HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 AĞUSTOS 2022, CUMA

Anayasa'da delinmedik ne kaldı?

24.12.2005 00:00:00
TÜSİAD ile AKP hükümeti arasındaki Pamuk ipliği koptu.Başbakan R. T. Erdoğan, "naklen ihbar"da bulundu.Orhan Pamuk davasında yargı üzerinde baskı uygulanmış... Anayasa ihlal edilmiş.Erdoğan böyle konuştu ortalığa... Şimdilik öğleden sonra günaydın diyelim!Erdoğan, TOBB Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmayla bir nevi "naklen ihbar"da bulundu, "Pamuk davası üzerinde fikir beyan edenler" hakkında devreye girmesi gerekenler devreye girsin dedi. Savcılar anında devreye girdiler. TÜSİAD İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Koç ve sair zevata dair soruşturma başlatıldı.Anayasa ihlal edildi ise elbette soruşturma başlatılacak, eyvallah.Yargı üzerinde baskı kurulmaya çalışıldı ise elbette hesap sorulacak, tamam.Ancak aynı savcıların birbuçuk ay önce nerede oldukları sorulmayacak mı?Hatırlarsınız, Ermeni Soykırımı Konferansı'na dair Bağımsız Yargı "durdurma kararı" vermişti.Adalet Bakanı Cemil Çiçek ayağa kalkmıştı. Başbakan, onu takip etmişti. Yargı üzerinde açıkça baskı oluşturmuşlardı. Hatta "soykırım tellalları"na konferansı nasıl ve nerede yapabileceklerine dair yol bile göstermişlerdi.AB bu işte bizi köşeye sıkıştıracak, öyle üstüne gidilecek türden bir toplantı değil, yapsınlar canım kıyamet mi kopacak, türünden çıkışlar yapmışlardı.O zaman savcıların tamamı izinde miydi?Yoksa birbuçuk ay önce bu Anayasa yürürlükte değil miydi? Rafa mı kaldırılmıştı?Çiçek hakkında, Erdoğan hakkında niçin gerekli soruşturma açılmadı?Erdoğan'ın "Türk Milleti" tanımı ve kimliğini, Anayasa'daki kıvamından uzaklaştırarak "36 etnik kimlikli mozaik" kıvamına dönüştürmesi, altkimlik-üst kimlik tartışmalarıyla sosyal dokumuzu örselemesi Anayasa ihlali değil midir?Erdoğan'ın cezaevinde bulunduğu süreçte TÜSİAD, kendisi hakkında koca koca raporlar düzenleyerek ortalığı velveleye verirken, gazetelere boy boy demokratik özgürlükler çağrısı içeren ilanlar yayınlatırken Bağımsız Yargı üzerinde baskı oluşturmuyor muydu? TÜSİAD, Erdoğan için yargı üzerinde enformatik baskı yaparken, Anayasa ihlal edilmiyor muydu?O zaman savcılar neredeydi?Apo, kimlerin Bağımsız Yargı'mız üzerindeki baskısı ile İmralı'da keyif çatıyor? Kim Anayasa'mızı, egemenliğimizi ve yargımızın bağımsızlığını delik deşik etti, ediyor?Savcılarımız bu ihlallere karşı kime ne dediler, ne diyorlar?AB şeflerinin beyanatları, her Allah'ın günü Anayasa'mız, yasalarımız ve yargımız üzerinde Demokles'in kılıcı gibi sallanıp durmuyor mu? Tırtıklamıyorlar mı, örselemiyorlar mı?Savcılarımız, bütün bunlar olurken kime bir şey söylediler, bütün bunlara meydan verenlere ve imkan tanıyanlara ne yaptılar?Anayasa'da delinmedik ne kaldı, Allah aşkına?!Hepsi dava konusu edilmeli... tüm Anayasal ve yasal ihlaller soruşturulmalı, gerekli karşılık verilmelidir.Bu ihlallere karşı tedbirlerin alınması için sadece Başbakan'ın ihbarı esas kabul edilmemelidir.Anayasa'yı ihlal eden Başbakan, Bakan, TÜSİAD veya YÖK Başkanı da olsa savcılar hepsi için devreye girmelidir.Aksi halde sadece Başbakan'ın sinyali esas alınarak soruşturmalar yürütülürse, işte o zaman yargı üzerindeki "somut politik baskı"nın varlığı ortaya çıkar.Bağımsız yargımız, üzerindeki bu "politik gölge"yi silip atmak için, Pamuk davasına ilişkin Anayasal ihlalleri nasıl soruşturma konusu yapmışsa, geriye doğru "zaman aşımına uğramamış tüm ihlalleri" de soruşturma kapsamına almalıdır.Aksi halde mührü ellerinde bulunduranların, her türlü yasal ve Anayasal ihlalleri yapmaya hak sahibi oldukları, etkisiz ve yetkisiz vatandaşların ise hukukun pençesinde debelenmek durumunda kaldıkları doğrulanmış olur ki, hukuk ve bağımsız yargı adına bundan daha vahim bir manzara olamaz.Bir kg. baklava aşıran gence 10-11 yıl hapis cezaların verildiği süreçte Türkiye'yi çalanların caka satarak dolandığı bir ülke imajımız hala hafızalarda capcanlı dururken, bu hukuk tablosu üzerine Ankara'dan düşecek politik gölgeler, ortada ne adalete güven bırakır, ne de yargıda bağımsızlık...Anayasa'da delinmedik bir yer, ihlal edilmedik bir esas kaldı mı? Ne dersiniz?Yargının bağımsızlığı, ancak Bağımsız Türkiye ile mümkündür.
 
