HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 AĞUSTOS 2021, CUMA

Avrupa'nın göbeğinde mezhep vahşeti

09.09.2001 00:00:00
Yılın bazı aylarına, o aylarda geçen bir takım kötü olaylardan dolayı "kara" sıfatı eklenir: Kara Haziran, Kara Ekim, Kara Nisan.

Son on günden beri, Avrupa'nın göbeğinde yaşanan insanlık dışı eylemlerden ve saldırılardan dolayı bütün dünyada Eylül ayının "Kara Eylül" diye anılması gerekiyor bundan sonra. Zira biz bir takım iç siyasi gelişmeler ve cinayet haberleriyle boğuşurken Avrupa'nın göbeğinde, Kuzey İrlanda'da tam anlamıyla bir "vahşet" yaşanıyor.

Nedir mi bu vahşet!

1 Eylül, Avrupa'nın bir çok ülkesinde okullar için açılış günüdür. İngiliz sömürgesindeki Kuzey İrlanda'da da 1 Eylül yeni eğitim döneminin başlangıç günüydü.

Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta, yaşları 4 ila 11 arasında değişen çocuklar o gün okullarına gitmek üzere evlerinden çıktılar. Kimisi hala emzikli çağdaydı. Kimisi annelerinin kolunda gidiyordu okula.

Okula giden sokağa vardıklarında ortalık birden karıştı. Birdenbire bölge halkı akıl almaz bir hınçla çocukların ve velilerin üzerine saldırdı. Taşlarla, sopalarla, yumruklarla okula giden çocuklara hücum ettiler. Kıran kırana bir kavga başladı. Çocuklar anneleri, babaları kıyasıya dövüldü.

Sebep ne miydi?

Çocukların okula gitmek için geçtikleri sokak Protestanlara aitti. Orada Protestan mezhebi mensupları oturuyordu. Katolik olan öğrenciler ve aileleri asla bu sokaktan geçemezlerdi!

Ve geçirmediler de.

4-5 yaşında hüngür hüngür ağlayan çocukların korku ve dehşet dolu gözleri gazete sayfalarını süslüyordu.

Olaylar bununla bitmedi. Ertesi gün yine Protestanlar "o sokağın kullanılmaması" için her tarafı yakıp yıktılar. Dükkanlara, arabalara saldırdılar. Katolikler de aynı şekilde saldırıya geçinde tam bir meydan savaşı çıktı.

Bununla da bitmedi iki gün sonra okul sokağından geçen "çocukların üzerine" el bombası attılar! Her taraf kan gölüne döndü. Savaş devam ediyordu!

Bu akıl almaz, bu çağdışı, bu vahşet görüntüleri Avrupa'nın göbeğinde meydana geliyordu.

Hem de aynı dine mensup insanlar arasında meydana geliyordu. Hem de 4 yaşındaki çocuklara saldırıyorlar, üzerlerine bomba atıyorlardı.

Daha modern, hatta postmodern, çağdaş bir yüzyıla girildiğinin çığlıklarını atan dünya, böylesine vahşi bir mezhep kavgasına rastlamamıştı tarih boyunca.

Peki nasıl oluyordu da bir Hıristiyan grup, bir başka Hıristiyan grubun kendi sokaklarından geçmesine, kendi bastıkları kaldırımlara basmasına tahammül edemeyecek kadar saldırgan, kan emici olabiliyor, 4 yaşındaki çocukların üzerine bomba atabilecek kadar vahşileşebiliyordu?

Ben bu sorunun cevabını Batı toplumlarının tarihte bulaştıkları benzer vahşet görüntülerinde arıyorum. Yani babadan oğula dededen toruna geçen bir miras bu. Adeta genetik bir kimlik halini almış kan emicilik.

Çağların değişmesi, bu genetik vahşeti değiştirmiyor.

Bugün birbirine giren Katolikler ve Protestanlar eskiden de benzer görüntüler içinde idiler. 17'inci ve 18'inci yüzyıllarda Avrupa'da bilhassa İrlanda ve Fransızların insan eti yeme alışkanlıkları olduğunu yazıyor tarihçiler. O dönemlerde bir çok Avrupa şehrinde "birinci kalite"(!) insan etleri kasaplardan çengellere asılarak satılırdı.

Hollanda da bu insan eti yeme (cannibalisme) alışkanlıklarının merkezi di. Orange hanedanından William'ın taht üzerindeki taleplerini destekleyen bir Protestan grubunun, Cumhuriyetçi Parti Başkanı John De Witt'i önce öldürdükleri, sonra da pişirip yedikleri yazılıdır Herbert H. Roqen'in kitabında. (John De Witt, Grand Pensionary of Holland, Hilmi Yavuz/Modernleşme, Oryantalizm ve İslam).

Amerikalı baronların, 20'inci yüzyılın başlarında Kızılderilileri ateşte kızartarak yerken çekilmiş fotoğrafları daha bu yılın başında yayınlandı bütün gazetelerde.

Katoliklikteki Eucharistie'nin (Katoliklerin Hz. İsa'nın etini ve kanını temsil etmek üzere, ekmek ve şarap kullanarak kutsama ayini yapmaları) bir tür sembolik insan yiyicilik sayılıp sayılmayacağı bizzat Katolikler arasında hala tartışılmaktadır.

Yani "insana saldırı" Batı insanının adeta genlerine nüfuz etmiş bir kimliktir. Modern zamanlarda ne kadar bastırmaya çalışırlarsa çalışsınlar, insan eti yiyen dedelerinin kimlikleri, 4 yaşındaki çocuklara din adına bomba atarak kendilerinde de ortaya çıkmaktadır.

Avrupa'nın göbeğinde böylesine bir vahşet yaşayan Batı, bize nasıl insan hakkı dersi verebilir?

Daha kendi dinine mensup farklı mezhepler arasındaki kan davasını önlemekten aciz, Katolik-Protestan diyaloğunu kuramamış Vatikan, nasıl müslümanlarla diyalog kuracak?

İnsana demezler mi "sen git önce elindeki kanı temizle".
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.