logo
09 HAZİRAN 2026

AB ile İngiltere anlaştı

İngiltere ve AB, Brexit için yeniden düzenlenmiş bir anlaşma üzerinde uzlaşı sağladı. AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB Konseyine gözden geçirilmiş Brexit anlaşmasını onaylaması çağrısında bulundu

17.10.2019 00:00:00
AB ile İngiltere anlaştı
AB ile İngiltere anlaştı

 Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere, yeniden düzenlenmiş Brexit anlaşması üzerinde uzlaştı. AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, sosyal medya hesabından AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'a yazdığı mektubu yayımladı. Paylaşımında "Müzakereler sonucu, yeniden düzenlenmiş İrlanda/Kuzey İrlanda'ya ilişkin Protokol ve 17 Ekim 2019 tarihli Siyasi Deklarasyona ilişkin uzlaşı sağlandı" ifadesini kullanarak, bunların AB Komisyonu tarafından onaylandığını bildirdi. Juncker, AB Konseyine de gözden geçirilmiş Brexit anlaşmasını onaylaması çağrısında bulundu. İngiltere Başbakanı Boris Johnson da Brüksel'deki AB Liderler Zirvesi'nden önce sosyal medyadan yaptığı açıklamada, varılan anlaşmaya ilişkin değerlendirmede bulundu. "İngiltere'nin kontrolü geri alacağı yeni bir anlaşmaya vardığını" duyuran Johnson, önceki anlaşmada Brüksel'in kontrolünün devam ettiği ve AB'nin İngiltere'yi sonsuza dek kendi yasaları ve vergilerini kabul etmeye zorlayabilecek bir durumda olduğunu belirtti. Yeni anlaşmayla Birleşik Krallık'ın bir bütün olarak AB Gümrük Birliğinden çıkacağını ve diğer ülkelerle yeni ticaret anlaşmaları yapabileceğini kaydeden Johnson, "Antidemokratik tedbir maddesi kaldırıldı. Kuzey İrlanda halkı, tedbir maddesinin aksine kendi yasalarının sorumlusu olacak ve istemeleri durumunda özel düzenlemeye son verme hakkını ellerinde bulunduracak. Brexit'i gerçekleştirelim ve bu ülkeyi ileriye götürelim." ifadesini kullandı. 

İngiltere'nin teklifi 

İngiltere, 2 Ekim'de AB'ye yeni bir teklif sunarak daha önce reddedilen Brexit anlaşmasındaki tartışmalı tedbir maddesinin Kuzey İrlanda'nın 2025'e kadar Birlik ile özel ilişki içinde kalmasını öngören bir düzenlemeyle değiştirilmesini istemişti. Teklifte, Kuzey İrlanda'nın 2021'e kadar devam edecek geçiş sürecinin ardından AB ile olan Gümrük Birliğinden ayrılması, ancak dört yıl boyunca tarımsal gıdalar ve endüstriyel ürünler konusunda tek pazar düzenlemelerine bağlı kalması öngörülmüştü. Dört yılın ardından ise Kuzey İrlanda'nın AB kurallarına uymaya devam etmeye veya İrlanda Cumhuriyeti ile arasına fiziki sınır oluşturmaya karar verebileceği belirtilmişti. Johnson'ın "adil ve makul taviz" şeklinde nitelediği teklife AB ilk başta olumsuz yaklaşsa da daha sonra müzakere etmeye başlamıştı. 

AB Brexit Müzakerecisi Barnier

Avrupa Birliği (AB) Brexit Müzakerecisi Michel Barnier de Brexit anlaşmasında uzlaşı sağlanmasının ardından Brüksel'de basına açıklamalarda bulundu. Çok yoğun müzakereler sonrasında değişiklikler üzerinde anlaşma sağlandığını kaydeden Barnier, taraflar için İngiltere'deki AB vatandaşları ve AB ülkelerindeki İngiliz vatandaşlarının her zaman öncelik konusu olduğunun altını çizdi. Barnier, AB ve İngiltere'nin İrlanda Adası'nda barış ve istikrarı koruma konusunda kararlı olduğunu vurgulayarak, "Yeni düzenlemelere göre, İrlanda ve Kuzey İrlanda arasında fiziki sınırın engellenmesi, Ada ekonomisinin korunması ve AB tek pazarının bütünlüğünün korunması sağlanacak" diye konuştu.

