Ortadoğu’da yaşanan tüm gelişmelerin, bu bölge ülkelerini parçalayıp ABD ve İsrail adına parselleme projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) bir uygulaması, bir uzantısı olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz.
Terörle ülkeler parçalanıyor, ülkelerden toprak kopartılıyor, sonra da parçalanan bu coğrafyalar halklara özgürlük adı altında dizayn edilerek yeniden şekilleniyor.
Suriye’nin kuzeyinde de benzer bir süreci yaşıyoruz. Önce IŞİD’le bu bölge Suriye’den kopartıldı, sonra da ABD’nin desteğiyle PKK’nın Suriye kolu YPG burayı ele geçirdi. PYD’nin yerleştiği her ilde, kasabada bugün ABD bayrakları dalgalanıyor.
Menbiç’te çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. Türkiye, Menbiç’in PYD’den arındırılmasını, eğer bu yapılmazsa Türk askerinin burayı bizzat arındıracağını açıklamıştı.
El Bab operasyonu bitene kadar bu açıklamaları pek dikkate almayan ABD ve diğerleri, El Bab operasyonunun başarıyla neticelenmesi ve Türkiye’nin dikkatini Menbiç’e çevirmesiyle işi ciddiye almaya başladılar.
Önce Rakka kartını önümüze koydular. Türk silahlı Kuvvetleri’nin Rakka operasyonunda değerlendirilmesi gündemdeydi ama ABD’nin bu operasyonda PYD unsurlarını da kullanma ısrarı, Türkiye’yi daha da kararlı bir şekilde Menbiç’e yönlendirdi.
Bunun üzerine ABD, Türkiye’nin Menbiç operasyonunun önünü kesmek için askerlerini ve zırhlı araçlarını Menbiç’in kuzeyine konuşlandırdı. Menbiç’te askeri bir üs kurdu. YPG’ye ağır silahlar verdi. Dahası, Menbiç’in batısındaki köyleri Suriye ordusuna devretti, böylece TSK ve YPG arasında Suriye ordusuyla tampon bölge oluşturdu.
Bu arada yapılan açıklamalar oldukça dikkat çekici… Rusya Genelkurmay Başkanlığı Harekât Dairesi Başkanı General Sergey Rudskoy, geçtiğimiz günlerde, “Suriye’deki Rus karargâhı arabuluculuğunda Kürt milislerle Suriye hükümeti birlikleri arasında anlaşma sağlandı. 3 Mart tarihinden itibaren Menbiç’te Kürt milisler herhangi çatışmaya girmeksizin mevzilerini Suriye hükümet güçlerine devretti. Menbiç’e sevk edilen ilave Suriye ordu birlikleri bundan böyle bölgenin güvenliğinden sorumlu olacak” demişti.
YPG’nin kontrolünde olan SDG’ye bağlı Menbiç Askeri Konseyi’nden yapılan bir açıklama Rusya’nın bu açıklamasını yalanladı; “Menbiç’in ve kırsal bölgelerinin bizim korumamız ve uluslararası koalisyonun gözetimi altında olduğunu bir kez daha teyit ediyoruz” denildi. Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) operasyon yapmaması için kentin batısındaki 6 köy Menbiç Askeri Meclisi ile Rusya’nın anlaşması sonucu Suriye ordusuna verildi. Yani YPG Menbiç’ten çekilmiyor, Suriye ordusuyla Menbiç’in batısında; ABD askerleri ile de kuzeyinde koruma duvarı örülüyor.
Sadece bu hadise bile Rusya’nın ABD’nin rayına girdiğini çok net bir şekilde ispatlıyor. Rusya, ABD’nin çıkarlarına hizmet etmek için Suriye ordusunu, YPG’yi korumaya gönderiyor.
Tabii, YPG’nin Suriye’deki durumu nihai durum değil, onlar kendilerini Suriye’nin Kürtleri olarak tanımlayıp, ABD’ye saha açıyorlar. Belli bir süre de bu kimlikle hareket ederek, Suriye yönetimini angaje tutmaya çalışacaklar. Sonrası ise malum, Barzani’nin öncülüğünü yaptığı sözde Kürdistan projesine dahil olacaklar ve Suriye’de toprak bütünlüğü derken, Irak’ta olduğu gibi bağımsızlık söylemleri ve Barzani’ye entegre olma konuşuluyor olacak.
İtalyan La Stampa gazetesine konuşan Barzani, esasen bu konuda ağzındaki baklayı bir kez daha çıkardı ve Ortadoğu’daki mevcut durumu “Çekoslovakya ve Yugoslavya’nın dağılmasına” benzetti. İfade de aynen şöyle: “Doğu Avrupa halkları nasıl kendi devletlerine sahip olduysa Kürtlerin de kendi devletlerine sahip olma hakkı vardır.”
Sanki ABD ve İsrail’e değil de Kürtlere hizmet ediyormuş gibi…
Kendisine sorulan “Suriye’de Rojava bölgesi YPG savaşçılarının kontrolünde. Sizin özerkliğiniz onlar için de bir kurumsal model oluşturarak bir Suriye Kürdistan’ına yol açabilir mi?” sorusuna “Bu gerçekleşebilirdi ama maalesef fırsat kaçtı” diye cevap veren Barzani bunun nedenini de şöyle açıkladı:
“Çünkü YPG, birçok ülkede terör örgütü olarak kabul edilen PKK’nın yardımını kabul etti. YPG Beşar Esad rejiminin yardımını da kabul etti. Bu seçimler onları bizden uzaklaştırdı. Hala fikirlerini değiştirmelerini umuyorum ama bu yanlış politikalar Suriyeli Kürtlerin geleceğini riske atıyor, yalnızca PKK’nın çıkarlarına uyuyor.”
Barzani, şu anda PKK’yla göstermelik olarak savaşarak, PKK’yı dışlayarak, kendisine farklı bir misyon vermeye çalışıyor. Halbuki kendisini güçlendiren ABD, PKK’yı da destekliyor.
Bugünkü YPG’yi oluşturan da Barzani’nin Kobani sürecinde verdiği destektir.
Ve YPG’nin bulunduğu yerlerde ABD üsleri var, en büyük destekçisi ABD…
Terör örgütü YPG ile Suriye’de alan açılıyor, yakın zamanda Barzani ya da Barzani’nin siyasi uzantılarıyla bu bölge Suriye’den kopartılacak. Nasıl Irak buna razı edildiyse, Suriye de razı edilecek. Aynı kader Türkiye ve İran’ı da bekliyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner131

banner137