logo
09 HAZİRAN 2026

Bir çocukluk bahçesinde gezinti

Türk edebiyatının sevilen hatıra kitaplarından biri olan "Ömer'in Çocukluğu", Muallim Naci'nin sekiz yaşına kadar olan çocukluk anılarını samimi ve içten bir dille anlattığı bir eserdir

08.01.2025 08:34:00
Hasan Parlak
Bir çocukluk bahçesinde gezinti
Bir çocukluk bahçesinde gezinti
Türk edebiyatının sevilen hatıra kitaplarından biri olan "Ömer'in Çocukluğu", Muallim Naci'nin sekiz yaşına kadar olan çocukluk anılarını samimi ve içten bir dille anlattığı bir eserdir.

İlk olarak 1890 yılında yayımlanan bu eser, okuyucuları geçmişin tozlu sayfalarına götürerek bir çocuğun gözünden dünyayı yeniden görmeyi sağlar.

Muallim Naci ve Eserin Ortaya Çıkışı

Muallim Naci, Tanzimat Dönemi'nin önemli edebiyatçılarından biridir. Şiirleri, eleştirileri ve dil çalışmalarıyla tanınan Naci, "Ömer'in Çocukluğu" ile çocuk edebiyatına da önemli bir katkı sağlamıştır.

Eser, ilk olarak yazarın "Sünbüle" adlı kitabının bir bölümü olarak yayımlanmış, daha sonra bağımsız bir kitap olarak da basılmıştır. Bu durum, eserin ne kadar beğenildiğini ve önem kazandığını göstermektedir.

Eserin İçeriği ve Anlatımı

"Ömer'in Çocukluğu", yazarın çocukluk anılarını kronolojik bir sırayla değil, zihnine geldiği gibi, serbest bir şekilde anlatmasıyla dikkat çeker.

Eserde, Ömer'in ailesi, arkadaşları, yaşadığı mahalle, okul deneyimleri, korkuları, sevinçleri ve hüzünleri gibi birçok konu yer alır. Yazar, çocukluk dünyasını tüm doğallığıyla ve samimiyetiyle okuyucuya aktarmayı başarır.

Eserdeki bazı önemli temalar ve vurgular şunlardır:

Çocukluk Dünyasının Saflığı: Eser, bir çocuğun dünyayı nasıl algıladığını, olaylara nasıl tepki verdiğini ve duygularını nasıl yaşadığını canlı bir şekilde gösterir. Ömer'in korkuları, merakları, oyunları ve hayalleri, çocukluk dünyasının saflığını ve masumiyetini yansıtır.

Aile ve Toplum İlişkileri: Eserde, dönemin aile ve toplum ilişkileri de önemli bir yer tutar. Ömer'in ailesiyle, akrabalarıyla, komşularıyla ve okul arkadaşlarıyla olan ilişkileri, o dönemin toplumsal yapısını ve değerlerini anlamamıza yardımcı olur.
Eğitim ve Öğretim: Eserde, Ömer'in okul deneyimleri ve eğitim anlayışı da anlatılır. O dönemin eğitim sistemi, hocaların tutumu ve öğrencilerin durumu hakkında bilgiler ediniriz.

Kayıp ve Hüzün: Eserde, Ömer'in babasını kaybetmesi ve bu kaybın onda yarattığı hüzün de dokunaklı bir şekilde anlatılır. Bu bölüm, çocukluk döneminde yaşanan kayıpların bir çocuk üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemlidir.

Doğa ve Hayvan Sevgisi: Ömer'in doğayla ve hayvanlarla olan ilişkisi de eserde önemli bir yer tutar. Bahçedeki hayvanlarla geçirdiği vakitler, doğa gözlemleri ve hayvan sevgisi, çocukluk deneyimlerinin önemli bir parçasını oluşturur.

Eserin Edebi Önemi ve Etkisi

"Ömer'in Çocukluğu", Türk edebiyatında hatıra türünün önemli örneklerinden biridir. Yazarın samimi ve içten anlatımı, çocukluk dünyasını canlı bir şekilde tasvir etmesi ve dönemin toplumsal yapısına ışık tutması, eserin edebi değerini artırır.