DIŞ HABERLER

Yağmur Ünal iddialara isyan etti

Ünlülere yönelik genişleyen soruşturmada adı geçen ve saç örneği testinin pozitif çıktığı öne sürülen yapımcı Yağmur Ünal, sessizliğini bozarak bir açıklama yaptı. Türkan Şoray'ın kızı Ünal, iddiaları kesin bir dille yalanladı

09.06.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
Yağmur Ünal iddialara isyan etti
Yağmur Ünal iddialara isyan etti
Magazin gündemini sarsan ünlülerin adli tıp test sonuçları tartışılmaya devam ederken, hakkında şok iddialar ortaya atılan yapımcı Yağmur Ünal'dan ilk resmi hamle geldi.

Adli Tıp Kurumu'nun analiz raporunda yasaklı madde kullandığı öne sürülen Ünal, magazin basınında yer alan haberlerin ardından sessizliğini bozarak avukatı aracılığıyla basın açıklaması yayınladı.

"Büyük bir yanlışlık olduğunu umuyorum"

Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray ile Cihan Ünal'ın kızı olan Yağmur Ünal, adının böyle bir soruşturmada pozitif sonuçlarla anılmasından derin üzüntü duyduğunu belirtti. Dosyadaki verilerle ilgili konuşan ünlü yapımcı, "Hakkımda ortaya atılan bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Büyük bir yanlışlık olduğunu umuyorum. Temiz olduğumdan eminim ve bu yanlışlığın düzeltilmesi için gereken her şeyi yapacağım," diyerek iddialara sert tepki gösterdi.

Hukuki süreç başlatıldı

Yağmur Ünal, test sonuçlarına itiraz etmek ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına vakit kaybetmeden hukuki süreç başlattığını duyurdu. Avukatlarının adli tıp raporunun detaylarını incelediğini ve numunelerin karışma ihtimali dahil tüm seçeneklerin masada olduğunu belirten Ünal, asılsız karalama kampanyası yürüten mecralara karşı da tazminat davaları açacağını vurguladı.

Mabel Matiz de sessizliğini bozdu

Soruşturma dosyasında adı geçen bir diğer popüler isim olan şarkıcı Mabel Matiz de hakkındaki pozitif test iddialarının ardından bir açıklama yaptı. Sanatçı, adli tıp raporuna yansıyan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve yasal haklarını sonuna kadar arayacağını belirterek suçlamaları reddetti.

Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu

İzmir merkezli 6 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı şafak operasyonunda, Ege Üniversitesi'ni organize şekilde 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına uğrattıkları iddia edilen, aralarında eski başhekim ve hastane genel sekreterinin de bulunduğu 44 şüpheli yakalandı

09.06.2026 13:50:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu
Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından bu sabah cumhuriyet tarihinin en büyük kamusal yolsuzluk operasyonlarından birine imza atıldı. Sayıştay raporlarındaki usulsüzlük tespitleri üzerine başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi bünyesinde milyarlarca liralık kamu zararı oluştuğu belirlendi.

Şafak vakti 6 ilde eş zamanlı baskın

Mali polis ekipleri, aylarca süren teknik ve fiziki takibin ardından İzmir merkezli olmak üzere toplam 6 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı şafak baskınları düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 45 şüpheliden 44'ü yakalanarak emniyete götürüldü. Firari olan 1 şüphelinin yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Sağlık kıskacında tanıdık isimler

Operasyonun hedefindeki isimler ise kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yolsuzluk ağı içerisinde yer aldıkları gerekçesiyle gözaltına alınanlar arasında; eski Ege Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Devrim B. ile eski Hastane Genel Sekreteri Muhterem A. gibi dönemin en üst düzey idari yöneticilerinin yer aldığı öğrenildi.

3.1 milyar TL kamu zararı ve ihale usulsüzlükleri

Operasyonun temelini 3 milyar 100 milyon liralık devasa bir kamu zararı oluşturuyor. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre; Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile satın alma birimlerindeki bazı kamu görevlileri, medikal ve hizmet sektöründeki çeşitli firma yetkilileriyle organize şekilde hareket etti.

Kamu ihalelerinde, doğrudan temin süreçlerinde ve malzeme alımlarında fiyat oyunları ve usulsüzlükler yapılarak belirli firmalara haksız kazanç sağlandı.

Emniyetteki işlemler devam ediyor

Gözaltına alınan eski yöneticiler, kamu personelleri ve firma yetkililerinin İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki sorgu işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin, ifadelerinin tamamlanmasının ardından "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "ihalede usulsüzlük", "kamu zararına nitelikli dolandırıcılık" ve "rüşvet" suçlamalarıyla adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor.

Soruşturmanın genişletilerek devam edeceği ve operasyonun diğer ayaklarına ilişkin yeni gözaltıların da yaşanabileceği belirtiliyor.

