Kur’an-ı Kerim’de Tevbe Suresi 60. ayet-i kerimede bildiriliyor:
“Sadakalar (zekâtlar) Allah'tan bir farz olarak ancak, yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslâm'a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda olana, yolda kalana mahsustur. Allah pek iyi bilendir, hikmet sahibidir.”

1- Fakirlere:
Nisab miktarından az malı olan kişiler fakir sayılır. 
“Bu kimsenin temel ihtiyaçlardan olan evi, ev eşyası ve borcuna denk parası bulunsa da, yine fakir sayılır.” (Büyük İslam İlmihali, Ö. Nasuhi Bilmen).
Bu durumda, ortalama nisab 80 gr altın olarak kabul edilirse, bir gr altın 140x80=11200 TL ediyor. 
Bu durumda asgari ücret 11200 olmalıdır. İslam ülkeleri özellikle bu duruma dikkat etmelidirler. 
Zengin iş adamları da maaş verirken bunu ölçü almalıdırlar.
Maalesef insanı fakirliğe razı edip zengin olmanın yollarına bakanlar vebalden kurtulamaz.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey, insaf ölçülerine, ibadet ölçülerine, bu millete bakarak dünya çapında ‘Milli Ekonomi Modeli’ isimli eserini yazdı.  Asgari ücret, çocuk yardımı, ev hanımı maaşı, vatandaşlık maaşı, vergi kolaylıkları, eğitim ve sağlık giderlerindeki destek ile bu ücretin kat kat yükseldiğini görüyoruz.
Lütfen korkmadan bakalım. İnsanımızın sefaletten kurtulması kadar güzel bir şey var mı? Bu modelle fakirlikten kurtuluyoruz.
“Türk yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki fakirlik suç sayılsın!” (Oğuz Kağan).
Türk milleti bu refah düzeyine layıktır. Ve kaynakları vardır…

2- Düşkünlere (miskin):
Hiçbir şeyi olmayan... Muhtaç... Yemesi ve içmesi için el açacak duruma gelmiş kişiler…

3- Amillere: 
Zekat toplamakla görevli memurlara...

4- Müellefe-i kulub olanlara:
Gayrimüslim olanların, kalpleri İslam’a ısındırılmak, zararlarından korunmak istenen, iman sınırına yaklaşması, sebat etmesi umulan kişilere...

5- Kölelere:
Hürriyetleri elinden alınmış, efendilerine mahkum kölelere zekat verilir. Bunlara mükâtep köle denir.

6- Borçlu olanlara:
Borcundan başka nisab miktarı malı olmayanlar... Borçlunun ruh sağlığını düşünelim. Kendisi huzursuz, ailesi huzursuz ve çocuklarına da etki edebileceği darlık içinde olan kişilere zekat verilmesi çok önemlidir. Günümüz şartlarında borçla geçim neredeyse herkesi etkisi altına aldığı düşünülürse, gerek zekatla, gerek sadakalarla, gerekse Kur’an-ı Kerim’in beyanı ile karz-ı hasen (borcunu silmek, kaldırmak) ile borçlunun yükünü hafifletmeye çalışmak, dini, ahlaki, insani görevdir. 
Hz. Ali (k.v) buyuruyor ki: “Mümin o kişidir ki, müminin kalbine ferahlık verir.”

7- Allah yolunda bulunanlara:
Gerek savaş zamanında muhtaç olanlar, gerek de savaş dışında din için, vatan için, millet için hayra koşan kişilerdir.
“Bazı fakihler bu fondan hac ve umre yapanlara, ilim tahsil edenlere zekât verilebileceğini, hatta cami, okul, hastahane yapımı gibi işleri üstlenmiş her türlü hayır kurumuna da bu fondan ödenek ayrılabileceğini söylerler.” (Diyanet İlmihali, c.1, s.487).
“Cami inşası gibi dini menfaati olan yerlere veya hastane, köprü ve yol yapımı gibi Müslüman topluma faydalı olan yerlere, birbirine düşman olan iki kabilenin barıştırılması gibi fitne ve fesadı önlemek, dini yayınlar yapmak, kısaca İslâm için yararlı olan her türlü iş için zekat verilebilir.” (Ca’feri İlmihali, Diyanet yy.).

8- Yolculara:
Memleketinde malı olduğu halde yolculuk sebebi ile mağdur olan kişilerdir. Mağduriyetleri giderilecek kadar zekat verilebilir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100