Eser, aynı zamanda çocuk edebiyatı alanında da önemli bir yere sahiptir. Çocukların dünyasını anlamak, onların duygularına tercüman olmak ve onlara edebiyatı sevdirmek açısından önemli bir eserdir.

Günümüzde "Ömer'in Çocukluğu"

"Ömer'in Çocukluğu", günümüzde de okunmaya ve sevilmeye devam etmektedir. Eser, farklı yayınevleri tarafından basılmakta ve okullarda okutulmaktadır. Çocukların ve yetişkinlerin keyifle okuyabileceği bu eser, geçmişle günümüz arasında bir köprü kurarak okuyuculara unutulmaz bir deneyim sunar.

"Ömer'in Çocukluğu", Muallim Naci'nin çocukluk anılarını samimi bir dille anlattığı, Türk edebiyatının önemli bir eseridir. Çocukluk dünyasının saflığını, aile ve toplum ilişkilerini, eğitim anlayışını ve kayıp duygusunu etkileyici bir şekilde işleyen bu eser, günümüzde de okunmaya ve sevilmeye devam etmektedir.

Yağmur Ünal iddialara isyan etti

Ünlülere yönelik genişleyen soruşturmada adı geçen ve saç örneği testinin pozitif çıktığı öne sürülen yapımcı Yağmur Ünal, sessizliğini bozarak bir açıklama yaptı. Türkan Şoray'ın kızı Ünal, iddiaları kesin bir dille yalanladı

09.06.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
Yağmur Ünal iddialara isyan etti
Yağmur Ünal iddialara isyan etti
Magazin gündemini sarsan ünlülerin adli tıp test sonuçları tartışılmaya devam ederken, hakkında şok iddialar ortaya atılan yapımcı Yağmur Ünal'dan ilk resmi hamle geldi.

Adli Tıp Kurumu'nun analiz raporunda yasaklı madde kullandığı öne sürülen Ünal, magazin basınında yer alan haberlerin ardından sessizliğini bozarak avukatı aracılığıyla basın açıklaması yayınladı.

"Büyük bir yanlışlık olduğunu umuyorum"

Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray ile Cihan Ünal'ın kızı olan Yağmur Ünal, adının böyle bir soruşturmada pozitif sonuçlarla anılmasından derin üzüntü duyduğunu belirtti. Dosyadaki verilerle ilgili konuşan ünlü yapımcı, "Hakkımda ortaya atılan bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Büyük bir yanlışlık olduğunu umuyorum. Temiz olduğumdan eminim ve bu yanlışlığın düzeltilmesi için gereken her şeyi yapacağım," diyerek iddialara sert tepki gösterdi.

Hukuki süreç başlatıldı

Yağmur Ünal, test sonuçlarına itiraz etmek ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına vakit kaybetmeden hukuki süreç başlattığını duyurdu. Avukatlarının adli tıp raporunun detaylarını incelediğini ve numunelerin karışma ihtimali dahil tüm seçeneklerin masada olduğunu belirten Ünal, asılsız karalama kampanyası yürüten mecralara karşı da tazminat davaları açacağını vurguladı.

Mabel Matiz de sessizliğini bozdu

Soruşturma dosyasında adı geçen bir diğer popüler isim olan şarkıcı Mabel Matiz de hakkındaki pozitif test iddialarının ardından bir açıklama yaptı. Sanatçı, adli tıp raporuna yansıyan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve yasal haklarını sonuna kadar arayacağını belirterek suçlamaları reddetti.

Ahmet Minguzzi'nin annesinden Atlas Çağlayan davasına destek

Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi, İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın davasına destek için Bakırköy Adliyesi'ne geldi

09.06.2026 12:54:00
İHA
Ahmet Minguzzi'nin annesinden Atlas Çağlayan davasına destek
Ahmet Minguzzi'nin annesinden Atlas Çağlayan davasına destek
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı.