Tekirdağ'da 124 uyuşturucu operasyonunda 124 gözaltı

Tekirdağ'da bir haftada düzenlenen 124 uyuşturucu operasyonunda 124 şüpheli hakkında işlem yapılırken, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen 19 kişi tutuklandı

09.06.2026 11:30:00
İhlas Haber Ajansı
Tekirdağ'da 124 uyuşturucu operasyonunda 124 gözaltı
Tekirdağ'da 124 uyuşturucu operasyonunda 124 gözaltı
Tekirdağ'da bir haftada düzenlenen 124 uyuşturucu operasyonunda 124 şüpheli hakkında işlem yapılırken, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen 19 kişi tutuklandı. Operasyonlarda çok miktarda uyuşturucu madde, uyuşturucu hap ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.

Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında son bir haftada gerçekleştirilen operasyonlarda önemli miktarda uyuşturucu madde ele geçirilirken, çok sayıda şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.



Tekirdağ genelinde uyuşturucu suçlarıyla mücadele kapsamında 1-8 Haziran 2026 tarihleri arasında 11 ilçede gerçekleştirilen 124 ayrı operasyonda, 19'u uyuşturucu madde satıcısı olmak üzere toplam 124 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.

Operasyonlarda 1 kilo 454 gram çeşitli türlerde uyuşturucu madde, 31 bin 152 kullanımlık sentetik uyuşturucu emdirilmiş materyal, 63 gram A-M olarak değerlendirilen kimyasal madde, 12 bin 239 adet uyuşturucu hap ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 109 bin 375 lira ele geçirildi.



Uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen ve "torbacı" olarak tabir edilen 19 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, özellikle gençleri hedef alan uyuşturucu satıcılarına yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü belirtilerek, "Geleceğimiz olan gençlerimizi zehirleyen sokak satıcılarına yönelik mücadelemiz sıfır tolerans anlayışıyla devam edecektir" denildi.

Yetkililer, vatandaşların uyuşturucuyla mücadeleye destek vermelerinin önemine dikkat çekerek, acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi'ne, acil olmayan ihbar ve bildirimlerde ise WhatsApp İhbar Hattı üzerinden emniyet birimlerine ulaşabileceklerini belirtti.

10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı

İstanbul'un Şişli ilçesinde 2016 yılında bir kadının silahla öldürülmesine ilişkin düzenlenen operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı

 

09.06.2026 11:30:00 / Güncelleme: 09.06.2026 13:28:23
Anadolu Ajansı
10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı
10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "kasten öldürme" suçunun aydınlatılması ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.

Bu kapsamda 24 Mart 2016'da Şişli Fulya Mahallesi'nde Aynur Kanbur'un (49) silahla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin faili meçhul dosya, 2026 yılında yeniden incelemeye alındı.

Yapılan araştırmalarda, cinayeti gerçekleştirdiği değerlendirilen Bülent Gündüz ile olayı azmettirdikleri öne sürülen Fazlı Kar ve Serdar Kar'ın kimlikleri tespit edildi.

Polis ekiplerince bugün sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda 3 zanlı yakalandı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Faili Meçhul Suçlar Soruşturma Bürosunca takibi yapılan soruşturmada Aynur Kanbur'un, ikametinin giriş kapısının önünde şüpheli bir erkek tarafından tabancayla birden fazla kez ateş edilerek öldürüldüğünün belirtildiği, olay yerinde elde edilen kovanların bu zamana kadar hiçbir silahla eşleşmediği belirtildi.

Açıklamada, "Maktul, 90'lı yıllarda Mezdeke Dans Üçlüsü olarak bilinen dans grubunun üyesidir. 2017 yılında maktulün ablasının dilekçesi üzerine akrabaları olan Fazlı Kar, Yüksel Kar ve Serdar Kar isimli şahısların 'daha önceki yıllarda maktulü öldürmekle tehdit ettikleri, bizim sülaleden dansöz çıkmaz' şeklinde söylemleri olduğu iddia edilmesiyle adı geçenlerin HTS kayıtları alınmıştır. Şahısların telefonu olaydan hemen önce kapandığı, ertesi gün öğlene kadar kapalı kaldığı, sonra açıldığı tespit edilmiştir. Yüksel Kar, olaydan iki gün önce ABD'ye gitmiş olup kendisinin de belirtilen zamanlarda telefonu kapalı olduğu anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığımız Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasından sonraki süreçte eylemi gerçekleştiren failin Avcılar'dan metrobüse bindiği tespit edilerek, İstanbulkart kullanımı araştırılmış, araştırma neticesinde şahsın Bülent Gündüz olduğu anlaşılmıştır." ifadeleri yer aldı.

