İran Genelkurmay Başkanı, Türkiye’ye geldi. “Türkiye ile işbirliği içinde olmak zorundayız” dedi. Belli ki, Türkiye ile aynı kaderi yaşıyor. Bölünmüş bir Irak, İran’ı böler.

Bölünmüş Irak, Türkiye’yi böler.

Peki, bölünmüş Suriye, Türkiye’yi bölmez mi? Şuanda yaşıyoruz… İran için tehlike bir ise Türkiye için iki…

AKP, “Esad gidecek!” yoluna girmeden önce, Salih Müslim’i, Davutoğlu dışında kim tanırdı?

Şimdi ABD’nin “Stratejik Ortağı”!

Türkiye yerine ABD’nin BOP’tan müttefiki!

ABD, İran’ı Irak üzerinden sıkıştırıyor. Türkiye’yi ise hem Irak, hem de Suriye üzerinden sıkıştırıyor. Çok değil, kafası az basan, az bağımsız düşünen bir irade, Türkiye-İran-Irak-Suriye ittifakı içinde olayı, çözerdi.

Türkiye ne yaptı?

Irak’ın devlet başkanına “sen dengim değilsin!” deyip Barzani ile “kanka” oldu. Davutoğlu döneminde Müslim Ankara’da misafir edilerek, “Esad’ı birlikte devirelim, dile bizden ne dilersen” denmişti.

“ABD ve İsrail adına değilse, Esad kimler adına indirilmek istedin?” diye sormayacağım. Gelinen bu sonuçtan bile ders almadıysak, hatalardan nasıl dönülecek.

Türkiye, Suriye ve Irak’ta, İran olmadan bir şey yapamaz. Aynı şey İran için de geçerli… Eğer Müslüman ülke Suriye, bugün Rusya kucağına tam oturmuşsa, ABD “koalisyon” adı altında, bu topraklarda, Büyük İsrail’in alt yapı çalışmalarını sürdürüyorsa, bu tamamen Türkiye ve İran’ın hatasıdır.

Türkiye hem içerde, hem bölgede, ABD tarafından düşürüldüğü “mezhep” oyununu, ancak İran ile birlikte çözer. Türkiye ve İran birlikte hareket ederek, Ortadoğu’nun kaderini değiştirebilirler.

Genelkurmay Başkanları ile başlayan yüksek düzeyli diyalogun, başbakan ve cumhurbaşkanları düzeyinde devam ettirmek gerekir. Kısa vadede ABD’den, uzun vadede Rusya’dan, Müslüman ülkelerin kurtarılması hedefi, esas olmalı.

Çok geç kalınmasına rağmen Irak ve Suriye, halen kurtarılabilir. Iraklı bir âlim “Irak’a bir Atatürk lazım” diyor. Komşu ülkelerde Müslüman âlimler “Allah’ım bize bir Atatürk gönder!” diye dua edip yalvarırlarken, Türkiye’de sözde âlim kılıklı müsveddelerin, Türkiye’yi “Atatürk’ten kurtulmaya” çalışmaları düşmana askerlikten başka bir şey değil.

Atatürk bugün olsaydı Irak bölünmezdi. Suriye’nin kılına dokundurtmazdı ve Atatürk yaşasaydı, İsrail olmazdı. Atatürk’ün “İsrail’e izin vermem” dediğini dünya biliyor.

İsrail, Ata’nın ölümünden 10 yıl sonra kuruldu ve Atatürksüz Türkiye, İsrail’i ilk tanıyan ülke oldu. Şimdi buda yetmedi, dillerinde “Allah ve kitap” düşürmeyen bir zihniyet, nasıl “kandırıldıysa” bir İsrail yetmedi, ikincisini kuruyorlar.

Büyük İsrail yoluna, 15 yıldır taş döşüyorlar. “İsrail dostumuz” diyorlar.

AKP’den önce “Irak’ta bir Kürt devleti savaş sebebi” sayılıyorken, sonraları Barzani gurur duyuldu. Barzani, “Türkiye Kürt devletine karşı değil!” diyebiliyor. “Nerden nereye…” asıl buna denir. 

Eleştirmek veya suçlamak için konuşmuyoruz. Hatalardan dönülsün, bölge ülkeleriyle ittifaklar kurularak, geç kalınsa dahi, ABD projesi çökertilsin istiyoruz.

Özal ile başlayan “Barzani seviciliği”, Büyük İsrail’e hizmetten başka bir şey değil. Her gün şehitler verdiğimiz ve artık sıradan olaylar olarak alıştırıldığımız, bu halimiz ne olacak?

Ülkenin 15 yaşında Eren’leri bir bir toprağa girerken, “milliyetçilik” veya “dindarlık” cenazelerde bayrak sallayıp, şehit yakınlarına “şehitlik müjdesi” vermek midir?

Yoksa Türk milleti için gerekeni yapmak, Büyük İsrail inşaatını dağıtıp, projesini yırtmak mıdır?

Komşu ülkelerin ve Türkiye’nin toprak bütünlüğü için, bölge ülkeleriyle bir araya gelmeden, Barzani’nin tepesine binmeden, Suriye ve Irak’ın Kuzeyleri’ni, birilerine mezar yapmadan, kim ne yaparsa yapsın, ABD-İsrail değirmenine su taşır.

ABD, İsrail planları bölge ülkeleriyle bozulur. Hengri Kissinger “işler planladığımız gibi yürürse, Ortadoğu’nun yarısı İsrail’in olacak” demişti.

Planları bozmakta iktidarın elinde, planlara eskide olduğu gibi uymakta… Bekleyip göreceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100