Çok sayıda izleyici, çeşitli partilerden milletvekilleri ve mağdur aile de Çağlayan'ın ailesine destek için adliyeye geldi.

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Minguzzi de destek amacıyla adliyede hazır bulundu.

Yasemin Minguzzi, Atlas Çağlayan'ın ailesi ve arkadaşlarına sarılarak destek oldu.

Tekirdağ'da 124 uyuşturucu operasyonunda 124 gözaltı

Tekirdağ'da bir haftada düzenlenen 124 uyuşturucu operasyonunda 124 şüpheli hakkında işlem yapılırken, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen 19 kişi tutuklandı

09.06.2026 11:30:00
İhlas Haber Ajansı
Tekirdağ'da 124 uyuşturucu operasyonunda 124 gözaltı
Tekirdağ'da 124 uyuşturucu operasyonunda 124 gözaltı
Tekirdağ'da bir haftada düzenlenen 124 uyuşturucu operasyonunda 124 şüpheli hakkında işlem yapılırken, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen 19 kişi tutuklandı. Operasyonlarda çok miktarda uyuşturucu madde, uyuşturucu hap ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.

Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında son bir haftada gerçekleştirilen operasyonlarda önemli miktarda uyuşturucu madde ele geçirilirken, çok sayıda şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.



Tekirdağ genelinde uyuşturucu suçlarıyla mücadele kapsamında 1-8 Haziran 2026 tarihleri arasında 11 ilçede gerçekleştirilen 124 ayrı operasyonda, 19'u uyuşturucu madde satıcısı olmak üzere toplam 124 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.

Operasyonlarda 1 kilo 454 gram çeşitli türlerde uyuşturucu madde, 31 bin 152 kullanımlık sentetik uyuşturucu emdirilmiş materyal, 63 gram A-M olarak değerlendirilen kimyasal madde, 12 bin 239 adet uyuşturucu hap ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 109 bin 375 lira ele geçirildi.



Uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen ve "torbacı" olarak tabir edilen 19 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, özellikle gençleri hedef alan uyuşturucu satıcılarına yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü belirtilerek, "Geleceğimiz olan gençlerimizi zehirleyen sokak satıcılarına yönelik mücadelemiz sıfır tolerans anlayışıyla devam edecektir" denildi.

Yetkililer, vatandaşların uyuşturucuyla mücadeleye destek vermelerinin önemine dikkat çekerek, acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi'ne, acil olmayan ihbar ve bildirimlerde ise WhatsApp İhbar Hattı üzerinden emniyet birimlerine ulaşabileceklerini belirtti.

10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı

İstanbul'un Şişli ilçesinde 2016 yılında bir kadının silahla öldürülmesine ilişkin düzenlenen operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı

 

09.06.2026 11:30:00 / Güncelleme: 09.06.2026 13:28:23
Anadolu Ajansı
10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı
10 yıl önce işlenen cinayete ilişkin 3 kişi gözaltına alındı

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "kasten öldürme" suçunun aydınlatılması ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.

Bu kapsamda 24 Mart 2016'da Şişli Fulya Mahallesi'nde Aynur Kanbur'un (49) silahla vurularak hayatını kaybetmesine ilişkin faili meçhul dosya, 2026 yılında yeniden incelemeye alındı.

Yapılan araştırmalarda, cinayeti gerçekleştirdiği değerlendirilen Bülent Gündüz ile olayı azmettirdikleri öne sürülen Fazlı Kar ve Serdar Kar'ın kimlikleri tespit edildi.

Polis ekiplerince bugün sabah saatlerinde düzenlenen operasyonda 3 zanlı yakalandı.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Faili Meçhul Suçlar Soruşturma Bürosunca takibi yapılan soruşturmada Aynur Kanbur'un, ikametinin giriş kapısının önünde şüpheli bir erkek tarafından tabancayla birden fazla kez ateş edilerek öldürüldüğünün belirtildiği, olay yerinde elde edilen kovanların bu zamana kadar hiçbir silahla eşleşmediği belirtildi.