Bülent Gündüz'ün telefonunun olaydan önce kapatılıp ertesi gün öğlene kadar kapalı kaldığı, telefonu açınca da Serdar Kar ile mesaj yoluyla iletişim kurduğunun tespit edildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Maktül, Bülent Gündüz ve 'Kar' soyisimli kardeşler uzaktan akraba olup, ortak arazileri de mevcuttur. Bülent Gündüz'ün, bir dönem 'Kar' soyisimli kardeşlerin şirketinde sigortalı olarak çalıştığı tespit edilmiştir. Olayın failleri olarak tespit edilen Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar'ın adreslerinde arama kararı alınmış, sabah erken saatlerde tüm adreslere eş zamanlı operasyon yapılması planlanmıştır. Gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında gerçekleştirilen operasyon neticesinde şüpheliler yakalanmış ve gözaltına alınmıştır."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Şişli'de 24 Mart 2016'da Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur ile Antalya Kepez'de 25 Kasım 2014'te öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık cinayetlerinin aydınlatıldığını bildirmişti.

Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi

Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) 1. güç ünitesinde, reaktör basınç kabına temsili nükleer yakıt demetleri yüklendi

 

09.06.2026 11:13:00
Anadolu Ajansı
Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi
Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Akkuyu NGS'nin devreye alma programındaki kritik aşamalardan biri olan yükleme işlemi kapsamında, toplam 163 temsili nükleer yakıt demeti reaktör basınç kabına yerleştirildi.

Uzman ekipler tarafından yürütülen çalışmalar, 5 gün kesintisiz sürdü. Gerçek yakıt yüklemesinin bire bir provası olan ve Nükleer Düzenleme Kurumunun (NDK) gözetimi altında uluslararası güvenlik gerekliliklerine uyumlu şekilde yürütülen operasyonla tesisin mekanik, hidrolik, termal sistemleri ile yapısal dayanıklılığı test edildi.

Temsili yakıt yükleme operasyonunun tamamlanmasının ardından reaktörün üst kısmına ait ekipmanların montaj çalışmalarına geçilecek. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla 1. güç ünitesini devreye alma sürecindeki aşamalardan biri olan reaktör tesisinin soğuk ve sıcak testleri yapılacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Akkuyu NGS'nin 1. ünitesinde devreye alma takviminin en önemli aşamalarından birinin daha başarıyla tamamlandığını belirterek şunları kaydetti:

"Yıl sonuna kadar santralden ilk elektrik üretimini gerçekleştirerek Türkiye'nin nükleer enerjide yeni bir döneme geçmesini hedefliyoruz. Sıfır emisyonlu, kesintisiz ve çevre dostu nükleer enerjiyi, ülkemizin enerji sepetindeki en güçlü kaynaklardan biri haline getireceğiz. Bu güçlü vizyonla yalnızca Akkuyu ile kalmayarak Sinop ve Trakya'da planladığımız yeni santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörleri de üretim portföyümüze ekleyeceğiz. 2050 yılına kadar nükleer kapasitemizi 20 bin megavata ulaştırarak enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine kararlılıkla yürüyeceğiz."

Son hazırlık adımlarından biri tamamlandı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'dan yapılan açıklamaya göre, işlem kapsamında, tasarım özellikleri, ağırlıkları ve boyutları gerçek nükleer yakıt demetleriyle tamamen aynı olan, ancak nükleer malzeme içermeyen 163 adet temsili yakıt demeti reaktöre sırasıyla yüklendi.

Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesi için kullanılan nükleer yakıt ve temsili nükleer yakıt demetleri Rosatom'un Yakıt Bölümü'ne bağlı tesiste üretildi.

Temsili yakıt demetlerinin yüklenmesi, reaktörün fiziksel devreye alma aşamasından önce gerçekleştirilecek soğuk ve sıcak testler öncesindeki son hazırlık adımlarından biri olma niteliğini taşıyor. Bu operasyon sayesinde, uzmanlar reaktör tesisinin hidrolik özelliklerini test etme ve yakıt yükleme makinesi kullanılarak gerçekleştirilecek taşıma ve yerine yerleştirme operasyonları uygulamalı olarak değerlendirme imkanı elde ediyor.

Rosatom açıklamasında görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, temsili yakıt demetlerinin yüklenmesinin nükleer yakıt yükleme sürecine yönelik kapsamlı bir hazırlık ve test aşamasını temsil ettiğini belirterek, "Temsili demetler sayesinde, nükleer yakıtla ilgili işlemleri gerçek işletme koşullarına mümkün olduğunca yakın şartlarda test ediyor, ekipmanların ve personelin bir sonraki devreye alma aşamasına hazır olduğuna emin oluyoruz" ifadesini kullandı. 

Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata


 
 
Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, hızlı kilo verme amacıyla uygulanan şok diyetlerin, vücutta kas kaybına yol açarak metabolizmayı yavaşlattığını ve sürdürülebilir olmadığını belirterek, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı.

