Bölgemiz ve dünya, Amerikan Başkanı ve onu dürtükleyen gibi birkaç tane zırdeli derekesinde akl-ı evvel para babası baronun insafında çırpınıyor.
Prof. Dr. Haydar Baş beyin 2005’te ilan ettiği Milli Ekonomi Modeline ve Milli Para sistemine sarılan dünya, çok kutuplu hale dönüştüğü için, vahşi Batı ve sömürgeci ABD, dünyanın başına eskisi gibi çorap öremiyor… İslam coğrafyasının başına çorap örüyorlar.
Bölgemizde cehenneme giden yeni bir yolun taşları döşeniyor.
Suriye’yi fitne ateşiyle yakıp kavuranlar, orada başarılı olamayıp adeta madara olunca, yüzlerini İran ve Türkiye’ye çevirdiler.
ABD, İran ile yaptığı nükleer anlaşmayı kafası estiği gibi feshediyor.İran’a ve İran’la dostane ilişkiler içinde olan ülkelere karşı ağır ambargolar başlatıyor.
NATO zirvesinde ise, Türkiye’nin İran-Irak-Suriye eksenli Güneydoğu sınır bölgesinin ciddi tehdit altında olduğu endişesiyle güya Türkiye’yi ortaklaşa koruma(!) kararı çıkıyor, bildirgeyle ilan ediliyor. 
Yani, Amerika ve NATO işgal güçleri, güneydoğumuza iştah kabartıyor.
Bunu yapmak için de İran’da patlatılacak ve oradan etrafa yayılacak bir fitne yeterlidir.
Tevafuka bakın ki tam bu süreçte, özel-küresel harp dairesinin toplum mühendislerinin seslendirmek istediği görüşler, Türkiye’de din adına seslendiriliyor.
Üç saniyede 35 kelime yumurtlayabilen Osman Ünlü diye biri şunu yayıyor: “İtikadı doğru olan Müslümanlara Ehl-i sünnet vel-cemâ’at veya Sünnî denir. Dört mezhepten birinde bulunmayan kimse, Ehl-i sünnet olmaz. Ehl-i sünnet olmayanın da, kâfir veya bidat ehli olacağı İmam-ı Rabbanî’nin… yazılıdır” diyor. 
(Türkiye, Doğru yol, Ehl-i sünnettir, 18 Temmuz 2018).
Benzer yaklaşımı, Yeni Şafak’ın Karaman Hayrettin’i daha ağdalı bir edayla sergiliyor. Ehl-i Sünnet usulü… doğru, uygun, maksadı hasıl edecek usuldür, diyor. 
(Yeni Şafak, Dini anlama ve anlatmada usul, 5 Temmuz 2018).
Sünni olmayan kâfirdir, demek; İngiliz, Amerikan ve Vatikan akılıyla İslam’ın imanını ve İslam coğrafyasını darmadağın edip sil baştan inşa etmeye kalkışmaktır.
1997’den beri FETÖ cehennemine diyalog taşı döşeyen Abant konsillerinin demirbaşları, yeni süreçte İran eksenli başlatılmak istenen fitne ateşine odun taşıyorlar. Sünni olmayan kâfirdir, Ehl-i Sünnet usulünde olmayanlar Hak yolda değillerdir, türünden Muaviye söylemleriyle bilerek veya bilmeyerek yeni cehennemin yolunun taşlarını döşüyorlar.
20 yıldan beri Vatikan ve FETÖ’nün sözcülüğüne soyunarak dinler arası diyalog furyasıyla Ehl-i Kitap müşriklerini cennete dolduranlar, Allah ve Resulüne inandığını söyleyen Müslümanları açık veya gizli kâfir ilan edip bölgemizde yeni bir cehennem çukuru açıyorlar.
Bölgemizde yeni bir cehennem ateşi yakmak ve ülkemizi de Suriye fitnesinde olduğu gibi bu yeni ateşe sürüklemek isteyenlerin, Sünni-Şii savaşı, Alevi-Sünni kavgasını alevlendirmek telaşındalar.
