Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazartesi günü Vatikan’daydı. Ziyaretin hangi siyasi ve diplomatik gerekçelerden kaynaklandığına dair bir bilgimiz yok ama tam da PKK’nın Suriye ayağına karşı bir savaşın içinde bulunduğumuz şu günlerde Vatikan’ın gerçek yüzüne dair epey bilgimiz var.
Mesela Vatikan deyince aklıma hemen PKK lideri Apo’nun Papa II. Jean Paul’e yazdığı mektup geliyor.
Mektup şöyle başlıyordu: “Aziz Peder, Hıristiyanlığa çok yakınım. Sizin şahsınıza ve dininize olan saygım, benim savaşımın ve düşüncelerimin merkezindedir.” (La Republica, 23 Kasım 1998)
Apo’nun Papa’ya yazdığı mektuptaki “düşüncelerimin merkezindesiniz” ifadesi tabi ki karşılıksız değildi ve Vatikan’ın PKK’ya verdiği engin desteğin bir tezahürüydü.  Vatikan’a bağlı ve dünyada 900 milyon Katololiğin dinlediği radyo yayınlarından, izlediği televizyon ve takip ettiği basından Türkiye aleyhine yayın yaparak Türk ordusu katliamcı olarak suçlanıyordu. 
Örneğin The Wold Catholic Report’ın Mayıs 1995 tarihli yayınında Türkiye’ye karşı iğrenç ifadeler kullanıldı ve başta İtalyanlar olmak üzere tüm Hıristiyanlara PKK’nın savaşına destek verme çağrısında bulunuldu.
Vatikan’a bağlı resmi yayın organı La Documantation Catholic’te çıkan yazılarda bugünkü Türkiye topraklarının Hıristiyan Araplara ve Kürtlere ait olduğu iddia ediliyordu. (Bkz. Aytunç Altındal, 03.02.1998 Cumhuriyet, Apo’nun Papa’ya mektubu üzerine)
Vatikan denilince aklımıza gelen o kadar çok şey var ki; mesela Papalığın Doğu Kiliseleri Birliği’nın başı Kardinal Achille Silvestrini, Apo’nun mektubundan iki gün önce bir açıklama yaparak “Vatikan, PKK’yı ve PKK’nın lideri Apo’yu sonuna kadar desteklemektedir” açıklamasını yapmıştı.
Vatikan’a bağlı tarikatlar 1970’li yıllardan itibaren özellikle Almanya’nın Duisburg, Karlsuhe ve Berlin kentleri başta olmak üzere bütün Avrupa’da bildiriler dağıtarak “Türkiye’de boyunduruk altında yaşayan Kürtler, çok yakında bu barbar boyunduruktan kurtulacaktır” diye müjdeler veriyordu.
Bugün Afrin’e giden binlerce TIR dolusu silah bir sonuçtur.
Bugün Afrin’de PKK ile savaşımız bir sonuçtur.
Bugün PKK’nın Türkiye’yi kana bulayan eylemlerinin dini destekleyicilerinin başında Vatikan gelmektedir.
Ve bugüne kadar hiç bir siyasi makam ve otorite Vatikan’ın bu yayınlarının ve politikalarının hesabını sorma gereği duymamıştır. Erdoğan’ın Vatikan ziyaretinin sıcak saatlerinde bunu hatırlatmak istedim.
Diğer konu ise Türkiye’nin başındaki en büyük tehdit olan ve bugün ‘terör’ örgütü olarak adlandırılan FETÖ’ya, Vatikan’ın verdiği destektir. Gülen, 1998 yılında  Vatikan’a yazdığı mektupta “Buraya Vatikan’ın misyonunun bir parçası olarak gelmiş bulunuyoruz” diyordu.
Gülen ve örgütü “Vatikan’ın misyonunun bir parçası olarak” diyalog çalışmalarını başlattılar, İslam’ın içini boşalttılar, İslam’ın itikat anlayışını allak bullak ettiler, Hz.  
Peygamber'e olan inancı değersiz kıldılar, misyonerlere alkış tuttular, gençleri kiliselere yönlendirdiler.
15 Temmuz darbe süresinde silahlı FETÖ’cü darbecileri konuştuk ama bu yapının İslam’a vurduğu darbeyi hiç konuşmadık.
Demek o ki, Erdoğan’ın Vatikan ziyaretinden önce birileri Erdoğan’a Vatikan’ın Apo’ya ve FETÖ’ya verdiği desteğin dosyasını verseydi ne iyi olurdu. Kim bilir belki de verilmiştir!
Diplomasi başka şey tamam da dostumuzu düşmanımızı iyi bilelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nazim 2018-02-08 01:05:30

iyide tayip erdogan kendi cikarlarina gore hareket ediyor. ulkem cikarlarina gore degilki .