09.06.2026 00:28:00
MURAT ÇORBACI
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata
Kilo vermeyi zorlaştıran 9 hata

Bahar aylarının gelişiyle birlikte birçok kişi, kışın aldıkları fazla kilolardan kurtulmak ve 'yaza fit girmek' için harekete geçiyor. Kimi spora başlayıp beslenmesini düzenlerken, kimileri ise hızlı sonuç alma isteğiyle internet ve sosyal medyada karşılaştığı şok diyetler ve zayıflama çaylarına yönelerek sağlığını ciddi riske atabiliyor! Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceren Güven, kilo verme sürecini zorlaştıran 9 kritik hatayı anlattı

1. Öğün atlamak ve uzun süre aç kalmak

Öğün atlamak çoğu kişinin düşündüğünün aksine kilo vermeyi hızlandırmaz, tam tersine metabolizmayı yavaşlatabilir. Uzun süre aç kalan vücut kendini korumaya alarak enerji harcamasını azaltır. Bunun sonucunda bir sonraki öğünde daha fazla yemek yeme eğilimi ortaya çıkar. Ayrıca uzun süreli açlık, kan şekeri dengesini bozarak özellikle tatlı ve yüksek kalorili besinlere yönelimi artırır. Gün sonunda farkında olmadan alınan toplam kalori yükselir ve kilo verme süreci sekteye uğrar. 

2. Yetersiz protein alımı

Yetersiz protein alımında kas kaybı yaşanabilir ve bu da metabolizma hızının düşmesine yol açar. Oysa protein, aynı zamanda tokluk hissini artırarak gereksiz atıştırmaların önüne geçer. Günlük beslenmede yumurta, yoğur, et, tavuk ve baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarına yeterince yer vermek, hem kilo kontrolünü destekler hem de daha dengeli bir beslenme sağlar.

3. Yetersiz su tüketimi

Su, metabolizmanın sağlıklı çalışması için vazgeçilmezdir. Bu nedenle günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimi, kilo kontrolünün en basit ama en etkili adımlarından biridir.

4. Çok düşük kalorili diyetler

Hızlı kilo vermek için yapılan aşırı düşük kalorili diyetler, kısa vadede sonuç verebilse de uzun vadede sürdürülebilir olmadığı gibi ciddi riskler taşır.

5. Hareketsizlik

Sadece diyet yapmak kilo verme sürecinde çoğu zaman yeterli olmaz. Fiziksel aktivitenin yetersiz olması, harcanan enerinin düşük kalmasına ve kilo kaybının yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş ve egzersiz, hem yağ yakımını hızlandırır hem de kas kütlesini korur.

6. Yetersiz uyku

Uyku düzeninin bozuk olması, vücuttaki açlık hormonlarını doğrudan etkileyerek daha fazla yeme isteğine neden olabilir. Düzenli ve kaliteli uyku, kilo kontrolü açısından en az beslenme kadar önemlidir.

7. Stres ve duygusal yeme

Stres altında birçok kişi farkında olmadan daha fazla ve genellikle sağlıksız besinler tüketir. Bu durum özellikle yüksek kalorili gıdalara yönelimi artırır. Nefes egzersizleri, yürüyüş ve sosyal destek gibi yöntemler bu süreçte yardımcı olabilir.

8. Şok diyetler uygulama

Hızlı kilo verme isteğiyle uygulanan şok diyetler, vücuda yeterli enerji ve besin öğesi sağlamadığı için kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir. Bu tür diyetler kısa vadede kilo kaybı sağlasa da sürdürülebilir değildir ve diyet bırakıldığında verilen kilolar hızla geri alınabilir. Sağlıklı kilo kaybı için dengeli ve düzenli beslenme temel olmalıdır.

9. Zayıflama çaylarını bilinçsiz tüketmek

Zayıflama çayları genellikle bağırsakları hızlandırarak geçici kilo kaybı hissi oluşturur. Ancak bu durum yağ kaybı değil, sıvı kaybıdır. Kontrolsüz tüketildiğinde sıvı ve elektrolit dengesini bozabilir, ayrıca bazı bitkisel içerikler karaciğer üzerinde toksik etki oluşturarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle bu tür ürünler mutlaka uzman onayında ve kontrolünde kullanılmalıdır. HABER MERKEZİ

Sigara tadı tuzu da kaçırıyor


 
Sigaranın ağız, boğaz ve solunum yolları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, “Sigara kullanımı; ağız, boğaz, gırtlak ve ses telleri başta olmak üzere kulak burun boğaz bölgesinde ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle gırtlak kanseriyle sigara arasındaki ilişki çok güçlü” dedi. 