Açıklamada, "Maktul, 90'lı yıllarda Mezdeke Dans Üçlüsü olarak bilinen dans grubunun üyesidir. 2017 yılında maktulün ablasının dilekçesi üzerine akrabaları olan Fazlı Kar, Yüksel Kar ve Serdar Kar isimli şahısların 'daha önceki yıllarda maktulü öldürmekle tehdit ettikleri, bizim sülaleden dansöz çıkmaz' şeklinde söylemleri olduğu iddia edilmesiyle adı geçenlerin HTS kayıtları alınmıştır. Şahısların telefonu olaydan hemen önce kapandığı, ertesi gün öğlene kadar kapalı kaldığı, sonra açıldığı tespit edilmiştir. Yüksel Kar, olaydan iki gün önce ABD'ye gitmiş olup kendisinin de belirtilen zamanlarda telefonu kapalı olduğu anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığımız Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasından sonraki süreçte eylemi gerçekleştiren failin Avcılar'dan metrobüse bindiği tespit edilerek, İstanbulkart kullanımı araştırılmış, araştırma neticesinde şahsın Bülent Gündüz olduğu anlaşılmıştır." ifadeleri yer aldı.

Bülent Gündüz'ün telefonunun olaydan önce kapatılıp ertesi gün öğlene kadar kapalı kaldığı, telefonu açınca da Serdar Kar ile mesaj yoluyla iletişim kurduğunun tespit edildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Maktül, Bülent Gündüz ve 'Kar' soyisimli kardeşler uzaktan akraba olup, ortak arazileri de mevcuttur. Bülent Gündüz'ün, bir dönem 'Kar' soyisimli kardeşlerin şirketinde sigortalı olarak çalıştığı tespit edilmiştir. Olayın failleri olarak tespit edilen Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar'ın adreslerinde arama kararı alınmış, sabah erken saatlerde tüm adreslere eş zamanlı operasyon yapılması planlanmıştır. Gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında gerçekleştirilen operasyon neticesinde şüpheliler yakalanmış ve gözaltına alınmıştır."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Şişli'de 24 Mart 2016'da Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur ile Antalya Kepez'de 25 Kasım 2014'te öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık cinayetlerinin aydınlatıldığını bildirmişti.

Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi

Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) 1. güç ünitesinde, reaktör basınç kabına temsili nükleer yakıt demetleri yüklendi

 

09.06.2026 11:13:00
Anadolu Ajansı
Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi
Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesine temsili nükleer yakıt yüklendi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Akkuyu NGS'nin devreye alma programındaki kritik aşamalardan biri olan yükleme işlemi kapsamında, toplam 163 temsili nükleer yakıt demeti reaktör basınç kabına yerleştirildi.

Uzman ekipler tarafından yürütülen çalışmalar, 5 gün kesintisiz sürdü. Gerçek yakıt yüklemesinin bire bir provası olan ve Nükleer Düzenleme Kurumunun (NDK) gözetimi altında uluslararası güvenlik gerekliliklerine uyumlu şekilde yürütülen operasyonla tesisin mekanik, hidrolik, termal sistemleri ile yapısal dayanıklılığı test edildi.

Temsili yakıt yükleme operasyonunun tamamlanmasının ardından reaktörün üst kısmına ait ekipmanların montaj çalışmalarına geçilecek. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla 1. güç ünitesini devreye alma sürecindeki aşamalardan biri olan reaktör tesisinin soğuk ve sıcak testleri yapılacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Akkuyu NGS'nin 1. ünitesinde devreye alma takviminin en önemli aşamalarından birinin daha başarıyla tamamlandığını belirterek şunları kaydetti:

"Yıl sonuna kadar santralden ilk elektrik üretimini gerçekleştirerek Türkiye'nin nükleer enerjide yeni bir döneme geçmesini hedefliyoruz. Sıfır emisyonlu, kesintisiz ve çevre dostu nükleer enerjiyi, ülkemizin enerji sepetindeki en güçlü kaynaklardan biri haline getireceğiz. Bu güçlü vizyonla yalnızca Akkuyu ile kalmayarak Sinop ve Trakya'da planladığımız yeni santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörleri de üretim portföyümüze ekleyeceğiz. 2050 yılına kadar nükleer kapasitemizi 20 bin megavata ulaştırarak enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine kararlılıkla yürüyeceğiz."

