HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 14 MAYIS 2021, CUMA

Bu savaşın "faili" kim?

04.10.2001 00:00:00
Bugünlerde bir Batı ülkesine yahut Amerika'ya gitmek isterseniz avucunuzu yalarsınız. Zira bu ülkelerin konsoloslukları zaten "sınırlı" vize verdikleri Türkler'e, son terörist saldırılardan sonra kapılarını tamamen kapatmaya meyilliler. Vize kuyrukları, çile kuyruklarına dönüştü.

Bu sadece Türkleri değil bütün Müslüman ülke vatandaşlarını bekleyen bir durum. Amerika'da Müslümanlara karşı adeta terör estiriliyor.

Harward Üniversitesinin bahçesinde toplanan binlerce kişi "müslümanlar dışarı!" diye tempo tuttular. Amerika'daki müslümanların ülkeyi terk etmesini istediler. Diğer bir çok üniversitede tekrarlandı bu tablo.

Ki bunlar Amerika'nın en okumuş, kültürlü, mürekkep yalamış kesimiydi!

Amerika'nın hemen her eyaletinde müslüman kimlikli öğrencilere yoğun baskı var. Adeta dışlanıyorlar. Hiç kimse onlara evini vermiyor. Bu öğrenciler de öğrenimlerini keserek ülkelerine geri dönüyorlar.

Geçtiğimiz gün Recep Bahar bu konuyu iyice analiz etti ama biz yine olayın "esmer" yüzünü irdeleyelim biraz:

Bütün bu tepkilere maruz kalanların başında Ortadoğulu "yüzü esmer" müslümanlar geliyor, onlar yüzlerinden yakayı ele veriyor. "Beyaz yüzlü" müslümanlar şu aşamada şanslı! Zira onları hemen tanıyamıyorlar.

Amerikan polisinin uygulamaları da adeta "keskin kılıcı" andırır bir hale dönüştü. Polis, sokakta, barda, havaalanlarında yolcu otobüslerinde sıkı bir takibe başladı. Filmlerde izlediğiniz "polis nezaketi, kişi hakları" filan nanay. "Esmer yüzlü iseniz", polisin sorusuna cevap verecek kadar İngilizce'ye sahip değilseniz ve de kimliğiniz yanınızda yoksa uzun namlulu otomatik silahları bir anda alnınıza dayanmış bir halde bulabilirsiniz. Ellerinizi başınızın arkasına dolayıp yüzükoyun yere yatırılıveriyorsunuz anında: Demokratik hukuk devletinden radikal polis devletine dönüş!

Amerika, "siyah renkli" Müslümanların tümüne terörist muamelesi yapmaya hazırlanırken, terörün beyaz yüzünün dehşeti İsviçre'de ortaya çıktı. İsviçre'nin Zug kentinde yerel parlamento binasını basan beyaz ve Hıristiyan bir terörist 14 kişiyi öldürdü. Ölenler arasında 3 de parlamenter bulunuyordu. Yine geçtiğimiz hafta ABD'de FBI binasını basan David Serra adında bir başka "beyaz" ve Hıristiyan terörist 1 FBI ajanını öldürmüştü.

Ancak Amerika ısrarla esmer ve Müslüman tehdidine yoğunlaşmıştı. Terörün Amerika merkezli yüzü onları pek ilgilendirmiyordu. Teksas'ın ABD'den ayrılması için mücadele eden, Boston'un ayrı bir devlet olması için silahlı örgüt kuran Amerikalı teröristler ABD'yi hiç ilgilendirmiyordu.

ABD'nin şu sıralar gözü Usame'den başka terörist, Müslüman'dan başka tehdit görmüyordu.

Bu akıl ve iz'anını kaybetmiş bir politikanın tezahürü idi.

Bush, "Haçlı Seferi"nden bahsedip sonra da "sürç-ü lisan" oldu diyerek kıvırmaya çalışsa da Amerikan kamuoyu ve polisi hiç de sürç-ü lisan yapmıyor.

Gittikçe daha da derinleştirdikleri tavırlarıyla, Doğu-Batı kavgasını bilinçli olarak tırmandırıyorlar.

Afganistan'a bombalar yağmaya başladığında ve Amerikan askerlerinin ilk kayıpları gelmeye başladığında bu kutuplaşmaların daha da derinleşeceği aşikar.

Afganistan'ı vurmak için Papa'dan icazet alacağı günü bekleyen Bush, istediği kadar sürç-ü lisan eylesin, "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!"

Ve daha tehlikelisi Batı kamuoyundaki bu İslam ve Doğu karşıtı tepki silsilesinin gittikçe büyümesi.

Uzak dağların arkasında uykuya dalmış olan Doğu-Batı kavgasının ayak sesleri duyuluyor bu toz duman arasında.

Bu toz duman arasında "ilk etapta" Afganistan, Çin, Rusya, Pakistan, Libya, Irak, Özbekistan, Tacikistan, ABD ve Batı ittifakının bir şekilde karşı karşıya geleceği bir ateş çemberine doğru gidiyor dünya.

Sonra mı?

Sonrası çok ama, çok daha kötü.
 
Misafir Kalem (B) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.