09.06.2026 00:18:00
MURAT ÇORBACI
Sigara tadı tuzu da kaçırıyor
Sigara tadı tuzu da kaçırıyor

Sigaranın yalnızca akciğerleri değil, kulak burun boğaz sistemini de doğrudan etkilediğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanındaki toksik ve tahriş edici maddeler; ağız, boğaz, ses telleri ve burun mukozasında kalıcı hasara neden olabiliyor. Uzun süreli kullanım, kanser dahil pek çok ciddi hastalığın riskini artırıyor" şeklinde konuştu. Sigaranın en erken etkilerinden birinin tat ve koku duyusunda azalma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanı burundaki koku alma hücrelerine zarar veriyor. Özellikle günde bir paket ve üzeri sigara kullanan kişilerde bu kayıp daha belirgin hale geliyor. Yemeklerden alınan tat azalıyor, yaşam kalitesi düşüyor" dedi.







Erken uyarı: ses kısıklığı

Sigaranın ses tellerinde tahrişe ve kronik ödem oluşumuna neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Uzun süreli sigara kullanımı ses tellerinin yapısını bozuyor. Bu durum kalıcı ses kısıklığına yol açabiliyor. Özellikle iki haftadan uzun süren ses değişiklikleri mutlaka dikkate alınmalı" diye konuştu.







Burun ve sinüs sağlığını bozuyor

Sigaranın yalnızca boğazı değil, burun ve sinüsleri de etkilediğini paylaşan Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanı burun mukozasında şişmeye neden oluyor. Bu durum kronik sinüzit, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı gibi sorunların daha sık görülmesine yol açabiliyor" dedi. Sigaranın bağışıklık sistemini zayıflattığını da belirten Prof. Dr. Üstündağ, sigaranın burun mukozasında hem yapısal hem de fonksiyonel değişikliklere neden olduğuna dikkat çekti.







Pasif içiciliğin de faturası ağır

Pasif içiciliğin de en az aktif sigara kullanımı kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanına maruz kalan kişilerde özellikle boğaz enfeksiyonları, alerjik problemler ve solunum yolu hastalıkları daha sık görülüyor. Çocuklar bu konuda çok daha hassas bir grupta yer alıyor" şeklinde konuştu.







Sigara bırakıldıktan sonra iyileşme başlıyor

Sigaranın bırakılmasıyla birlikte vücudun kendini onarma sürecine girdiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara bırakıldıktan sonraki ilk haftalarda tat ve koku alma duyularında iyileşme başlayabiliyor. Zaman içinde ses kalitesi düzeliyor, enfeksiyon riski azalıyor ve kanser gelişme riski önemli ölçüde düşüyor" dedi.

'Türkiye bir hukuk devletidir' iddiası lafta kaldı

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, 2012'den bu yana AYM'ye 739 bin 417 başvuru yapıldığını, yaklaşık 87 bin ihlal kararı verildiğini belirterek, "Anayasa yargısının nihai amacı ihlalleri tespit etmek değil, tekrarını önleyecek bir hukuk kültürü oluşturmaktır" dedi

08.06.2026 20:43:00
İhlas Haber Ajansı
'Türkiye bir hukuk devletidir' iddiası lafta kaldı
'Türkiye bir hukuk devletidir' iddiası lafta kaldı
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, 2012'den bu yana AYM'ye 739 bin 417 başvuru yapıldığını, yaklaşık 87 bin ihlal kararı verildiğini belirterek, "Anayasa yargısının nihai amacı ihlalleri tespit etmek değil, tekrarını önleyecek bir hukuk kültürü oluşturmaktır" dedi. Ayrıca Özkaya, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası'nın yeni halinin kullanıma açıldığını söyledi.

'Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Avrupa Birliği Avrupa Konseyi Ortak Projesi' kapsamında kapanış töreni ve Adana Bölge Toplantısı kentteki bir otelde düzenlendi.

"Anayasa yargısının nihai amacı anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır"



Açılışta konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, hukuk devletinin gerçek gücünün, normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklandığına değinerek, "Bilindiği üzere hukuk devletinin gerçek gücü, yalnızca normların varlığından değil bu normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde anayasal güvencelerin gerçek anlamı da yalnızca mahkeme kararlarında değil o kararların toplumsal hayata, yargısal uygulamalara ve kamu otoritesinin işleyişine yansımasında ortaya çıkmaktadır. Esasen anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır" ifadelerini kullandı.