Son hazırlık adımlarından biri tamamlandı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'dan yapılan açıklamaya göre, işlem kapsamında, tasarım özellikleri, ağırlıkları ve boyutları gerçek nükleer yakıt demetleriyle tamamen aynı olan, ancak nükleer malzeme içermeyen 163 adet temsili yakıt demeti reaktöre sırasıyla yüklendi.

Akkuyu NGS'nin 1. güç ünitesi için kullanılan nükleer yakıt ve temsili nükleer yakıt demetleri Rosatom'un Yakıt Bölümü'ne bağlı tesiste üretildi.

Temsili yakıt demetlerinin yüklenmesi, reaktörün fiziksel devreye alma aşamasından önce gerçekleştirilecek soğuk ve sıcak testler öncesindeki son hazırlık adımlarından biri olma niteliğini taşıyor. Bu operasyon sayesinde, uzmanlar reaktör tesisinin hidrolik özelliklerini test etme ve yakıt yükleme makinesi kullanılarak gerçekleştirilecek taşıma ve yerine yerleştirme operasyonları uygulamalı olarak değerlendirme imkanı elde ediyor.

Rosatom açıklamasında görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, temsili yakıt demetlerinin yüklenmesinin nükleer yakıt yükleme sürecine yönelik kapsamlı bir hazırlık ve test aşamasını temsil ettiğini belirterek, "Temsili demetler sayesinde, nükleer yakıtla ilgili işlemleri gerçek işletme koşullarına mümkün olduğunca yakın şartlarda test ediyor, ekipmanların ve personelin bir sonraki devreye alma aşamasına hazır olduğuna emin oluyoruz" ifadesini kullandı. 

Sigara tadı tuzu da kaçırıyor


 
Sigaranın ağız, boğaz ve solunum yolları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, “Sigara kullanımı; ağız, boğaz, gırtlak ve ses telleri başta olmak üzere kulak burun boğaz bölgesinde ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle gırtlak kanseriyle sigara arasındaki ilişki çok güçlü” dedi. 

09.06.2026 00:18:00
MURAT ÇORBACI
Sigara tadı tuzu da kaçırıyor
Sigara tadı tuzu da kaçırıyor

Sigaranın yalnızca akciğerleri değil, kulak burun boğaz sistemini de doğrudan etkilediğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanındaki toksik ve tahriş edici maddeler; ağız, boğaz, ses telleri ve burun mukozasında kalıcı hasara neden olabiliyor. Uzun süreli kullanım, kanser dahil pek çok ciddi hastalığın riskini artırıyor" şeklinde konuştu. Sigaranın en erken etkilerinden birinin tat ve koku duyusunda azalma olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanı burundaki koku alma hücrelerine zarar veriyor. Özellikle günde bir paket ve üzeri sigara kullanan kişilerde bu kayıp daha belirgin hale geliyor. Yemeklerden alınan tat azalıyor, yaşam kalitesi düşüyor" dedi.







Erken uyarı: ses kısıklığı

Sigaranın ses tellerinde tahrişe ve kronik ödem oluşumuna neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Uzun süreli sigara kullanımı ses tellerinin yapısını bozuyor. Bu durum kalıcı ses kısıklığına yol açabiliyor. Özellikle iki haftadan uzun süren ses değişiklikleri mutlaka dikkate alınmalı" diye konuştu.







Burun ve sinüs sağlığını bozuyor

Sigaranın yalnızca boğazı değil, burun ve sinüsleri de etkilediğini paylaşan Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanı burun mukozasında şişmeye neden oluyor. Bu durum kronik sinüzit, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı gibi sorunların daha sık görülmesine yol açabiliyor" dedi. Sigaranın bağışıklık sistemini zayıflattığını da belirten Prof. Dr. Üstündağ, sigaranın burun mukozasında hem yapısal hem de fonksiyonel değişikliklere neden olduğuna dikkat çekti.