A. Faik Nabi / diğer yazıları
- Nuriye nenemin ağzından Atatürk / 10.11.2015
- Nesli ve ekini yok eden asıl fitne bunlar / 04.01.2013
- Buzun üstünde açlık dansı / 07.02.2010
- AKP, ülkeyi parasızlığa mahkum ederse / 05.02.2010
- Almanya AB'yi komaya soktu / 08.09.2009
- Erdoğan'ın "gel-git" vaziyeti patinaj mı, taktik mi? / 29.08.2009
- Sadece "fındık"tan değil, bu gidişle her şeyimizden olacağız! / 31.07.2009
- TRT'de bazı işgüzarlar var! / 30.06.2009
- Vakit'in çelebisinin sponsoru kim'! / 18.06.2009
- Bir lokmanın gücü / 29.04.2009
- Yoksulluk içimizde / 25.04.2009
- Ağlayan kimse kalmasın / 24.04.2009
- Milletin kökleri ve maskeli fitne / 23.04.2009
- Temeller sarsılıyor / 14.04.2009
- Paket paket çöpe atılan liberal kapitalizm / 15.10.2008
- Omurgasız siyaset, Türkiye'yi Sarkozi'ye kuyruk yaptı / 17.07.2008
- Sevr'i hortlatan yasa / 22.02.2008
- "Sanal ekonomi"den "karın doyuran ekonomi"ye / 20.02.2008
- Başörtüsüz namaz / 08.02.2008
- Başörtüsü, üniforma değil; dini bir vecibedir / 07.02.2008
- Elektrik-su zammında "pembe enflasyon" bozuldu / 16.10.2007
- Klasik tiyatroda yeni perde / 29.09.2007
- İstikrar vurgunları / 25.08.2007
- Padişahım, pardon Başbakanım çok yaşa? / 23.08.2007
- Hedef, işgale karşı direnenlerin ellerini-kollarını bağlamak? / 02.09.2006
- Türkiye'ye ne lazım? / 08.06.2006
- Zıplayan dolarda ipin ucu / 16.05.2006
- AKP'yi başörtüsü ile parlatmaya kalkışanlar / 04.05.2006
- Diyalogcuların pişkinliği / 07.03.2006
- Hollanda'dan yükselen itiraf / 03.03.2006
- AKP, mezarlıktan geçerken Allah'ı hatırlamaya başladı / 01.03.2006
- Haç-Hilal ve Siyon yıldızlı 'milli görüş'ün diyalog flaması / 28.02.2006
- Yedi mevsim üç kıtaya Gül taşıdık asırlarca / 25.02.2006
- Diyalog afyonu / 24.02.2006
- Matta'lı Markos'lu meal ve tefsir / 23.02.2006
- Ötede bir Bulaç, beride bir Bulaç; bizim Bulaç hangi Bulaç? / 15.02.2006
- Politik argoları ve milli kimlik / 14.02.2006
- Kuş gribi tavuktan mı bulaşıyor, hükümetten mi? / 08.01.2006
- Yandaş kartel ve iri kartelin gazı / 07.01.2006
- Anayasa'daki delikler ve AKP / 26.12.2005