"14 yılda 739 bin 417 başvuru"



Bireysel başvurunun Türk hukuk sistemi için önemli reformlardan olduğuna vurgu yapan Özkaya, "Bireysel başvuru mekanizması, hiç kuşkusuz Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biridir. Bireysel başvuru sisteminin bugün ulaştığı nokta, yürüttüğümüz çalışmaların ve kurumsal iş birliğinin ne denli önemli sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. Güncel veriler incelendiğinde, bireysel başvurunun kabul edilmeye başlandığı 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana Anayasa Mahkemesi'ne toplam 739 bin 417 başvuru yapıldığı görülmektedir. Bu başvuruların 637 bin 274'ü sonuçlandırılmış, böylece başvuruların yaklaşık yüzde 86'sı karara bağlanmıştır. Derdest bulunan başvuru sayısı ise 102 bin 143'tür. Bu rakamlar, bir yandan vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesine ve bireysel başvuru mekanizmasına duyduğu güveni ortaya koyarken diğer yandan mahkememizin karşı karşıya bulunduğu iş yükünün büyüklüğünü de göstermektedir" dedi.

"87 bin ihlal kararı verilmiştir"



Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar 87 bin ihlal kararı verildiğini de anlatan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, daha sonra şunları söyledi:

"Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar makul sürede yargılanma hakkı dahil yaklaşık 87 bin ihlal kararı verilmiş olması, bireysel başvurunun hak eksenli hukuk kültürünün gelişmesinde ne kadar önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bireysel başvurunun temel amacı, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin ulusal düzeyde daha güçlü şekilde korunmasını sağlamaktır. Bunun yanında bireysel başvuru, insan haklarına ilişkin uyuşmazlıkların uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi içinde çözülebilmesine imkan tanıyan etkili bir iç hukuk yolu niteliği taşımaktadır. Nitekim bireysel başvurunun uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel hak ve özgürlüklere ilişkin birçok uyuşmazlık ulusal hukuk sistemimiz içerisinde çözüme kavuşturulabilmiş, böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurularda azalma yaşanmış ve insan haklarının korunmasında iç hukuk mekanizmalarının etkinliği önemli ölçüde güçlenmiştir."

"İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlar önemli"

İlk derece mahkemelerinin verdiği kararın önemine atıfta bulunan AYM Başkanı Özkaya, "Bireysel başvurunun başarısı sadece Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlarla ölçülemez. Asıl önemli olan, bu kararların ilk derece mahkemelerine, bölge adliye mahkemelerine, bölge idare mahkemelerine, idari uygulamalara ve toplumsal hayata etkili şekilde yansımasıdır. Özellikle ilk derece mahkemeleri tarafından Anayasa Mahkemesi kararlarının daha etkin uygulanmasına yönelik hazırlanan yol haritası, kararların hayata geçirilmesinde karşılaşılan sorun alanlarını tespit etmiş ve uygulama süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik son derece değerli öneriler sunmuştur" diye konuştu.

"Bireysel başvuru sayısı çok fazla"

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak ise Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru fazlalığına değinerek, " Bireysel başvuru ülkemizde temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunması ve standartlarının yükseltilmesi amacıyla getirilmiş çağdaş ve önemli bir kazanımdır. Türk Anayasa Mahkemesinin önüne gelen bireysel başvuru sayısının fazla olmasıdır. Bu fazlalık hem işin önemini, hem yürütülüşünü, hem de sıkıntıları birlikte getiriyor. Bu fazlalık öyle bir fazlalık ki, iyi uygulayan Avrupa ülkelerindeki rakamlara baktığımızda 10-12 kat daha fazla. 47 ülkeden başvuru alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bile üstünde Türk Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru geliyor. Bu sayının çokluğu konusunda hiçbir şüphemiz yok. Bu artan iş yüküyle Anayasa Mahkemesinin başa çıkmak için mümkün olduğunca ve en kısa sürede bu başvuruları sonuçlandırmak için yoğun ve fark edilebilir bir çalışma içerisinde olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

"Adalet, mülkün temelidir"

Adana Valisi Mustafa Yavuz ise Adana'nın program için öneminden bahsederek, "Adana, tarih boyunca milletlerin hafızasında iz bırakan şehirlerden bir tanesidir. Toroslara vakıf duruşunu ufkunda taşıyan Adana'mız tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu kadim şehir, geçmişten bu güne dayanışmanın önemli şehirlerinden bir tanesi olmuştur. Bu topraklar asırlar boyunca devlet geleneğinin ve milletimizin hakkaniyet duygusunu aynı zeminde buluşturmuştur. Adalet, mülkün temelidir. Bu tür programlar vatandaşlarımızın adalete olan güveninin pekişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.

Ayrıca toplantıda Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Yönetişim Bölüm Başkanı Jean Barbe, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yüksek, Adana Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ferhat Karakuş, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Metin Yıldırım, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Vasip Şahin, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu'da birer konuşma yaptı.