Pasif içiciliğin de faturası ağır

Pasif içiciliğin de en az aktif sigara kullanımı kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara dumanına maruz kalan kişilerde özellikle boğaz enfeksiyonları, alerjik problemler ve solunum yolu hastalıkları daha sık görülüyor. Çocuklar bu konuda çok daha hassas bir grupta yer alıyor" şeklinde konuştu.







Sigara bırakıldıktan sonra iyileşme başlıyor

Sigaranın bırakılmasıyla birlikte vücudun kendini onarma sürecine girdiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, "Sigara bırakıldıktan sonraki ilk haftalarda tat ve koku alma duyularında iyileşme başlayabiliyor. Zaman içinde ses kalitesi düzeliyor, enfeksiyon riski azalıyor ve kanser gelişme riski önemli ölçüde düşüyor" dedi.

Yıkım sırasında 3 işçi duvarın altında kaldı

Küçükçekmece'de kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan bir binanın yıkımı sırasında göçük meydana geldi. 3 işçi yaralandı

08.06.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
Yıkım sırasında 3 işçi duvarın altında kaldı
Yıkım sırasında 3 işçi duvarın altında kaldı
Küçükçekmece'de kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan bir binanın yıkımı sırasında göçük meydana geldi. Çöken duvarın altında kalan 3 işçi, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.

Olay, Küçükçekmece Fevzi Çakmak Mahallesi Şair Şinasi Sokak üzerinde meydana geldi. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında daha önce boşatılan bir binada yıkım çalışması başlatıldı. Çalışmalar sırasında henüz bilinmeyen bir nedenle binanın duvarı büyük bir gürültüyle çöktü. Bu sırada yıkım işlemlerini gerçekleştiren 3 işçi, aniden yıkılan duvarın altında kaldı.

Vatandaşlar seferber oldu

Çökmeyi gören çevredeki vatandaşlar, durumu vakit kaybetmeden polis, itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.

İtfaiye zamanla yarıştı

Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, göçük altında kalan işçileri kurtarmak için adeta zamanla yarıştı. Ekiplerin çalışması sonucu duvar altından çıkarılan 3 işçi, hazır bekletilen sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralı işçiler, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. İşçilerin sağlık durumlarına ilişkin incelemeler sürerken, polis ekipleri muhtemel yeni bir çökme riskine karşı sokakta ve bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.

Olayı anlatan Şükrü Boz, "Yıkıma alttan başlanınca bina zaten çürüktü çökmüş bunların üzerine. Çalışanların üzerine çökmüş. 3 kişilermiş durumlarının iyi olduğu söyleniyor" dedi.

Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması

İslam alemi, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Veda Haccı dönüşü Hz. Ali Efendimizin imametini, velayetini ve halifeliğini bizzat ilan ettiği mübarek Gadir-i Hum Bayramı’nı büyük bir coşkuyla idrak etti. Bu özel ve anlamlı gün vesilesiyle Haydar Baş Vakfı, İstanbul’da geniş katılımlı, hafızalarda iz bırakacak önemli bir programa imza attı

08.06.2026 11:52:00
Hasan Gündoğdu
Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması
Haydar Baş Vakfı’ndan İstanbul’da anlamlı Gadir-i Hum kutlaması
İstanbul Fatih'teki Ali Emiri Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen anma programına, çok sayıda davetlinin yanı sıra ilim, siyaset ve düşünce dünyasından önemli isimler katıldı.






"Ehl-i Beyt Paydasında Buluşmak" ana fikriyle düzenlenen etkinlikte, İslam dünyasının birliği, beraberliği ve Ehl-i Beyt sevgisinin bu birliği sağlamadaki hayati rolü ele alındı.






