Yarın 23 Nisan... 
Mustafa Kemal Atatürk'ün, egemenliği Meclis'e bıraktığı günün yıldönümü...
Ne enteresan Türkiye aynı günlerde ülkeyi federatif yapıya götürecek bir seçimi konuşuyor.
Millet egemenliğini temsil eden vekiller, milletten aldıkları yetkiyi devretme arefesinde...
Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in “Hoş Geldin Atatürk” eseri, bizlere Cumhuriyetin ilk yıllarındaki pek çok gelişmeyi kıyaslama imkanı veriyor.
Mandacılar ile bağımsızlık yanlılarını; millet egemenliği diyenlerle sömürüye ses çıkarmayanları, inançlı millet ile dindar gibi gözükenleri ayırt eden bir turnusol kitabı.
Cuma günü namazdan sonra dualarla-tekbirlerle açılan Meclis'te ikinci gün, 24 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal bir konuşma yapar.
Bu konuşmasında, “Birincisi, mütarekeden Erzurum Kongresi'ne kadar geçen zaman zarfındaki ahvale dairdir. İkincisi, Erzurum Kongresi'nden 16 Mart tarihine kadar, yani İstanbul'un düşmanlar tarafından işgal edildiği güne kadar, üçüncü safha 16 Mart'tan şu dakikaya kadar" diyerek anlatacaklarını ve yaşananları özetler.
Konuşmasında Said Molla'dan da bahsederek, İngiliz Muhipler Cemiyeti'nin tehlikelerine de değinir.
İngilizlerle işbirliği halindeki saray iradesini devreden çıkaran ve hakimiyeti millete veren Meclis'in devreye girmesi, Mustafa Kemal açısından da büyük bir siyasi zafere dönüştü.
Zira, henüz İtilaf Devletleri'nce tanınmamış Büyük Millet Meclisi ve hükümetinin memleketin geleceğini ilgilendiren bir konuda Fransızlarla müzakerede bulunmasından bahsediyoruz.
İtilaf Devletleri hep İstanbul hükümeti ve Ferit Paşa kabinesi ile görüşmekte iken, ilk kez Meclis'in açılmasının ardından Mustafa Kemal ve kadrosu muhatap alınmıştır.
Yani millet egemenliğinin meşrulaştırdığı ve düşmana karşı dik duruşu gösterebilen tavır, ilk andan itibaren saygınlık kazanan bir diplomasiye dönüşmüştür.
Meclis'in İlk resmi ziyareti de Moskova'ya bir heyet göndererek yapılmıştır.
İlk Meclis'in vekillerinin çoğunluğunun hoca vekillerden oluştuğunu da Sayın Baş'ın eserinden öğreniyoruz. İlk Meclis'te 63 vekil hocalar, hafızlar hatta şeyh denilen önderlerden oluşmuştur.
Ve o Meclis, Kurtuluş Savaşı'nı idare etmiş, zafere imza atmıştır.
Erken seçimin konuşulduğu bugün, seçmen, neyin seçiminin yapıldığını biliyor mu acaba?
Millet iradesinin hangi şartlarda devreye girdiğini, Kurtuluş Savaşı'nın ancak bu güçle kazanılabildiğini, üniter devlet olmanın gereğini, ancak birlik ve beraberlik ile hiçbir etnik kimliği diğerinden ayırmadan var olunabileceğini, vatanı kurtaran gerçek dindarları ajanlardan ayırt edebilmeyi bu seçim sürecinde de hatırlamalılar.
1919'un şartlarında yeni bir devlet Mustafa Kemal'in hayata geçirdiği şartlarda kuruldu.
Hatırlamak isteyenler, Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in “Hoş Geldin Atatürk” eserini mutlaka başucu kitabı yapmalılar… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülsüm Kavak 2018-04-22 08:38:37

Kaleminize yüreğinize sağlık sayın Baş, gerçekten de çok önemli tespitler. Rabbim milletimizin basiretini açıp biran evvel uyandırsın da bu tespitlere kulak versinler inşAllah

Avatar
ATATÜRK'ÜN KIZIYIM 2018-04-22 22:57:08

HAYDAR BAŞ SİZ VE TÜM YAZARLARINIZIN ATATÜRK'ÜMÜZE DUYDUĞUNUZ SEVGİ SAYGI TAKDİRE ŞAYAN.ÇOK TEŞEKKÜRLER BU GÜZEL BAKIŞ AÇININz İÇİN.SAYGILAR.