Dolar, 3.910 TL
Avro, 4.603 TL 
Kur sepeti, 4.256 TL'ye çıkarken, faizler de yükseliyor.  
TCMB, son iki ihalede gösterge faiz bileşikte; yüzde 13.75 oldu. 
TCMB toplarken, faizler nasıl düşecek? 
Ekonomi kurmayları, yanan ateşi söndürmek, harareti düşürmek için açıklama üzerine açıklama yapıyorlar. 
Ekonomi Bakanı Şimşek; "AB, mali yardımları kesmeyecek. Amerika'da birden fazla bankaya soruşturma yok. Sadece Halkbank'ı ima ediyor. Almanya ile normalleşiyoruz. AB'den kopmuyoruz. ABD ile vize geride kaldı."dedi. Dereye düşenin köpüğe sarılması gibi.
Şimşek devamla; "Hazine fonlara direk kaynak aktaracak. Bu sayede yabancı fonlar daha fazla yatırım yapacak" dedi. 
İçeride dışarıda borç peşinde koşuyoruz. 
TL'nin, dünyadaki en çok değer kaybeden 3 para biriminden en kırılgan olduğu, 10 yıllık tahvillerde Kenya'yı aştığı, tahvilde Türkiye’nin dünyada 3. ülke durumuna düştüğünü de gördük.
Riskten kaçış, FED'in faiz artırma beklentisi, ABD vergi reform belirsizliği,  manşetlere çıkarılan Cary Trade'lerin Kasım'da dip yapması, Halkbank ve Reza davası, doların evine dönme sinyalleri, küresel ve jeopolitik risklerin arttığı ortamda, devasa borçların altında ezilen ekonominin Lira'sı, yabancı paralar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor.
Daha bu günler iyi günler. 
İktidarın, 3 yıllık OVP hedeflerini (tahmini dolar kuru, 2017=3.56, 2018=3.70, 2019=3.88, 2020=4.02) baz alarak, döviz bozdurup tahvil ve hisse senedi alanlar şimdiden zarar yazdı.
Eksi faizlerin konuşulduğu dünyadaki para bolluğu ve dövizdeki durgunluğun rehavetine kapılarak, dolar bozdurup faize yatıranların bir kısmının yılbaşından bu yana dövize dönmesi de fiyatı tetikledi. Son gelişmelerden panikleyip elindeki kâğıtları satar, döviz almaya yönelirlerse; seyreyle gümbürtüyü.
Misyon gereği özendirilen ithal ürünlerin, karlılığını çökerttiği reel sektör, KGF kredileriyle boğulması ötelenen 313 bin şirket, batarken bankaları da batma noktasına getirecektir.
Siyasi ikbalini, okyanus ötesinin icazeti ve ekonomik elde etme reçetesine bağlarsan, günün sonunda geleceğin nokta budur. Harç bitti, yapı paydos.
Yanlış; para tedarik yöntemini, hard currencye bağlayıp yabancı para egemenliğini resmileştirmekle başladı. 
Yurtiçindeki işlemlerde, yabancı paraya ihtiyacımız olmadığı aşikâr. Dış ticarette de milli paralarla alışverişin mümkün olduğunu kitap haline getiren Baş Hoca'nın görüşlerinin görmezden gelinmesinin acı sonuçlarıyla yüzleşiyoruz. 
Yabancı para sömürü aracıdır, uyarılarına itibar etmeyip, yanlışta ısrar edenler, millet tarafından ödüllendirilerek bu noktaya gelindi. Kuyusunu kazan millet olmuştur.
Üniversite yayınlarını, ekonomi yazarlarını takip ediyorum. 
İktidarı muhalefeti, aynı telden çalıyorlar. 
Neo liberal IMF reçetesinden başka bir program ortaya koyabilen görmedim duymadım. Okumuşu yazmışı 80 milyon, bir Baş Hoca etmiyor.
Ekonomik darbeyi yiyip, dibe vurmadan ayıkmayacak gibiyiz, kibir yüzünden.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121