HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 24 HAZİRAN 2021, PERŞEMBE

Amerika'nın savaşı

26.09.2001 00:00:00
Yazarımızın dünkü köşesinde, derlenmiş alıntılar teknik bir karışıklık sebebiyle makale olarak olarak çıkmıştır. Düzeltir, özür dileriz

Evet kimse kendini kandırmasın bu savaş sadece Amerika'nın ve ona koşulsuz destek vaad ederken yine sadece vicdanlarını temizlemek isteyen batılı müttefiklerinin savaşıdır.

Dün Amerika'nın dramatik bir biçimde en başa döndüğünü ve birden füze kalkanından çakıya tenzili rütbe eylediğini anlatmıştık.

Bu günkü haberler daha da ilginç. Amerika "yeni keşfetmiş" gibi "Afganistan'da başarılı olabilmek için Afgan Halkının desteğinin sağlanmasının şart olduğundan" söz ediyor.

Bu pahalı ve unuttukları dersi çok acı deneyimlerden sonra taa Vietnam'da edinmemişler miydi?

Fakat Amerika sanki başka bazı dersler çıkarmış gibi görünüyor.

Farkında mısınız Başkan V'inci Bush Oval Ofis'te dünyaya hitab ederken sağ arkasında artık "Savaş Sancağı" görünüyor.

Yurtlarını elinden alıp sonra soykırıma uğrattığı Kızılderili ataları gibi savaş baltasını çıkardı Amerika...

Acaba onlar gibi mertçe ve şerefle dövüşmeyi de öğrendi mi?

Amerika'nın çıkardığı ve uygulamaya koyduğu birinci ders; Pakistan ve Hindistan'a karşı 40 yıldır uygulamakta olduğu "Nükleer Yaptırımlar Yasası"nı "Amerikan Ulusal Çıkarları" gereği iptal etmiş olmasıdır. İki ülkeye böylelikle sus payı verecektir Amerika... Ne için? Amerikan Ulusal Çıkarları için.

Bizim "Ulusal Çıkarlar" ille de şeffaf bir şekilde tartışılmalıdır diyen "şeffaf" siyasetçilerin ve yalaka basının kulakları çınlasın.

Amerika CIA'nin çalışma yöntemlerini de süratle gözden geçirmektedir.

1. Bir süredir yürürlükte olan "Suikast Yasağı Yasası" iptal edilecektir. Yâni CIA artık suikast düzenleyebilecektir. Zaten bir süre önce Amerikan Başkanı "gerektiğinde devlet başkanı" bile öldürebilme yetkisini senatodan almamış mıydı?

2. CIA Başkanı bundan böyle şeffaflıktan vaz geçileceğini, basının haber alma özgürlüğünün rafa kaldırılacağını ve "halkın veya basının asla öğrenemeyeceği" operasyonların uygulamaya konulup hız verileceğini ifade etmiştir.

3. Ve artık CIA'ya başvuran personelde "iyi geçmiş, temiz bir aile geleneği, iyi öğrenim görmüş olma" gibi niteliklerden fedakârlık edilebileceği söylenmiştir.

Yâni Amerika, Başkan Yardımcısı Cheney'in adını taktığı "Kirli Savaş"ta kendi Çakıcı, Kırcı ve Çatlı'larını devreye sokacaktır.

Peki o zaman; şimdi Amerika'nın teröre karşı bu savaşını destekleyen ve Türkiye'nin hulûs beyanında geç kaldığını ifade eden entel medyamızın mütareke aydını işbirlikçi köşe yazarları Susurluk'u eleştirmek hakkını neden ve halâ kendilerinde bulabilmektedirler?

4. Amerika bütün bunları yaparken; "Milletlerarası Savaş Suçları Antlaşması"nı daha halâ imzalamamıştır. Yâni Miloseviç'i Yugoslavya'dan çıkaran ve mahkemeye teslim eden Amerika Afganistan'ta (veya başka bir coğrafyada) savaş suçu işleyecek askerlerinin yargılanmasını kabul etmemektedir.

Evet bu savaş kurallarını tamamen Amerika'nın koyduğu, Amerikan "kanunlarına" ve çıkarlarına göre yürütülen bir savaştır, dolayısı ile Amerika'nın savaşıdır.

O halde bizim kraldan fazla kralcı olmamızın âlemi yoktur.

Amerika'nın, eğer niyeti sahiden Ladin'i yakalamak ve savaşı özellikle Afganistan coğrafyasında yürütmek ise Türkiye'ye ve onun üslerine ihtiyacı yoktur.

Haritaya bakmayı bilen bir ortaokul öğrencisi bile bu gerçeği görebilir. Afganistan harekâtı için Amerika açısından kilit ülke Pakistan'dır. İkinci derecede ise, Taliban karşıtı muhalefete lojistik destek düşünüldüğünde Özbekistan önemlidir.

Özbekistan için Rusya, Çeçen ödünü; Pakistan için ise Hindistan, nükleer silâh ödünü verilerek "ikna" edilmiştir.

Türkiye şimdiden angaje edilmek istenilmektedir ki, muhtemel bir Irak saldırısı söz konusu olduğunda yedekte tutulabilsin.

Irak; ancak Amerika'nın fırsattan istifade eski hesapları karıştırmak istemesi durumunda söz konusu olabilecektir.

Bu durum ise Türkiye'nin millî menfaatlerine aykırıdır ve nelere mâl olduğu Körfez Savaşı'nda görülmüştür. Vaad edilen hiçbir şey yapılmamıştır Türkiye'ye karşı. Kayıpları ölçülemeyecek kadar fazladır Türkiye'nin...

Hem muhayyel bir Kerkük rüyası ile bizi kullanırlar, hem Kerkük'ü bize yâr etmezler ve Türkmenler de büyük hâyâl kırıklığına uğramış olur.

O halde ne Afganistan, ne de Irak Savaşı Türkiye'nin değil, Amerika'nın Savaşıdır.

Türkiye'nin 2001'deki bu savaş ortamında, Körfez krizi sırasında olduğu gibi çok şükür Özal yoktur ama hem istifa etmeyecek, hem de görevini yapacak Torumtay'lara "âcilen" ihtiyaç vardır.
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları


Senteks
Megadentist

Panax nedir
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.