HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 24 TEMMUZ 2021, CUMARTESİ

Asker ne demek istedi?

14.08.2001 00:00:00
Geçtiğimiz kış, Ankara'da bulunduğu askeri binadan hüzünlü bir şekilde şehri seyreden bir general, yanındaki albaya şunları söylüyordu:

"Atatürk'ün Ankara'sını resmen satıyorlar".

Buradaki "satmak" kelimesine son yıllarda yaşadığımız siyasi ve ekonomik gelişmeleri göz önüne alarak istediğiniz anlamı vermekte serbestsiniz.

Bu sözü bana nakleden albay odadaki buruk tablonun atmosferinin ve Ankara'yı satanlara karşı duyulan öfkenin derinliğini anlatırken sesi titriyordu.

Mesut Yılmaz'ın, 4 Ağustos'taki Kongrede yaptığı konuşmasına Genelkurmay'ın sert açıklaması Ankara semalarına yayılan öfkenin bir tezahürü idi adeta.

Yılmaz'ın demokrasi, hukuk, Avrupa ile entegrasyon gibi süslü kelimelerle yaftaladığı savunması, ucuz kahramanlığını tescil eden sığ bir beyanat olarak çıkıyor karşımızda.

Enflasyonu düşürmek istediniz de, ulusal güvenlik mi mani oldu?

IMF'den birkaç milyar dolar yardım almak uğruna tarihimizde ilk defa "para için kanun çıkarma" ayıbını yaşamayacaktınız da ulusal güvenlik mi mani oldu?

Yatırımsız, üretimsiz bir sömürge modelini önüne koyan Kemal Derviş'e direnecektiniz de, ulusal güvenlik mi sizi engelledi?

Türkiye'yi 5 yılda 60 milyar dolar zarara sokan Gümrük Birliğine dur diyecektiniz de, ulusal güvenlik mi "hayır olmaz" dedi.

Üç yılda Türkiye'yi Afrika ülkelerinden de beter bir hale getirdiniz, IMF'ye köle oldunuz, asla alınmayacağınız Avrupa Birliği hayali uğruna ülkenin siyasi ve stratejik çıkarlarını yerle bir ettiniz, kalkıp Kongre'de "ulusal güvenliğe" çatıyorsunuz.

Buna ucuz kabadayılık denmez de ne denir?

Dünyada Batı ülkeleri dahil bütün ülkeler, gelişmişlik düzeyleri ne olursa olsun ulusal güvenliklerini ön planda tutarlar ve bütün adımlarını buna göre atarlar.

Bu kategoriye girmeyen ve tehdit konseptlerinin belirlendiği ulusal güvenliği ülkenin kendi kalkınması için engel gören tek lider de Türkiye'den çıkmış oldu: Mesut Yılmaz.

Bizim sorduğumuz gibi, Genelkurmay da aynı hususların altını çiziyor ve şöyle diyor uyarısında:

"Bugün Türkiye Cumhuriyetinde;

'Ekonomi iflas noktasına gelmişse'

'Ekonomiyi bu hale getirenler hakkında en ufak bir işlem yapılmıyorsa'

'Milli ve ahlaki değerler aşındırılmışsa'

'Soygun düzeni adeta normal bir davranış haline gelmişse'

'Ülke içinde siyasi istikrar, kişisel ihtiyaçlar nedeniyle bir türlü sağlanamıyorsa'

'Küreselleşme anlayışı ekonomik teslimiyet olarak benimseniyorsa'

Tüm bu olumsuzlukların nedenini ulusal güvenlik kavramı ile örtmek hem insaflı değildir, aynı zamanda da tehlikelidir."

Askerin mesajı açık ve net:

"Ekonomi iflas etmiştir, hırsızlar korunmaktadır, soygun düzeni normalleştirilmiştir, siyasi ihtiraslar ülkeyi mahvetmektedir, küreselleşme teslimiyete dönüşmüştür, milli ve ahlaki değerler çökmüştür... Bütün bunları görmezden gelip ulusal güvenlik kavramına saldırmak tehlikelidir, insafsızlıktır.

Bu uyarı sadece Mesut Yılmaz'a değil bütün koalisyon ortaklarınadır. MHP'nin aceleyle yaptığı "adres belli, uyarı Mesut Yılmaz'a yönelik" açıklaması da, DSP'nin aynı telaşla "Mesut Yılmaz'ın kongredeki sözlerini eleştiren" beyanatları da bu gerçeği gizleyemez.

Ülkenin içine düşürüldüğü "cenaze ortamının" failleri bunlardır.

Topu birbirine atarak sorumluluktan kaçmaya çalışmak içinde bulundukları gülünç durumu daha da artırmaktan başka bir işe yaramaz.

Mesut Yılmaz, durup dururken neden böyle bir kavram kavgası ve sertleşme stratejisi benimsedi sorusuna çok farklı cevaplar vermek mümkün.

Bunlardan en anlamlısı; koalisyon içinde ANAP'ın oyunun barajın çok çok altına düştüğünü gören Mesut Yılmaz'ın vuruşarak çekilmek yolunu benimsediği. Kahraman olmanın en ucuz yollarından biri de bu tip ucuz vuruşmalar.

Mesut Yılmaz en son Budapeşte'de vuruşmuştu ve bir şahıs tarafından burnu kırılmıştı!

Eğer böyle bir düşüncesi varsa bu defa karşısında bir şahıs değil, bir kurum var.

Bu ucuz kahramanlığın sonunda sadece burun tahribatıyla kurtulmak da mümkün değil.

Yarın: ABD'nin ulusal güvenlik stratejisi var mı?
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.