"Bizim Safımız Ehl-i Beyt'in Yanıdır"

Yoğun bir katılımın gözlendiği programda kürsüye çıkan konuşmacılar, Ehl-i Beyt'i doğru anlamanın, onları sevmenin ve yollarından gitmenin her Müslüman için bir mükellefiyet olduğunu dile getirdi.






"Bizim safımız Ehl-i Beyt'in safıdır ve bu saf her daim ortak değerimiz olarak kalacaktır" mesajının öne çıktığı konuşmalarda, bu öğretinin evlatlarımıza ve gelecek nesillere eksiksiz bir şekilde aktarılmasının, toplumsal mayanın korunması adına en büyük görev olduğu vurgulandı.






Iraklı Alim Seyyid Celal Meaş'tan Prof. Dr. Haydar Baş'a Vefa

Programın en dikkat çeken ve duygu dolu anlarından biri, merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın yakın dostu olan Iraklı ünlü din alimi Seyyid Celal Meaş'ın hitabı sırasında yaşandı. Önceki yıllarda Prof. Dr. Haydar Baş'a, Hz. Hüseyin Efendimizin Kerbela'daki mukaddes kabrinin örtüsünü hediye ederek aralarındaki derin muhabbeti taçlandıran Seyyid Celal Meaş, İstanbul'daki bu özel buluşmada da yerini aldı.






Seyyid Celal Meaş, yaptığı konuşmada Ehl-i Beyt dünyasının birlik çağrılarına değinirken, ömrünü bu yola adayan Prof. Dr. Haydar Baş'ın İslam alemine yaptığı tarihi katkıları ve ortaya koyduğu Ehl-i Beyt külliyatının önemini yad etti. Salondaki katılımcılarla birlikte merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın ruhuna dualar okuyan Meaş'ın sözleri, salondan büyük alkış aldı.






Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi: "Çözüm ve Birlik Ehl-i Beyt Paydasındadır"

Etkinlikte söz alan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi ise günün anlam ve önemine binaen kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi. İslam coğrafyasının içinde bulunduğu ayrışmalara ve sıkıntılara dikkat çeken Kepekçi, İslam aleminin Ehl-i Beyt paydasında bir ve beraber olmaktan başka bir seçeneğinin kalmadığını ifade etti.






Kepekçi; "Bizleri bir araya getirecek, kardeşliğimizi yeniden tahkim edecek yegane ortak payda Ehl-i Beyt'tir. Bu çatı altında birleştiğimizde aşamayacağımız hiçbir engel, bozamayacağımız hiçbir oyun yoktur" diyerek birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Kepekçi'nin konuşması salondaki coşkulu kitle tarafından uzun süre alkışlandı.

İstanbul'da kritik diplomasi trafiği: Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan bakanları buluşuyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın 10'uncusuna İstanbul'da ev sahipliği yapacak. Toplantıda bölgesel gelişmelerden enerji güvenliğine, ulaştırma projelerinden ekonomik iş birliğine kadar birçok başlık ele alınacak

07.06.2026 23:23:00
Haber Merkezi
İstanbul'da kritik diplomasi trafiği: Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan bakanları buluşuyor
İstanbul'da kritik diplomasi trafiği: Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan bakanları buluşuyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın 10'uncusuna 8 Haziran'da İstanbul'da ev sahipliği yapacak.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre toplantıya, Ceyhun Bayramov ile Maka Botchorishvili katılacak.

Toplantıda üç ülke arasındaki mevcut iş birliğinin değerlendirilmesi ve gelecek dönemde ortak çalışma alanlarının ele alınması planlanıyor. Görüşmelerde bölgesel gelişmeler, dış politika konuları, Güney Kafkasya'da iş birliği, ulaştırma ve bağlantısallık projeleri, bölgesel transit ağlarının güçlendirilmesi, enerji güvenliği, ticaret ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi gibi başlıklar masaya yatırılacak.

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Hakan Fidan'ın toplantıda, jeopolitik belirsizliklerin, ekonomik kırılganlıkların ve güvenlik risklerinin arttığı mevcut uluslararası ortamda Güney Kafkasya'nın stratejik öneminin daha da yükseldiğine dikkat çekmesinin beklendiğini bildirdi.