İman ve İslam’ın Tevhid gerçeği, La ilahe İllallah Muhammedu’r-Rasulullah’tır. Bu gerçeğe iman edip ikrar eden her bir Sünni, Şii, Alevi, Caferi, Arap, Acem, Türk, Kürt… Müslümandır, cennetliktir. 
Hz. Peygamberin ısrarlı müjdesiyle, bu kişi hırsızlık yapsa da, zina etse de, içki içse de cennetliktir. (Buhari, Sahih, Libas, 24; Müslim, Sahih, İman, 40).
Nice alim, fazıl ve mücahit geçinenler Amerikan ve Vatikan projelerinin borazanlığını yaparken; yıllardan beri Prof. Dr. Baş, işte bu Tevhid ve iman hakikatinin bayraktarlığını yapıyor.
Prof. Dr. Baş, topyekûn İslam dünyasını Hz. Peygamber’in ilan buyurduğu “Ben size iki emanet bırakıyorum; bunlardan biri Kur’an, diğeri ıtretim, Ehl-i Beytim’dir. Bu ikisi kıyamete dek birbirinden ayrılmaz” gerçeğinde buluşturuyor… İslam’ın mütevatirusûl, esas, Tevhid ve kardeşlik gerçeği işte bu hakikattir. (Maide Suresi, 67; Müslim, Sahih, 44/36; Nesai, Hasais, 8, 76, 83, 96; İbnMace, Sünen, 29/16).
ABD bu coğrafyada iki devletle savaşamaz; bunun birisi Türkiye, diğeri de İran'dır, hatırlatması yaptı Prof. Dr. Baş, tam on sene önce, Temmuz 2008’de… 
“Türkiye ile İran'ın çatışmasından bu iki devleti kendisine alet eden devlet veya devletler kazanacaktır. Burada siyasetçi akıllı olmalı” diyor ve şu tarihi tavsiye ile, küresel işgalcilerin bölgemizde yakmaya çalıştıkları ateşi söndürüyor, kazdıkları yeni cehennem çukurunu kapatıyor:
“Sünni ve Şii iki dünya, Kur'an ve hadislerin beyan ettiği Ehl-i Beyt görüşünde ve yaşantısında bir ve beraber olmalıdır.Esasen Şii ve Sünni dünya birbirinin kardeşidir. Birbirlerinin itikat ve ibadetine sahip çıkarak; can, mal, namus emniyetini muhafaza etmelidir."
Ehl-i Beyt kavramı, Kur’an ve Hz. Peygamber’in inşa ettiği mütevatir ve ezeli bir iman gerçeğidir. 
(Ahzab Suresi 33, Şura Suresi 42; Tirmizi, Sünen, 30, 36, 50-3716).
Ehl-i Sünnet kavramı ise Muaviye ve Yezid devri mezalimi sonrası hicri 90’larda İbnSîrîn (ö: h. 110/729) tarafından imal edilmiş, ardından ekolleşmiştir. (Müslim, Sahih, 1/15; el-İsbehani, Hilyetü'l-Evliya, 2/278).
Bugüne kadar Amerikan, Vatikan ve FETÖ ateşine diyalog odunu taşıyanlar, Türk milletini sürükledikleri 15 Temmuz cehenneminden ders alarak; artık Haçlılara borazanlık yapmaktan vazgeçsinler… Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in Tevhid’in Merkezi Ehl-i Beyt adlı eserini okuyup birlik ve kardeşlik istikameti tuttursunlar.
Aksi halde taşlarını döşedikleri yeni cehennemde Türkiye de yanar, Türk milleti de…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Ali Gunaydin Karabük 2018-07-21 13:30:17

Allah razı olsun hocam

Avatar
Mustafa sahin 2018-07-21 23:27:07

Haydar hoca bizi kendimize getirdi iranla savaşa girsek savaşacak asker bulamazlar çünki bizler din kardeşimize lailahe illallah muhammeden resulullah diyenlere silah sıkmayız