Epeydir, eskilerden konuşmuyorum.
Sizlere, çok zamandır çocukluğumdan hatıralar anlatmıyorum.
Özlemişsinizdir!
Bugün;
Çatmak yok.
Siyaset yok.
Ekonomi yok.
Hükümet, muhalefet yok ya da iktidar yok.
‘Uzun Herif’ var.
Lise bir ve ikiyi, rahmetli Haydar amcamın yanında şehirde okudum. Amcamı çok seven arkadaşları vardı. Her ikindi namazı sonrası, amcamda çay faslı olurdu.  “Küçük Hacı” diye, nur yüzlü bir ihtiyar gelirdi amcamlara.
Gerçekten, lakabı gibi küçüktü ama boydan tabi ki…
Cin gibi bakan gözleri vardı. Uyanık mı uyanık fakat mü’min uyanıklığı… Çalma , çırpma uyanıklığı anlaşılmasın. 
Eskinin ihtiyarları da güzeldi. Nur yüzleri vardı. Ezan saatini bekleyen, rastladığı herkese selam veren, beş vakti camide kılmaya gayret eden, insanlar yok artık.
Bankalara koşan hacılarımız var şimdi. İktidar uğruna, zinayı savunan, domuz etini savunan, isminin başına “hacı” eklenmiş, suratsızlar var. Neyse, çatmak yok dedim ama bak, çakmadan edemiyorum!..
Huyum batsın!
İşte amca dostu "Küçük Hacı", gerçek hacıydı. Elinde taneleri büyük olan bir 99’luk vardı. İnsanı kırmamak için, elinden geleni yapan, kısık sesle konuşan, hep gülümseyen mütebessim adamdı, “Küçük Hacı”…
Ben de onlara çay demlerdim. Onları dinlemek zevk verirdi bana. Bir de, Alevi Yılmaz dayı vardı bak. Uzunca bükülü bıyıkları vardı. Halen sağ Yılmaz dayı, amcamın ismi Haydar olduğu için, aleviler çok sever, hitap ederlerken “adına kurban” diye söze başlarlardı.
Alevi ve Sünni, Haydar amcamın evinde “Cem” olurlardı.  Hey gidi günler, hey… Aslında ülke insanımızın, hiç birlik sorunu yok,  farkındamısınız. 
Ehl-i Beyt ismi birliğe yetiyor. Sırf ismi "Haydar" diye, bakın, nasıl da bir birlik oluşuyor. Saygı, sevgi, hürmet ve muhabbet dorukta… Amcam espirili bir insandı "ben hepinizin büyük babasıyım" derdi, onlar da, isminden dolayı "Eyvallah Haydar Baba!" derlerdi.
Gelelim ‘Uzun Herif’e…
Rahmetli amcam,  “Allah alsın, bu uzun adamlarda, hiç akıl yok!” diye başlardı, “Uzun Herif” konusu geçince… Uzunca bir boyu vardı. Oldukça iriydi. O kadar çabuk dolduruşa gelirdi ki, bir çocuk bile onu kandırabilir, bir olaya çekebilirdi.
Amcam sürekli onun arkasını toplardı. Kırdıklarını, döktüklerini toparlardı. Ama “sokma akıl üç adım" demişler ya, İyi tarafları da çoktu ancak akletmemesi, muhasebesiz oluşu, başlarına türlü dertler açardı. Aynı köylü ve hısım oldukları için, amcam sahiplenirdi.
Bir gün benimle tartıştı, düşünün lise birinci sınıfta, bir çocuğum ama birden parladı ve kalktı boğazımı sıktı. Konu ise ceviz kabuğunu doldurmaz. Güya beni kızdırıyor, amcama laf edince bende, amcamı müdaafa ettim. 
Boğazımı sıktı ve beni tek eliyle havaya kaldırdı, nerdeyse yere bırakacaktı, pat amcam içeri girdi. “Ne yapıyorsun, çocukla mı kavga ediyorsun?” deyince, beni yere indirdi. Çok korktum tabi… Deli değil ha, yanlış anlamayın.
Namazında, niyazında bir adam… Fakat dolduruşa gelmeye, meydana inmeye, “topunuz birden gelin” demeye, çok meraklı. Yani maazallah ülkenin başına geçmiş olsa, savaş çıkarması an meselesi olurdu. Çok şükür değil.
Kendi köşesinde yaşayan, bir köylü olarak hayatını sonlandırdı.  
Ne kadar şükretsek az!
Avrupa ve Amerika’sı, hep kandırırdı.
Onu, bir tek amcam frenlerdi. Tabi ülkenin başına geçse, amcamı da tanımazdı. Saftı, çabuk kandırılırdı. Ayıkınca yalnız çok kötü gazaplanırdı. Amcamın dediği gibi “aklı kıt”tı. Akletmesi yoktu. Sonunu düşünmezdi.
Bir gün, bir at arabası olanca hızıyla sürücüsüz olarak, caddede dörtnala gidiyor. Herkes, kaçışıyor. O sırada bizim Uzun Herif’te yolda yürüyor. Herkes kaçarken, bu, olaya balıklama dalıyor. Atın önüne atlıyor. Boyuna güvenip, sanırım, atı dizginleyeceğini düşünmüş.
Sonuç mu?
At arabası üzerinden geçiyor. Ölmüyor ama ölse daha iyi olurdu. Çünkü çok süründü. Koşturmak ise amcama düştü. Ameliyat filan derken, aylar sonra değnekle yürümeye başladı. Herkesin sorduğu soru şuydu: Sen niye kendini ürkmüş atın önüne attın?
Cevap yok ama galiba var: Çünkü o “Uzun Herif”ti. Allah uzunluğu boyuna vermiş, aklına vermemiş. Uzun uzun düşünmek yerine, uzun uzun yürümeye alışmış. Allah, uzun, kısa, bütün amca dostlarına rahmetler eylesin!
Nur içinde yatsınlar, amcam da, onlar da…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mutlu Mesud 2017-10-12 10:13:14

sayın karaca "yağmur duasına" çıkanlar olurdu eskiden. şu sıralar hiç duymaz olduk. yoksa ben mi yanılıyorum.nur yüzlü amcalar gözyaşı döker yağmur dilerlerdi

Avatar
ata selçuk 2017-10-12 12:06:21

çocuktan al haberi demişler. tebrikler

banner100