Geçtiğimiz haftalarda birbirine benzeyen iki ayrı seçim yaşadık. 
Birinde Galatasaray'ın başına Sayın Mustafa Cengiz yeniden seçilirken diğerinde ise Fenerbahçe'nin başına Sayın Ali Koç geldi.
Futbol tarihimizde ülke olarak belki de neticesi bu kadar merakla beklenen ve takip edilen spor kulübü başkanı seçimlerine ilk kez şahit olduk.
Galatasaray'ın başında yaklaşık 2,5 yıl geçiren Dursun Özbek, sportif olarak son derece başarısız olduğu halde Genel Kurulu ikna ederek kulübün paha biçilemez değerdeki arazilerini paraya çevirmek için izin almıştı ve bunun neticesinde kulübün tüm borçlarının ödeneceğini vaad etmişti. Kısa bir sürede bu paraların ciddi bir kısmının kulübün kasasına girmesine rağmen kulübün borçlarında bir azalma görülememişti ve hiç de hoş olmayan kokular ortalığı sarmıştı.
Tam bu sırada Dursun Özbek birden bire olağanüstü kongre ve erken seçim kararı aldı.
Üstelik seçim kararının ardından Fatih Terim'i de takımın başına getirdi.
Spor medyası da toptan Dursun Özbek'i destekliyordu.
Gelin görün ki yoğun baskıları sonucu Fatih Terim'i takımın başına getirten Galatasaray taraftarı her şeyin farkındaydı ve Dursun Özbek'i kesinlikle istemiyordu.
Tüm bunlar bir araya gelince derin Galatasaray olaya el koydu ve Mustafa Cengiz az bir oy farkıyla Dursun Özbek'i devirdi. 
Bir de bakıldı ki durumun vahameti dışarıdan görünenden çok daha ileri boyutlardaydı.
Samimi bir şekilde işe koyulan yeni yönetim kısa zamanda önemli adımlar attı ve son seçimden de zaferle ayrıldı.
Diğer tarafta Fenerbahçe'nin son 20 yılına damga vurmuş Sayın Aziz Yıldırım bu yirmi yılın en zor seçimine çıkacaktı.
Bu 20 yılda sportif olarak basketbolda tarihi başarılar elde edilse de futbolda yaşanan başarısızlıklar ve ezeli rakipleri Galatasaray'ın gerisine düşmeleri Aziz Yıldırım'ı her geçen gün daha fazla tartışılır hale getirmişti. Aziz Yıldırım'ın kendini teknik direktör gibi görmesi ve tribünlerle yaşadığı gerginlik taraftarla arasını iyice açmıştı.
Diğer taraftan da Fenerbahçe taraftarı son birkaç yıldır Ali Koç ismini her gün daha yüksek sesle dile getirmeye başlamıştı. Arkasında büyük bir kongre ve medya desteği olan Aziz Yıldırım'ın devrilmesi hiç de kolay değildi ve bunu Ali Koç dışında başarabilecek kimse görünmüyordu. Öyle ki seçim günü oylar sayılmaya başlanana kadar hâlâ sonuç merak ediliyordu. Ancak kongre üyeleri taraftarın sesine kulak vermek zorunda kalmıştı ve Ali Koç ezici bir çoğunlukla tarihi bir zafer elde ederek seçimi kazandı.
İki seçimde de öne çıkan hususlar şunlardı;
1- Her iki seçimde de basın, medya ve köşe yazarları kaybedenleri destekliyordu.
2- İki seçimde de taraftarın istediği kişiler seçimi kazandı.
3- Taraftarlar, başkanların ve medyanın etkisinde kalmamıştı zira sadece takımlarının menfaatini ve başarısını düşünüyorlardı. 
4- Her iki takımın taraftarları da artık ortamı geren, kavgacı, ezeli rekabeti düşmanlığa dönüştürmeye çalışan başkan ve yönetimleri değil ezeli rekabeti ebedi dostluğa dönüştürecek dostluk ve barışı hakim kılacak başkanları istiyordu.
5- Taraftarların bu samimi ve çığ gibi büyüyen istekleri sonucu oluşan derin dalga, kaçınılmaz olarak takımların derin yönetimlerini de etkilemişti ve şahsi menfaatlerini bir tarafa bırakarak takımlarının menfaatini ve geleceğini düşünmek zorunda kalmışlardı.
Bunlar hep umut verici gelişmeler...

NERDE HABER - ORDA YORUM
- Son 15 yılda Türkiye’ye yaklaşık 650 milyar dolar para getiren yabancı sermayenin önde gelen bankaları Pazar günkü seçimler öncesinde ilginç raporlar yayınladı. En ilginç rapor ise Fransız bankası Credit Agricole'den geldi. Söz konusu rapora göre TL, sonuç ne olursa olsun baskı altında kalmaya devam edecek.
- Biz de aynı rotayı takip etmeyi vaad eden adaylar arasında seçim yapıp kurtulacağımızı zannediyoruz.
* * * 
- Afyonkarahisar'daki Organize Sanayi Bölgesi'nde bazı ziyaretlerde bulunan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, akıllara durgunluk veren bazı açıklamalarda bulundu. Türkiye’deki işsizliğin sorumlusu olarak işsizleri gösteren Bakan Eroğlu, “Türkiye’deki işsizliğin tamamı iş beğenmeyenlerden kaynaklanan işsizlik” dedi.
- Tabi tabi! Enflasyonun sorumlusu fiyatlara zam yapan üreticiler, eğitimdeki sıkıntıların sorumlusu öğretmenler ve öğrenciler, et ithalatının sorumlusu da Türkiye’den iltica eden danalar ve kuzular...

TWITTER’DAN SEÇMELER
Cinim bende maaş kesintimle her ay Swis Otel'de tatil yapmak varken neden vergi olarak ödediğimi, neden bana yansımadığını sana anlatmak isterdim fekat hava sıcak yorgunum...

@gıbekadicenevre
* * *
Bu ülkenin sorunu sadece birer karikatür, mizah konusu olabilecek tiplerin gazeteci, yazar, aydın, bilim adamı, sanatçı, siyasetçi, din âlimi vs. titrine sahip olmasıdır...
@TugayKcmr
* * *
Kırıp dökmeden yaklaşılsa öyle güzel yönlerimizi tanıyıp seveceğiz ki hiçbir anı kaçırmadan, keyfine vararak. Ama kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. Kimsenin kimseye gücü yok. Kimse aslında kendi olup, gönlünce yaşayamıyor hiçbir hissi. Daha kötü bir şey bilmiyorum.
@ilginchakkaten
* * *
Az önce söylemesi ayıptır hanımın evde yaptığı kumpirleri yedik. Ben tek başıma bir kaç patates yedim. Ailecek kendimizi çok zengin hissettik...
@drhaluksavas

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.