Atatürk ne buyuruyor: “Fabrikalar, ülkelerin kaleleridir” İşte ülkenin kaleleri bir bir düşmeye devam ediyor. Aslında düştü, kale kalmadı. Türkiye Şeker Kurumu kapandıktan sonra, şeker fabrikalarının satılmaları kaçınılmaz bir sonuç.
Peki neden?
80 milyonluk ülke, şeker mi tüketmiyor artık? Tüketiyor ama şeker tadında, bir zehir tüketiyor. Peki niçin?
ABD’ye söz vermişler!
Vallahi iftira değil. Dünyanın en büyük NBŞ üreticisi ABD’dir. Türkiye’de resmen NBŞ kotası yüzde 15 iken, uygulamada kota bile yok artık. Dünkü yazımı lütfen okuyun, bende tekrara kaçmayayım. 
Anlaştığımıza sevindim!
Konya bu iktidara, yüzde 70 üzerinden destek verdi, 15 yıldır. Elde ne etti?  Konya Şeker Fabrikası’nın kapatılmasını… 
Konya’ya yaradı mı?
Malatya farklı mı?
Malatya Şeker Fabrikası, gelen tepkiler üzerine, sadece kapatılması ertelendi. Bu ülkede tarım derdi olan, bir siyasetçi var. “Milli Tarım” derdi olan ve “Tarım stratejiktir, silahsız savaşabilirsiniz ama buğdaysız savaşamazsınız” diyerek, iktidara ve tarım kesimine adeta yalvaran, Prof. Dr. Haydar Baş’tı.
Rusya, tarım ürünleri ithal eden bir ülke iken, Prof. Baş’ı dinledi, projesini uyguladı, şimdi tarım ihraç eden ülke oldu. Yarın bir gün bu ülkeye domates bile satamayacak Türkiye. Rusya, Baş Hoca’yı dinlesin ve Türkiye’ye buğday satan ülke olsun, Türkiye dinlemesin ithal eden ülke olsun, gel de kahrolma kardeşim!
Mevzu sadece buğday, şeker mevzusu değil. Türkiye’yi her alanda çökerttiler. Konuşarak, slogan atarak, bağırarak, ülke kalkınmaz. 
Merkel’in telefonu, neden etkili? 
Veya Putin’in?
Yahut Trump’ın? 
Ekonomi kardeşim, ekonomi!
Osmanlı ile kafayı bozmuşlar, bol bol dizi çekiyorlar. yok “Osmanlı tokadı” atacaklarmış da, yok bu tokadı bilmeyenler Afrin’e gelsin de!.. Yapmayın kardeşim yapamayın! Dünyayı kendimize güldürdüğümüz yeter. 
Batı suratında, Atatürk ile bir Türk tokadı yedi, gerisi hikaye. Atatürk olmasaydı bugün, bağıracağınız meydanlar bile yoktu. Atatürk’ü yalancı tarihçilerinizden değil, Hoş Geldin Atatürk’ten öğrenin de görün.
Tokada gerek yok, ABD’yi İncirlik’ten çıkarın, yeter. Onu da geçtik, NBŞ girşişini yasaklayın, pancar üreticisi kalkınsın, şeker farbrikaları kurtulsun. Yabancı sigara üreticisi kazansın diye, sarma tütünü yasakladılar, ya.
Neyse maksadım kavga değil. Birbirimizi yiyecek zamanımız yok. Mehmetçik, Afrin’de, vatan savunmasında… Bu yüzden, lütfen şov yapmayı bırakıp, gerçekleri görelim. 
ABD, on yıl önce, kendine ait bir uyduyu, dünya için tehdit diye vurmuştu. Bu işin kılıfı tabi, o bir silah denemesiydi. Yani uyduları vuran, silah geliştirdiler. Ardından Çin, kendine ait bir uyduyu vurmuştu. ABD, bu işe çok bozuldu. 
Peki, Rusya boş durdu mu?
Hayır. Rusya’ysa uydu silahları olarak termonükleer cephane kullanıyor. Bu silahların üstünlüğü, uzayda bir temas sonucunda nükleer patlamanın etkisiyle sadece tek uyduyu değil, bir uydu grubunu devre dışı bırakabiliyor.
Yani bu üç ülke, ülkelerin sahip oldukları uyduları, istedikleri an indirebilirler. Uydunuzun çalışmadığını düşünün, en basiti cep telefonlarınız çöp. Gemileriniz, uçaklarınız, tanklarınız dahi iş göremez olur. 
Biz nelerle meşgulüz. Halen küresel dev şirketlerin, bizi soymasını konuşamıyoruz. Ülke insanının zehirlenmesini tartışmıyoruz bile. 
Bu sadece iktidarın suçu değil. Bir toplum kendini değiştirmeden, durumu değişmez. Hükümet, onu seçenlerden daha dürüst!
Hiç olmazsa “kandırıldık” diyor. “Zinayı suç olmaktan, AB için çıkardık” dediler, daha yeni. Adeta bir sapıklar ülkesi olduktan sonra, “AB bizi kandırdı!” dediler. İktidar yanlılarına, domuz eti ve zina konusunu hatırlattıkça, kimi hacılar “yapmayan mı var, yemeyen mi var” gibi asla iman ile bağdaşmayan bir savunma içine girdiler, yıllarca…
Şimdi “Reis” dedi ya “hata yaptık!” artık o bazı hacılar, zinaya “haram” diyebilirler. Allah’ım ne günlere kaldık. Tez zamanda; “Papa bizi kandırdı” deseler.  “AB uğruna halka domuz yedirdik” deseler. “ABD için şeker fabrikalarına kilit vurduk” deseler. “Kasalarında paralar unutarak(!) kurumlar devrettik” deseler.
Demeleri yakındır, lakin Türkiye’nin batışı da yakın!
Demedi demeyin, Türkiye’de hastaneler batacak, hem de devlet hastaneleri. Yakında, ekranların tartışma konusu, hastanelerin batışı olacak. Sadece fabrikalar değil, Türkiye iflas etti!
Dediklerimin arkasındayım, bu ülkede ekmek kuyruğuna girilecek. Türkiye’nin ekonomi alanında bir kurtuluş savaşı vermesi gerekiyor. Bu da, ne bu iktidarın, ne de, pompalanan partilerin işi değil. Toplum ne vakit, tuttuğu partiler yerine, ülkesini tutar, o zaman kurtulur. Yok tutmaz, akıbeti belli, Allah korusun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.