Açılış konuşmalarının ardından 'Bireysel Başvuru İhlal Kararlarının Objektif ve Subjektif Etkisi' konulu oturum gerçekleştirildi.
Programa hakim ve savcılar katıldı.

Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, Türkiye'ye ziyarette bulunacak

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle bugün Türkiye'ye ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi

08.06.2026 12:57:00
AA
Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, Türkiye'ye ziyarette bulunacak
Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, Türkiye'ye ziyarette bulunacak
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle bugün Türkiye'ye ziyaret gerçekleştireceğini bildirdi.

Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, ziyaret kapsamındaki görüşmelerde, Türkiye ile Venezuela arasındaki çok boyutlu ilişkilerin gözden geçirileceğini, işbirliğinin daha da derinleştirilmesi için atılabilecek adımların değerlendirileceğini belirtti.

İletişim Başkanı Duran, görüşmelerde, güncel bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulacağını kaydetti.

Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması

İslam alemi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Veda Haccı dönüşü Hz. Ali Efendimizin imametini, velayetini ve halifeliğini bizzat ilan ettiği mübarek Gadir-i Hum Bayramı’nı büyük bir coşkuyla idrak etti. Bu özel ve anlamlı gün vesilesiyle Haydar Baş Vakfı, İstanbul’da geniş katılımlı, hafızalarda iz bırakacak önemli bir programa imza attı

08.06.2026 11:52:00
Hasan Gündoğdu
Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması
Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması
İstanbul Fatih'teki Ali Emiri Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen anma programına, çok sayıda davetlinin yanı sıra ilim, siyaset ve düşünce dünyasından önemli isimler katıldı.






"Ehl-i Beyt Paydasında Buluşmak" ana fikriyle düzenlenen etkinlikte, İslam dünyasının birliği, beraberliği ve Ehl-i Beyt sevgisinin bu birliği sağlamadaki hayati rolü ele alındı.






"Bizim Safımız Ehl-i Beyt'in Yanıdır"

Yoğun bir katılımın gözlendiği programda kürsüye çıkan konuşmacılar, Ehl-i Beyt'i doğru anlamanın, onları sevmenin ve yollarından gitmenin her Müslüman için bir mükellefiyet olduğunu dile getirdi.






"Bizim safımız Ehl-i Beyt'in safıdır ve bu saf her daim ortak değerimiz olarak kalacaktır" mesajının öne çıktığı konuşmalarda, bu öğretinin evlatlarımıza ve gelecek nesillere eksiksiz bir şekilde aktarılmasının, toplumsal mayanın korunması adına en büyük görev olduğu vurgulandı.






Iraklı Alim Seyyid Celal Meaş'tan Prof. Dr. Haydar Baş'a Vefa

Programın en dikkat çeken ve duygu dolu anlarından biri, merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın yakın dostu olan Iraklı ünlü din alimi Seyyid Celal Meaş'ın hitabı sırasında yaşandı. Önceki yıllarda Prof. Dr. Haydar Baş'a, Hz. Hüseyin Efendimizin Kerbela'daki mukaddes kabrinin örtüsünü hediye ederek aralarındaki derin muhabbeti taçlandıran Seyyid Celal Meaş, İstanbul'daki bu özel buluşmada da yerini aldı.






Seyyid Celal Meaş, yaptığı konuşmada Ehl-i Beyt dünyasının birlik çağrılarına değinirken, ömrünü bu yola adayan Prof. Dr. Haydar Baş'ın İslam alemine yaptığı tarihi katkıları ve ortaya koyduğu Ehl-i Beyt külliyatının önemini yad etti. Salondaki katılımcılarla birlikte merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın ruhuna dualar okuyan Meaş'ın sözleri, salondan büyük alkış aldı.






Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi: "Çözüm ve Birlik Ehl-i Beyt Paydasındadır"

Etkinlikte söz alan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi ise günün anlam ve önemine binaen kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi. İslam coğrafyasının içinde bulunduğu ayrışmalara ve sıkıntılara dikkat çeken Kepekçi, İslam aleminin Ehl-i Beyt paydasında bir ve beraber olmaktan başka bir seçeneğinin kalmadığını ifade etti.






Kepekçi; "Bizleri bir araya getirecek, kardeşliğimizi yeniden tahkim edecek yegane ortak payda Ehl-i Beyt'tir. Bu çatı altında birleştiğimizde aşamayacağımız hiçbir engel, bozamayacağımız hiçbir oyun yoktur" diyerek birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Kepekçi'nin konuşması salondaki coşkulu kitle tarafından uzun süre alkışlandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.