- Anayasa'da delinmedik ne kaldı? / 24.12.2005
- Bunlar niye mi yapmıyorlar? / 23.12.2005
- Dublörlü yönetim tarzı / 22.12.2005
- Rüzgara göre söylem ve kurtuluş / 20.12.2005
- Türkiye'nin çivisi... / 16.12.2005
- Erdoğan'ın Çömez'i ve Tosun'u / 09.12.2005
- Oyun bozan keşif / 08.12.2005
- "İçişleri" ne iş yapar? / 21.11.2005
- "Vatana ihanet" olması için daha ne olması lazım? / 10.11.2005
- Pervasız soykırımcılar / 17.09.2005
- Erdoğan'daki pişkinlik / 13.09.2005
- Aman gözünüzü seveyim'. / 12.09.2005
- Kavuran gizli gündem / 10.09.2005
- Toplu hipnoz çare değil / 09.09.2005
- "Türk köyü" ve "provokasyon" meselesi / 07.09.2005
- AKP, şimdi de WC sahasına el attı / 23.08.2005
- Taşgetiren, sade bir istifa ile vebalden kurtulabilir mi? / 21.08.2005
- AKP kadar CHP de Meclis'i tıkıyor / 12.08.2005
- Balık avlayanlar ve insan avlayanlar / 10.08.2005
- Ateşin düştüğü yerden yükselenler / 09.08.2005
- "Sınırötesi operasyonu"nu niye eveleyip geveliyoruz? / 21.07.2005
- AKP idaresindeki Türkiye operasyon yapabilir mi? / 16.07.2005
- "Amerikanın kucağına oturmuyorsan sahtesin!" / 14.07.2005
- "Evrenselliğin nâmı yeter; takılma fukaralığa canım" / 06.07.2005
- Laura Bush'un maydanozları / 10.06.2005
- Kod adı PP / 09.06.2005
- Bu iş çocuk işi değil / 24.03.2005
- Bu işin kitapta yeri yok vesselâm / 11.12.2004
- Ceviz Kabuğunu dolduramamak / 14.10.2004
- Cari açık ve cari hortum / 19.08.2004
- Bu tren işi raydan çıktı / 13.08.2004
- Papaza yardım, papaza yardım! / 12.08.2004
- Yağma Hasan'ın böreğine buyurun! / 11.08.2004
- Olmaz olmaz, demeyin! / 05.08.2004
- Ucuz gaz yerine bol ders ve hava / 31.07.2004
- Ayasofya nerede? / 28.07.2004
- AKP'nin çok köşeli diplomasisi / 17.07.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

24.12.2004, 24.12.2003, 24.12.2002, 24.12.2001, 24.12.2000, 24.12.1999, 24.12.1998, 24.12.1997, 24.12.1996, 24.12.1995, 24.12.1994, 24.12.1993, 24.12.1992, 24.12.1991, 24.12.1990, 24.12.1989, 24.12.1988, 24.12.1987, 24.12.1986


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.