:
e) Yurt içine yapılacak; haber, kültür, bilim, sanat, eğlence ve benzeri türlerde eğitici, aydınlatıcı ve eğlendirici nitelikte her türlü yayınlarla
1. Atatürk ilke ve inkılâplarının kökleşmesine, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkmasını öngören milli hedeflerin gerçekleşmesine,
2. Devletin varlık ve bağımsızlığının, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünün, toplumun huzurunun, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı ve Atatürk Milliyetçiliğine dayanan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerinin korunmasına ve güçlendirilmesine,
3. Milli eğitim ve milli kültürün geliştirilmesine,
4. Devletin milli güvenlik siyasetinin, milli ve ekonomik menfaatlerinin korunmasına,
5. Kamuoyunun Anayasa ilkeleri doğrultusunda serbestçe ve sağlıklı bir şekilde oluşmasına, yardımcı olmak.”
Bu kurumsal görevler, TRT’nin en önce Atatürk’ü doğru anlatan bir dizi yapmasını gerektirir. Doğrular, belgeler ve tarihi gerçekler dikkate alınarak elbette ki tarihi filmler yapılabilir ama bu çalışmalar ancak kurucu liderimiz Atatürk’ten sonra olabilir.
Diriliş “Ertuğrul” için her bölüm başı 1 milyon 100 bin TL verilebiliyor;
Payitaht “Abdulhamid” için sadece Ömerli’deki Kılıçlı Köyü’nde kurulacak set ve ön hazırlık için 12 milyon dolarlık bütçe ayrılabiliyor;
Osmanlı’daki polis teşkilatını anlatan Filinta’nın 56 bölümü için toplamda 57 milyon 150 bin TL bütçe ayrılabiliyor;
Seddülbahir 32 saat-Çanakkale dizisi için bölüm başı 1 milyon TL ayrılabiliyor;
Büyük Sürgün Kafkasya dizisi için 650 bin TL ayrılabiliyor;
Mehmetçik Kûtulamâre için yine benzer bütçeler ayrılabiliyor da niçin içinde yaşadığımız vatanı bizlere kazandıran, bizi bağımsız bir devlet yapan Mustafa Kemal Atatürk için bir dizi, bir film hazırlığı yapılmıyor.
TRT’yi Anayasa’da ifade edilen öncelikli görevine; Atatürk’ü ve Atatürk’ün bizlere kazandırdıklarını güncel yapıtlarla, dizilerle, filmlerle, belgesellerle ortaya koymaya davet ediyoruz.
Ama iftiralarla, dedikodularla, uydurma hikayelerle değil, gerçeklerle, belgelerle, olması gerektiği şekliyle…
Kaynak mı diyorsunuz? 
Prof. Dr. Haydar Baş’ın baştan sona belgelerle ve delillerle her yönüyle gerçek Atatürk’ü önümüze koyan “Hoş Geldin Atatürk” eserinden daha güzel bir kaynak mı var?
Lütfen kör, sağır ve dilsizi oynamaktan vazgeçelim de, bu eseri bir senaryo haline dönüştürelim, devlet televizyonu olarak geleceğe ışık tutacak eşsiz bir çalışmayı film ve diziler olarak milletimize kazandıralım.
Elin Batılısı, Robin Hood gibi bir hırsızını dahi pişirip pişirip filmlerle, dizilerle, hatta çizgi filmlerle çeşit çeşit versiyonlarıyla önümüze koyuyor da bizler varlığımızı borçlu olduğumuz Ata’mız için bir film, bir dizi dahi hazırlamayacak mıyız?
TRT’yi görevini yapmaya davet ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.