Irak, ABD’nin işgali sonunda bugünkü hale geldi. Bugün fiilen bölünmüş Barzani referanduma gittiğinde, resmen bölünecek. Görünüşte ikiye bölünmüş ama aslında, üçe, belki de dörde bölünecek.
İkiye bölünmesiyle yetinmeyen ABD, Barzani’ye,  “zamanı var, referandumu ertele” haberi yolluyor. Fakat “Barzani daha fazla bekleyemeyiz. Ancak tarihi biraz öteleriz, bunun içinde şartlarımız var…”diyor.
Irak, işgal edildi sonuç bu… 
Peki, Suriye işgal bile edilmedi, nasıl aynı sonuçlara sahip oldu.  Suriye’ye “Arap Baharı” uğradı ve şimdi Irak ile aynı kaderi yaşıyor. Irak’a, ABD asker gönderdi, Suriye’ye ise terör örgütlerini gönderdi.
“Suriye’ye terör örgütlerini ABD mi gönderdi?” diye, safça bir soru tekrar sormayın. Ama hiç ABD’nin adı geçmiyor, değil mi? Hatta ABD, IŞİD’i Suriye’den çıkarmak için geldi!
Son zamanların, moda deyimi ile “yav he he!..” diyelim.
ABD'nin gizli bilgilerini sızdırdığı için, kaçarak Rusya'ya sığınan ABD Ulusal Güvenlik Dairesi eski mensubu ünlü ajan Edward Snowden,  IŞİD'in ABD, İsrail ve İngiltere istihbaratı tarafından eğitilip desteklendiğini açıklamıştı.
İŞİD'in bölgede İsrail'in güvenliğini tesis ettiğini söyleyen Snowden'a göre ABD, İngiltere ve İsrail istihbaratları, dünyadaki bütün terörü "eşek arısı yuvası" adlı bir strateji ile bir araya getirdiler. 
Nasılda bir merkezden emir almışçasına, doluştular Suriye’ye. Belli ki bu tesadüf değil, yılların projesi… 
Ayrıca; IŞİD Lideri Bağdadi'nin bir yıl boyunca MOSSAD tarafından yoğun bir askeri eğitim, dini kurslar ve konuşma becerisi kursları aldığını da yine bu ajan söylemişti.  
Bağdadi'nin Washington'daki bir görüşmede, eski senatör John MC Cain ile aynı fotoğraf karesinde yer aldığı, basına sızmıştı.
El Bağdadi’nin 2004’te Irak’taki ABD denetimindeki bir hapishanede bulunduğu ve 2009’da buradan salındığı, hapishanenin eski müdürü Albay Kenneth King, tarafından açıklanmıştı. 
Yani IŞİD, yüzde bin ABD malı!
Uluslararası üne sahip gazeteci yazar ve stratejik risk danışmanı William Engdahl da, IŞİD’in bir CIA/NATO projesi olduğunu söylüyor. Buraya kadar tamam... 
Peki, ABD’nin IŞİD ile savaştığı yalanına, şimdi kim inanır?
Tabi ki sadece NATO kafalılar!..
IŞİD boşaltıyor, yerini PYD veya Barzani dolduruyor. Bir de, “ Kürtler IŞİD’le savaşıyorlar!” diye, dünyaya bir ABD bağlaması çekiliyor. Suriye’de IŞİD kontrolünde olan yerlere, ABD helikopterleri iniyor. Bunun görüntüleri var, sosyal medyada.
28 Haziran 2017’de aynı şey, Kerkük'te oldu. Kerkük'ün 30 km güneybatısında ve Havice'nin kuzeyindeki Saadiye köyü kırsalına, ABD menşeili bir Chinook ve 6-7 Taarruz helikopteri IŞİD’in elindeki alanlara iniyor ve yaklaşık bir saat orada kalıyor.
ABD’nin bölgede oynadığı oyunları ve AKP iktidarının, hem Barzani hem ABD için “her istediklerini vermelerine” bakarak, kahrolmamak elde değil. ABD, AKP’den vazgeçmeseydi, “eşikten süpürülmeselerdi”, bunların ABD’ye “stratejik ortak” demekten, vazgeçmeleri asla söz konusu olmazdı. Yine de ABD’nin yüzüne bakmaktan, önlerini göremiyorlar. Beyazsaray’dan bir el etseler, kendilerini damdan atacaklar!
Hani S-400 alacaklardı, ne oldu? 
“Çin Füzesi” gibi güme gidecek galiba…
Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı İlnur Çevik, “Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda bir Kürt yapısını  tolere edebileceğini” söylemişti. Yoksa PYD’de, Barzani gibi kabul mü edildi. Salih Müslim’le de “gurur mu” duyacaklar yakında…
Eğer bu kadar gürültüden sonra, yeniden ABD’ye dümen kırılır, Irak’ın Kuzeyi gibi Suriye’nin Kuzeyi’de kabul edilirse ve Türkiye, ABD tezlerini sorunsuz hazmederse yeniden, geçmiş olsun Türkiye!
Türkiye’den toprak isteyen İsrail! Kürtler değil, haberiniz olsun. Olaya böyle bakılırsa, Türkiye kurtulur, yoksa bölünür. Maksat hasıl olduğunda ortada ne IŞİD kalacak, ne başka bir şey.
O zaman, ilk körfez çıkarmasında, “ABD, bölgeye Türkiye için geliyor. Hedef, her ne kadar Irak görünüyorsa da, asıl hedef Türkiye’dir” diyen, Prof. Dr. Haydar Baş’ı hatırlasanız bile geçmiş olsun.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halilzafer 2017-08-19 12:34:27

Duru Akıcı ve Anlaşılabilir anlatımınız için teşekkürler. Saygılarımla

banner100