Fidan'ın ayrıca Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki üçlü iş birliği mekanizmasının bölgesel istikrar ve refahın güçlendirilmesinde önemli bir rol oynadığını vurgulaması öngörülüyor. Türkiye'nin hem Azerbaycan hem de Gürcistan ile sürdürdüğü çok boyutlu ilişkilerin bölgesel istikrar ve ekonomik entegrasyona katkı sağladığının altını çizmesi bekleniyor.

Toplantıda ulaştırma ve bağlantısallık projelerinin de ön plana çıkması bekleniyor. Son yıllarda küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, enerji arz güvenliği tartışmaları ve değişen jeoekonomik dengeler doğrultusunda Orta Koridor'un Avrupa ile Asya arasındaki bağlantı açısından önem kazandığına dikkat çekilmesi planlanıyor.

Bu kapsamda, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı başta olmak üzere Orta Koridor üzerindeki ulaştırma projelerinin geliştirilmesi, lojistik ağların güçlendirilmesi ve taşımacılık kapasitesinin artırılması konularının ortak öncelikler arasında yer aldığı vurgulanacak.

Enerji alanında ise bugüne kadar hayata geçirilen stratejik projelerin yalnızca üç ülkenin değil, daha geniş bir coğrafyanın enerji güvenliğine katkı sunduğuna işaret edilmesi bekleniyor. Mevcut enerji projeleri ile sürdürülebilir bağlantısallık alanlarında iş birliğinin artırılması ve taraflar arasındaki eşgüdümün güçlendirilmesi de toplantının önemli gündem maddeleri arasında bulunuyor.

Görüşmelerde ayrıca Güney Kafkasya'da kalıcı barış, istikrar ve normalleşmenin sağlanmasının bölgesel refah açısından taşıdığı stratejik önemin vurgulanması öngörülüyor.

Bakan Fidan'ın toplantıda, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Güney Kafkasya, Karadeniz ve çevre bölgeler üzerindeki etkilerine de değinmesi bekleniyor. Fidan'ın, çatışmanın adil ve kalıcı bir barışla sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin desteklenmesi gerektiği mesajını vermesi planlanıyor.

Bolulu genç aşçılar Türkiye birincisi oldu

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) düzenlenen, "Türk Dünyası Mutfağı MEB 2. Uluslararası Gastronomi ve Aşçılık Yarışması"nın ulusal finalinde Bolu'yu temsil eden lise öğrencileri Türkiye birincisi oldu.

07.06.2026 23:05:00
İhlas Haber Ajansı
Bolulu genç aşçılar Türkiye birincisi oldu
Bolulu genç aşçılar Türkiye birincisi oldu
Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) düzenlenen, "Türk Dünyası Mutfağı MEB 2. Uluslararası Gastronomi ve Aşçılık Yarışması"nın ulusal finalinde Bolu'yu temsil eden lise öğrencileri Türkiye birincisi oldu.
Gastronomi şehri Bolu'nun köklü mutfak kültürü, ulusal arenada bir kez daha zirveye taşındı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen, "Türk Dünyası Mutfağı MEB 2. Uluslararası Gastronomi ve Aşçılık Yarışması"nın ulusal finalinde Bolu'yu İzzet Baysal Abant Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) öğrencileri temsil etti. Yarışmada hünerlerini sergileyen genç aşçılar, hazırladıkları yöresel menüyle jüriden tam not aldı. Öğrencilerin özenle hazırladığı "Seben Asma Yaprağı Kapaması", "Bolu Sarı Patatesli Anne Köftesi" ve "Çıtırlı Bal Kabağı" menüsü büyük beğeni toplayarak Bolu'ya Türkiye birinciliğini getirdi.

Kupayı bakan Tekin verdi
Bolu'nun eşsiz lezzetlerini başarıyla tanıtarak şampiyonluğa uzanan öğrenciler ve danışman öğretmenlerine birincilik kupası, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından takdim edildi.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.